Bu yaşta stoacı olmak için geç mi kaldık acaba, o trendi de kaçırdık sanırım milattan sonra, yine de her şeye rağmen;
Summum bonum!
Yani en yüksek iyilik mertebesini kendine şiar edinen güruh bu latince söylem uğruna hayatını yaşar ve ölürmüş.
Ben de onlardan biri olmaya çalışıyorum, çoğunluğun fikirlerine zıt gidiyorum mantık çerçevesi içerisinde, herhangi bir şeyin o kadar da değerli olmadığını, hazzın kıvamının dengelenmesine dair bir disiplin gerektiğini kendime yineliyorum her defasında.
Mesela manyakça kararlar alıyormuşum gibi geliyor etrafıma ama bir yılda dört dil öğrenme hedefiyle çalışmak onlara göre saçmalık, bana göre ise bir hedef.
Ben yapay zekaya güvenmek istemiyorum, bilişsel yeterliliğimi herhangi bir enerji kesintisinde de koruyabilmek, hayatta kalabilmek için ekstra özellikler edinmek için çabalıyorum, hepsi bu.
Yeri geliyor hayalperest deniyor, yeri geliyor abartan taraf oluyorum ama karşı taraf hep mantık abidesi olup ne yapmam gerektiğine dair yorumlarda bulunuyor. Şu an 2 dili ilerlettim mesela ama bunun ona faydası olmadığı için ağzımızla kuş tutsak yine de eleştirilecek bir durum, yorumlanacak bir şey oluyor.
Değerli karşı taraf keşke bilse benim hayatımı yaşamadığını, kafamın içinde kaybolurdu belki.
Aynı fikirde olmayınca garip jest ve mimikler de eklenince üstüne daha da komikleştikleri anlar da olur, bunların hepsi aslında sindirmeye çalışma, üstünlük taslamaya kadar varan şekilde hissettirilmeye çalışılır.
Hâlbuki böyle şeylere zerre gerek yoktur.
Siyular.












