AnasAbdin
Cosmic Funnies
d e v o n

No title available
Acquired Stardust
almost home
RMH
I'd rather be in outer space 🛸
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Peter Solarz
🪼
DEAR READER

❣ Chile in a Photography ❣
ojovivo
Alisa U Zemlji Chuda
art blog(derogatory)

roma★
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
dirt enthusiast
No title available
seen from Canada
seen from United States

seen from Germany
seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Norway

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Mexico

seen from Türkiye
seen from Ukraine

seen from United States

seen from Singapore
seen from United Kingdom
seen from China
seen from France
seen from Malaysia
seen from Canada
seen from South Korea

seen from Türkiye
@bytoska
Beni tanıdıklarını söylüyorlar.
#bytoska
Nereye nasıl varacağını bilmeden.
#bytoska
Gözüne kaçan kum, kendi çölündendir başka yerde arama.
Etimoloji der ki;beraber olduğun şeye dikkat et. Çünkü göğsünü yasladığın şeye evrilir,dönüşürsün.
İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir.
/Andrey Tarkovski
Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmus ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
Söyleşin benimle biraz, bir kere gelmiş bulundum.
Edip Cansever
İşte şimdi gece oldu. Saatin yelkovan sesi bitmek bilmeyen kaygılar, anlamlandıramadığım sanrılar, hepsi düşüncelerime eşlik ediyor. İyileşmek için gelecekte beni bekleyen her şeyi düşünmeyi birakıp ertelemeyi denedim, o gün geldiği zaman da umudunun hepsini yitirmiş bir insan gibi hissettim. Çoktan tükenmiş olan iç huzuruma kavuşmak icin bir çiçek dikip onunla dertleştim, ertesi gün gözyaşlarımla beraber onun da benim gibi soluyor oluşunu izledim.
Umutsuzluğa düşmek istemediğimden yeniden bir çiçek diktim, ona daha çok mutlu anılarımdan bahsedeceğim..
İşte şimdi gece oldu. Saatin yelkovan sesi bitmek bilmeyen kaygılar, anlamlandıramadığım sanrılar, hepsi düşüncelerime eşlik ediyor. İyileşmek için gelecekte beni bekleyen her şeyi düşünmeyi birakıp ertelemeyi denedim, o gün geldiği zaman da umudunun hepsini yitirmiş bir insan gibi hissettim. Çoktan tükenmiş olan iç huzuruma kavuşmak icin bir çiçek dikip onunla dertleştim, ertesi gün gözyaşlarımla beraber onun da benim gibi soluyor oluşunu izledim.
Yaşam,göze almakla alakalı. Mutsuzluğu. Hataları. Fırtınaları. Kırıklıkları. Yalnızlıkları. Tüm zorluklarla çarpışmayı göze aldığında yaşamaya ancak başlarsın.
Üşüyorsun; çünkü yalnızsın, içinde gömülü duran ateşi hiçbir insanın yakınlığı alevlendirmiyor. Hastasın; çünkü duyguların en güzeli, bir insana bağışlanan en tatlı, en yüce duygu senden uzak duruyor. Aptalsın; çünkü onca acı çekerken gene de mutluluğu yanına çağırmaktan kaçınıyorsun; onun seni beklediği yere doğru bir adım atmaya bile yanaşmıyorsun.
/Charlotte Brontë
Ve geleceğe doğru nasıl adım atacağımı düşüneceğim yerde, geçmişte beni bir süre etkisinde sürükleyen ve sonra bir kenara fırlatan kasırganın, hâlâ taptaze olan o duyguların, izlenimlerin etkisi altında yaşıyorum. Arada bir hâlâ kendimi kasırgaya kaptırdığımı sanıyorum; sanki kasırga yine patlak vermiş, beni kaptığı gibi tüm dengemi ve düzenimi altüst ederek fırıl fırıl döndürecek, döndürecek, döndürecekti...
/Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Biri beni anlayarak özgürleştirsin. Ruhumu serbest bıraksın alıkonduğu o daracık mahzenden. Biri beni anladığını söylesin ve bir çift kanat taksın yorgun omuzlarıma.
/Tarık Tufan
Size,
bu odanın alacakaranlığından,
okyanusundan, beni boğan dalgalarından,
tenimde kalan tuzdan ve
yastıklarda kuruyan gözyaşından
hiç bahsetmedim.
Size,
Naslsın diyerek başlayan telefonlarınıza
(garip, tuhaf aslında)
beyaz bembeyaz tabiatımla
"iyiyim" diyorum.
Yani aslında korkuyorum
bütün bunlar kıyamet
bütün bunlar cinnet
bütün bunlar cinayet demeye,
bir daha düzeltilemeyecek sözler
söylemeye korkuyorum.
/Birhan Keskin
Gölgesinin sadakatle sürünerek ve sessizce adımlarının arkasından geldiğini hissederdi insan, bazen bilincine varmadığı bir dilek gibi önünden acele ettiğini de bilirdi ama gölgenin parodi yaparcasına aldığı biçimleri gözlemlemeye ve bu çarpıtılmış şekillerin içinden kendi varlığını seçmeye çalşması çok nadirdi.
/Stefan Zweig
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta.