Güzel bir gün güzel bir an güzel bir zaman diliyorum bugün için ve uyorum geç kaldım ama olsun

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from India

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Austria

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from Russia
seen from Chile
seen from China

seen from United States
Güzel bir gün güzel bir an güzel bir zaman diliyorum bugün için ve uyorum geç kaldım ama olsun
Çok zor arkadaşlar valla çok zor. Varlığına alışıp, hayatınızın bir parçası haline gelenlerin yokluğuna alışmak zorunda kalmak çok zor.
Yüzümden firar etti gözlerim Şimdi bir denize bakıyorlar Dört duvar arasında kalmışım Yanımdakiler öyle diyorlar
Yusuf Hayaloğlu
Günün birinde,
Her şey dünde kalacak.
Ama o dünler unutulmayacak...
Aldanış Haritalara bakıyorum Hiçbirinde evin yok Ansiklopedilere bakıyorum Hiçbirinde resmin yok Sözcüklere bakıyorum Hiçbirinde adın yok Bakıyorum kendime Seni görüyorum Benden başka yerin yok Aziz Nesin
Tam unuttum derken; Bir şarkı çalar, Biri onun gibi güler, Birisi parfümünü sıkıp, Onun gibi kokar, Tüm unuttuğun boşa gider… Cemal Süreya
saat dört yoksun saat beş, yok altı, yedi, ertesi gün daha ertesi ve belki kimbilir... kitap okurum içinde sen varsın şarkı dinlerim içinde sen oturdum ekmeğimi yerim karşımda sen oturursun çalışırım, karşımda sen en güzel deniz, henüz gidilmemiş olandır en güzel çocuk henüz büyümedi en güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız ve sana söylemek istediğim en güzel söz henüz söylememiş olduğum sözdür o şimdi ne yapıyor? şu anda şimdi, şimdi, şimdi evde mi, sokakta mı? çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı? kolunu kaldırmış olabilir mi, hey gülüm beyaz kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi o şimdi ne yapıyor şu anda şimdi, şimdi, şimdi belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor belki de yürüyordur, adımını atmak üzeredir her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren sevgili canımın içi ayaklar ve ne düşünüyor, beni mi? yoksa ne bileyim fasulyenin neden bir türlü pişmediğini mi? yahut insanların çoğunun neden böyle bedbaht olduğunu mu? o şimdi ne düşünüyor şu anda şimdi, şimdi saat dört yoksun saat beş, yok altı, yedi, ertesi gün daha ertesi ve belki kimbilir... Nazım Hikmet