sustum, tüm kelimeleri içimde evire çevire sustum. kimeydi kızgınlığım kendime mi yoksa olanlara mı ? sessizliğimdi belki beni daha da çaresizliğe iten. kelimelerle anlatamayacak kadar derindi belki yaram. gözümün içine içine bakarken göremeyişlerimin cezasıydı sanki bu olanlar. ben sustukça içimde ufak ufak kıvılcımları görmezden gelişim sonunda çığ gibi büyüyüp gözden kaçamayacak kıvama geldi ve yine yanan ben oldum. sahi ne zaman akıllanacaktım ben ? daha kaç yenilgi vermem gerekirdi bu hayata. olsundu her güne şükrettiğimiz gibi buna da binlerce kez şükürler olsun deyip yaşamaya devam edecektik. lakin bu kez unutmayacaktık yapılanları. kalbimin ayaklar altında acımasızca kıranlara inat yarına yepyeni umutlarım olacaktı benim. eninde sonunda ben de başaracaktım. benim günüm geldiğinde dönüp arkama tüm bunları yaşatanlara birer birer teşekkür edip yoluma devam edecektim. her gecenin sabahı vardı ve benim sabahım olduğunda kendi kendine yetecek biri olmayı başaracaktım. kalbime bunu borçluydum.





