Beraber hafızların dersine girdiğimiz hoca bugün bana "zehranın gülüşünü görünce günüm güzelleşiyor arada dönüp bakıyorum zehra bana gülüyor bir iyi geliyor ki" dedi... nasıl yaaa 🫠 hiç böyle bir iltifat beklemiyordum çok mutlu oldum 💖
seen from United States

seen from Canada

seen from Brazil
seen from China

seen from Brazil
seen from Brazil
seen from China
seen from T1
seen from United States
seen from Sweden

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Brazil
seen from Canada

seen from Italy

seen from Sweden
seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
Beraber hafızların dersine girdiğimiz hoca bugün bana "zehranın gülüşünü görünce günüm güzelleşiyor arada dönüp bakıyorum zehra bana gülüyor bir iyi geliyor ki" dedi... nasıl yaaa 🫠 hiç böyle bir iltifat beklemiyordum çok mutlu oldum 💖
İnsan ömrü, unutmanın şerbetine yiyecek kadar muhtaç.
"Kendimizi bir binanın tepesinden hep beraber boşluğa bırakmayışımızın tek nedeni yarındı. Lotonun çıkma ihtimalini, aşık olunacak insanla tanışma ihtimalini, sonsuz mutluluk ihtimalini içinde barındıran o sihirli sözcük: Yarın."
Kinyas ve Kayra
söylemek istediğim tonlarca şey var. sanki ağzımdan bi’ kelimeyi bıraksam bir daha susamayacakmışım gibi. bıraksam.. bırakabilsem ya da.. çünkü ağzımı açasım bile gelmiyor daha doğrusu tek bir kelime etmeye gücüm yetmiyor. yorgunum. bazen o kadar çok susuyorum ki bi’ şey söylemek için konuştuğumda sesim yabancı geliyor. kendi sesim bana yabancı geliyor, düşünebiliyor musun? afallıyorum her defasında. aslında hiç konuşmam gerekmese iyi olurdu. sesimi duymak istediğim söylenemez nasılsa. çokça ağlamak ve boş duvarı seyretmek istiyorum. önceden saatlerce konuşurdum o duvarla şimdi yalnızca dalıyorum öyle. önceden ne çok konuşuyormuşum aslında. aynanın karşısına geçip saatlerce kendi aksime de konuşurdum. şimdi aynanın karşısına geçip kendime maske hazırlıyorum yalnızca. önce makyaj yapıyorum sonra da o günkü gülüşüme çalışıyorum. evet, yapıyorum bunu. çünkü maskem mükemmel olmalı. eğer bana benim için yaşamak zorundasın dendiyse ve ben bunca ilacı, tedaviyi sırf bu sözün sahibi için kabul ediyorsam her şeye de harfiyen uymalıyım. annem için, onun gözünün önünde mükemmel bir hayat yaşamalıyım. onun gözleri kapalıyken ağlamalı, kulakları beni duymazken bağırmalı ve elleri başımı okşamazken kesmeliyim saçlarımı. ne kadar çok susarsam o kadar rahat oluyor bunlar. sus ve itaat et. için kanasın ama dışarıya atma kanını, içerden zehirler mi seni bırak zehirlesin. için cayır cayır yansın ama dışarıya dumanını verme. sigara iç o dumanla idare et işte.
şimdi sil gözyaşını kızım, bırak saçların uzasın kesme artık dibinden dibinden. susmak istiyorsun, sus. unut sesini. yutkunup durma, boğazında birikenleri yutkunarak atamazsın. kapat gözlerini ve uyu. biliyorum rüyalardan korkuyorsun sırf bu yüzden uyumadığını da biliyorum. uyu. rüyaların da biter bir gün. hayal kurma, aldanırsın. dünya hayallerin için fazla acımasız. sabah ilk iş ilaçlarını al, aksatma. çok sigara içme, ilaç sayını arttırıyorsun.
son olarak unutma, her şey mükemmel olmak zorunda. sussan da konuşsan da.
Good night
*i dun want to wake up early qwq*
özlemek öyle alalade bi’ şey de değil ki her defasında koşup yanına geleyim. özlemek araya mesafe girince değil de seni özlemeyen bi’ kalp girince çirkefleşiyor ve koşturmuyor. kalbim koşmuyor artık senin kalbine doğru. kalbin kalbime sırtını dönmüş bundan ötesi yok.
"..çok ağladım mecnun gibi çöllerde şirin gibi nazlı yârdan ayrıldım.."
yüreğimi ellerine bırakmak istemiştim, senin de bi’ yüreğin vardır demiştim.
yokmuş, yüreğimin yere çakılışını izlerken anladım.