Cumartesi Anneleri 595.Hafta
Devlet herkese her yerde hak ve özgürlüklerini sağlamakla mükelleftir.
595. haftamıza 86 gündür kendisinden haber alınamayan Hurşit Külter Nerede? Sorusuyla başlıyoruz. Bu sorumuzu cevaplamakla sorumlu makamlar 86 gündür susmaya devam ediyor.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra kayıt dışı gözaltılar yoğunlaştı. 9 Ağustos 2016 tarihinde İstanbul’da gözaltına alınan, tanıklara ve kamera görüntülerine rağmen gözaltına alındığı inkâr edilen Recep Demirtaş’ın, dün gece Ankara’da gözaltında tutulduğu kabul edildi.
Hükümet OHAL kapsamında çıkardığı antidemokratik yasalarına bile uyma gereği duymuyor. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hak ve özgürlükleri ayaklar altına alıyor.
Kayıt dışı gözaltının işkenceye ve gözaltında kaybetmeye yataklık ettiği gerçeğinden hareketle, hükümete kayıt dışı gözaltı işlemine derhal son verme çağrısı yapıyoruz. Gözaltı işleminin inkâr edilmesi, gözaltına alınanın nerede tutulduğu bilgisinin ailesi, avukatları ve insan hakları örgütlerinden saklanması, hiç bir koşulda meşru gösterilemez. Darbecilere karşı operasyon yürütüyoruz bahanesiyle hiç kimseye, evrensel hukukun dışına çıkılarak intikamcı vahşi yöntemler uygulanamaz. Çünkü devlet herkese, her yerde hak ve özgürlüklerini sağlamakla mükelleftir. Çünkü devletin tüm işlem ve eylemleri hukukla sınırlı olmak zorundadır.
Bu hafta geçmişin hukuksuzluğunda gözaltında kaybedilen “24 yıldır akıbeti gizlenen, failleri korunan Mehmet Ertak’ı unutmadık” demek için buluştuk.
32 yaşındaki 4 çocuk babası Mehmet Ertak, Şırnak'a bağlı Rezuk Mezrası'nda yaşıyor, Şırnak'taki kömür ocağında işçi olarak çalışıyordu. Kardeşi dağa gittiği için tüm aile yoğun baskı ve tehdit altındaydı. Mehmet Ertak 2 kez gözaltına alındı, ağır işkence gördü.
20 Ağustos 1992 tarihinde aynı yerde çalışan 3 akrabası ile birlikte işten eve dönmek üzere yola çıktı. Bulundukları araç kontrol noktasında resmi giyimli polislerce durduruldu. Kimlik kontrolü sonrasında Mehmet Ertak gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.3 kişi onu gözaltına alınırken gördüğüne, 6 kişi de onu gözaltında işkencede gördüğüne tanıklık etti.
Baba İsmail Ertak savcılığa başvurdu, tanıklar gördüklerini savcıya anlattılar. Olay soru önergeleriyle Meclis'e taşındı. Buna rağmen, ailenin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığı inkâr edildi.
Şırnak Emniyet Müdürlüğü emrinde "sorgu elemanı" olarak çalışan Jitem personeli Murat İpek, 1997 yılında yaptığı itiraflarında; “Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ve Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Mehmet Kaplan'ın emriyle öldürüp gömdük” dedi. Yaptıkları tüm infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini söyledi
İç hukukta sonuç alınamayan dosya Avukat Tahir Elçi tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Mehmet Ertak’ın gözaltında ölümünden ve bedeninin kaybedilmesinden Hükümetin sorumlu olduğu ve buna Devlet yetkililerinin neden olduğu sonucuna vararak Türkiye'yi oy birliği ile mahkûm etti. (Ertak/ Türkiye 09.05.2000 - 20764/92)
Toplumsal hafızamızda yer etsin diye bir kez daha açıklıyoruz: Mehmet Ertak’ın kaybedilmesinden dönemin
Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş,
Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Mehmet Kaplan,
Şırnak Tugay Komutanı Mete Sayar
OHAL Valisi Ünal Erkan sorumludur.
Mehmet Ertak’ın kaybedilmesinden 49. SHP-DYP hükümeti sorumludur.
Mehmet Ertak’ın akıbeti açıklanıncaya ve onu kaybedenler evrensel hukuka uygun olarak yargılanıncaya kadar bu dosya bizim için kapanmayacak.
Mehmet Ertak Nerede?
Hurşit Külter Nerede?
Kayıplarımız Nerede?
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi
Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon




