" Nasıl bir his biliyor musun ? Oda çok geniş ama sığamıyorsun , bak kapı orda ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun"

#dc comics#dc#dick grayson#dc fanart#batman#tim drake#batfam#batfamily#bruce wayne

seen from United States

seen from Singapore
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from New Zealand

seen from United States
seen from China
seen from Kazakhstan

seen from Sweden
seen from China
seen from China
seen from United States

seen from Singapore
seen from Romania
seen from China
seen from Australia
seen from Canada

seen from United States
seen from Canada
" Nasıl bir his biliyor musun ? Oda çok geniş ama sığamıyorsun , bak kapı orda ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun"
*Umudum kaldı gözlerinde.
*Kurtar beni buradayım, gitmedim de.
Tüm çiçeklerden güzeldi papatyalar🌼
Ağlamanı yatıştırmak için sevdiğin bir şarkıyı söylemeye çalışmak ve şarkıyı söylerken daha çok ağlamaya başlayıp boğazına bir yumru oturması ve o yumrunun acısını tüm vücudunda özellikle ruhunda hissetmek gerçekten canı yananlar bilir.. :)
Bu garip bir veda olacak çünkü aslında hep içimdesin...
Seni yazıyorum her yere. Beğeniyorlar, iltifatlar ediyorlar. Yüzlerce teklif geliyor. Kitap yaz diyorlar. Çok güzel yazıyorsun diyorlar sevdiğim. Kalbimdeki acıları, içimdeki yokluğunu azaltmak için yazdığım yazılara iltifatlar yağıyor. Bilmiyor ki her bir kelime kalbimdeki bi dar ağacı. Bilmiyorlar ki ben her kelimede kendimi idam ediyorum. Umutlarımı, sevgimi, güvenimi idam ediyorum. Edeyim ki sevmeyeyim senden başkasını. Sevgim ölsün ki senden başkasında kirlenmesin. Hayali zincirler vuruyorum bedenime. Yaralıyorum bazı yerlerimi. Öptüğün bazı yerlere yara bandı yapıştırıyorum. Dokunamasınlar diye, tenimde sadece senin izini taşımak için saklıyorum herkesten. Kulaklarımda tıkaç, kafamın içinde sadece senin sesin dolanıyor. Bak sol yanımdaki yara bantlarına, bak kalbimdekine. Kaç tane bant var say. 10 ? 20 ? En çok orası acıdı çünkü. En çok sol yanım ağırdı. Saklıyorum seni, senin izin olan her şeyi... ama biliyorum. Biliyorum iki gözümün çiçeği zaman bu izleri de yok edip gidecek. Zaman senide, sana ait anılarıda alıp gidecek. Biliyorum... bi gün ne sesin olacak kulaklarımda ne bu yara bantları. Ne bende sen, ne sende ben... kalmayacak. Bu acı da geçecek biliyorum... keşke bilmesem
"Bazen, kendine gelmen için başkalarından gitmen gerekir" der Bukowski, ve ekler, "uzaklaşmak özgürlüktür."
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Bilmem duyar mısın ki beni? Çağırsam gelir misin ki yanıma? Ağlasam bir nebze acır mısın bana? Ama uzak dur benden.
Uzak dur dedim ya. Sana şu an bir sebep yokken kötü davranmayayım diye. Ağzıma geliyor her şey. Haklı olduğum şeylerde dahi sana kızdıktan sonra pişman oluyorum. Üzülüyorum ağladığını düşünüp. İncinme diye uğraşıyorum Güzel hatırla beni diye uğraşıyorum. Şu an ölsem 6 ay sonra içinde bir rahatlama olacak kadar yıpratmayayım seni diye diyorum işte. Sana içim gitmiyor mu sanıyorsun sen. Her saniye konuşmak istemediğimi falan mı sanıyorsun. Ama şu an bir zehirim ben. Zehirlenme istiyorum sadece. Normale binene kadar nefret etmeyelim birbirimizden diye de.