Hadi bayım !
Birimiz yağmuru dansa kaldırsın ,
Birimiz çocuk olsun yeniden …

#extradirty
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
I'd rather be in outer space 🛸

JVL
No title available
Game of Thrones Daily

Kaledo Art
Three Goblin Art

titsay

JBB: An Artblog!
Jules of Nature

ellievsbear
Today's Document

if i look back, i am lost

shark vs the universe
Misplaced Lens Cap

tannertan36

Kiana Khansmith
No title available
styofa doing anything
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Philippines

seen from Indonesia

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Azerbaijan

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Canada
seen from Maldives
seen from Germany

seen from Indonesia
seen from United States
seen from United States

seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
@cocukportuga
Hadi bayım !
Birimiz yağmuru dansa kaldırsın ,
Birimiz çocuk olsun yeniden …
Neyi bekliyoruz, Zeze?
Gökyüzünden güzeller güzeli bir bulutun geçmesini.
Olmam gereken yerden çok uzaktayım.
Belki de yoruldum, bilmiyorum.
Öyle karışık, öyle yabancıyım ki.
Bu aralar kendime bile gelemiyorum..
İbrâhîm
gönlümü put sanıp da
kıran kim?
𝑂̈𝑚𝑟𝑢̈𝑚 𝑔𝑒𝑐̧𝑡𝑖 𝑏𝑖𝑟 𝑐̧𝑖𝑐̧𝑒𝑔̆𝑒 𝑏𝑒𝑛𝑧𝑒𝑚𝑒𝑘𝑙𝑒
𝐻𝑎𝑛𝑔𝑖 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡 𝑠𝑢̈𝑠𝑙𝑒𝑛𝑑𝑖 𝑠𝑒𝑛𝑖𝑛 𝑖𝑐̧𝑖𝑛 𝑏𝑢 𝑘𝑎𝑑𝑎𝑟.
Annem sesleniyor çatal kapıdan
Baban gelecek şimdi!
Babam otuz beş yıldır gelmiyor
Annem otuz beş yıldır ölüme inanmıyor.
Ölümse duvarda bir dünya hecesi
Bahçedeki otlara zamanı anlatıyor.
Çocukluğumun elinden tutan
Masalcımdın benim, göğsüne
Yaslanıp gecelerce dinlediğim
Söyleyecek çok şeyim varmış. Ama bunlar devasa şeyler. Gerçekten içimdekileri anlatacak bir yol bulamıyorum. Sanırım bazen tüm kainat, tüm hayat, her şey içimde yer etmiş, haykırarak onları anlatmamı istiyorlar.
Oysa insanlar da ağaçlar gibidir. Ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse, o kadar kuvvetle toprağın altına inmek ister kökleri, karanlığa, derinliğe, kötülüğe.
Yanlış bir kapıyım ben
Önünde yanılmış bir çocuğun durduğu.
dur ruth,
aşkın karanlık yüzünde dur, öylece.
hep.
böyle dursun aşk her zaman hayatında.
karanlık yüzünde dur aşkın,
sus. tamamı buydu, de.
bütün yavanlığıyla süren insanların
kuytularında kal. orda kal.
unut ruth,
unut sen
ben sürdürürüm kalan kısmını, hattın bu ucunu
kervanlar ve sahrayla
kendime de sana da ağlarım.
sen sus ruth, sen konuşma,
sen yavan hayata katıl
orda sürdür mutsuzluğunu.
sahra nasılsa geçeceğin yer değil.
ah, ruth, hâlâ sevgili ruth,
ortalıkta dönen yalanlarını hissettim, hep.
isteseydim kolayca ortaya çıkardı.
istemedim. senin kendinden kaçırdığın şeyleri
ben nasıl ortaya koyardım!
sen kendini kandırıyordun,
seyircin oldum
yalanlarını oynayışını seyrettim.
son âna dek.
kendini ikna ettiysen beni de ikna et
istedim.
ruth, mutsuz meleğim.
sen inandırmakla, inandırmamak arasındaki
o siyah noktada durdun.
bunun adı işte: zulümdü.
bu zulümde sen beni bütün uçlarımdan çarmıha gerdin.
ben bütün uçlarımı kanatarak kopardım kendimi ordan.
tekrar tekrar,
tekrar tekrar kanattım ruth,
senin istediğinden fazla kanattım kendimi.
kendimi kendi zulmümde tuttum, orda kaldım.
onu çektim.
yapmasa mıydım ruth?
bunun cevabı artık anlamsız.
ben zaten ruth, bana gelecek olan o zulmü gördüm.
sendekini, sendekileri.
bendeki tamamlanmadı henüz.
son sözü benim söylemem neyi değiştirdi?
hiçbir şeyi.
bir çocuğun, senin çocuğunun ruth, kendini
kandırmasından başka neyi ifade eder bu?
hiçbir şeyi.
benim son sözü söylemem, bendekileri,
hâlâ bende kalanları
sana eksik gelenleri,
hâlâ söylenecek olanları bitiriyor mu?
hayır.
senin eksik kalanlarını, bana söyleyeceklerini
tamamlıyor mu?
hayır, ruth
eksik kalanlar çoğalıyor aramızda.
şimdi, bende kalan boşluğu doldurmak üzere
borçlu değil misin-kendi mutsuzluğunu da
benim mutsuzluğumu da borçlu değil misin bana?
ama bırak öyle kalsın.
insanın yüreğinden geçmeyen borçlar ödenmezler.
sen ruth, sevgilim ruth,
hattın öbür ucundaki derin sessizlik!
sus. istediğin kadar sus artık. öyle kal.
kervanları ben yalnız geçiririm sahradan
sen yalan hayatını sula.
aşksız hayatın kenarında dur.
sana verilecekleri bekle.
tamamı buydu, böyle de.
ama ruth, ben,
benim söylediklerime,
benim çığlıklarıma inanmayanların söylediklerine,
onların çığlıklarına artık inanmayacağım.
söz ruth.
bana en yakın uzaklık sendin.
bir tek sen duydun çığlıklarımı,
artık ruth,
senin söylediğin hiçbir şeye inanmayacağım
İşte ben hep böyle garip mahzun,
Bir şey beklermişçesine yaşıyorum.
Bazan öyle günlerim oluyor ki, Elâgözlüm,
Ne oldu, nasıl bitti şaşıyorum..
Bazı bilmem, gün nasıl başladığında,
Kayıp kayıp gidiyor dünya bıkkın bakışlarımdan.
Yaşıyorum, yaşıyorum da bitmiyor,
Bir tutam sakız oluyor ağzımda zaman..
“Susmanın kalesine sığınıyorum.”
— | Erdem Bayazıt
Sonra gittin.
Beyaz bir küf büyüdü evde, tersten yağan kar gibi.
Keşke dünya toz şekeri ile kaplı olsaydı.
Çocuk oldum sonra ağladım, yağmur bile beni ayıpladı.
Söz dedim, söz verdim.
Ruhumu gömdüğüm yer hala belli.
Güneşi özledim, sonra seni
Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.
Aklımdan çıkmıyorsun dedim
Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya.