Cacık, mühim iş. Değişik yeşilliklerle ve değişik malzemeyle cacık yapmaya bayılırım. Mevsimindeyken muhakkak çağlalı cacık birkaç kere. Çağlanın tüylü ve ağız dolayan tekstürüne yoğurdun ipeksiliği, bulutsuluğu pek iyi gelir. Kasedeki kaşıkla yenilen cacıktansa tabaktaki daha kuru cacığı severim. Malzemesine göre yoğurdun sululuk oranı ayarlamayı da, mesela çağla, süzme yoğurt kaldırmaz, kurudur, ama bir parça suyu süzdürülmüş yoğurda hayır demez. Bu akşam da tülbentte suyunun biraz süzülmesi ile elde ettiğim kendi yoğurdum ile yaptım çağla cacığını. Tabii ki taze sarımsak dişleri ve iyi bir zeytin yağı ile. Sarımsak dişleri taze olduğu için havanda değil, rendeyle. Üzerine de çiçeklenmiş bol kişniş. Çağla; kişniş ile müthiş yakışır. Ve rakı da kişniş ile birbirini çok sever, bu sevgileri ulu orta bilinmez ya… Anason kişniş ile aynı familya zaten. Dedim ya; cacık mühim iş. Detaylar daha da mühim, tadın bütünlüğü onların sonucu. Cacık meze olarak sofraya gelecek, rakıya eşlik edecek, Soğuk bir yudum rakı, bir çatal cacık… Basit, iyidir. #cacık #basitiyidir #rakıvecacık (at Kurtuluş, Şişli) https://www.instagram.com/p/CO_AniOAQvN/?igshid=pfgy6sm0xjn1










