Louis, Anne, Philippe, Mazarin, Beaufort, and most importantly, Pistache
seen from China

seen from Brazil

seen from South Africa
seen from Peru
seen from Mexico

seen from India

seen from United States
seen from Dominican Republic

seen from Pakistan
seen from Philippines

seen from United States

seen from United States
seen from Bulgaria
seen from United States
seen from South Africa

seen from Germany
seen from China

seen from United States
seen from Colombia
seen from United States
Louis, Anne, Philippe, Mazarin, Beaufort, and most importantly, Pistache
Giulio Raimondo Mazzarino + his cats
Coded message - Mixed media
There has been a time when history was written in whispered secrets and stolen glances.
Okay screw me but this is totally your fault. Thanks to that Serenade The Cardinal picture with Mazarin I now really, REALLY want a fic where Louis refuses the Cardinal (or ignores him for a while whatever) and then Mazarin turns up and is SMITTEN and starts serenading Richelieu and Louis gets suuuper jealous because how dare that Italian pimp try to romance HIS Red Beast. (I mean Richelieu refuses Mazarin bc Mon Roi but... You know where I'm coming from, yeah? ;-) Pretty please prompt request.)
There you go, Papillon.
Io e Armando27k words
Rated Explicit
A chronicle of the years between the first meeting between Richelieu and young diplomat Mazarini and the fateful year 1642.
A piece of historical fiction extrapolating the feelings shared between those two brilliant politicians uniting their skills in many ways to keep France safe at the turn of an era.Must be read in a more historical universe where Armand’s heart and soul belong to the King of France only.
Will be a side piece to a bigger, longer fic to come, eventually, this year.
Thank you, Doctor @proudbright , my consultant in Italian!
Jules Mazarin Kimdir? İtalyan kökenli Fransız siyaset adamıdır. (Abruzzi/Pescina 1602-Vincennes 1661). 1622’de İspanya’daki Acalar Üniversitesi’nde (bugün Madrid Üniversitesi) kilise hukuku öğrenimi gördü.
Jules Raymond Mazarin, Cardinal Mazarin
Jules Raymond Mazarin, Cardinal Mazarin
Born on 14 July 1602 in the Kingdom of Naples as Giulio Raimondo Mazzarini, sometimes also spelled Mazzarino, the First Minister of France comes from a rather modest background. His grandfather, Giulio Mazzarini, was a craftsman from Genoa who settled in the Sicilian town Mazzarino. This Giulio ensured that his sons were provided with a good education. One of them was Pietro Mazzarini (or…
View On WordPress
Kralların Hayatlarına Kısa Bir Bakış, Mazarin, III. Murat ve III. Selim
Mazarin
Giulio Mazarini veya Jules Mazarin. İtalyan asıllı Fransız kardinali ve devlet adamı, 1602’de Pescina’da (İtalya) doğdu, 1661’de Vincennes’da (Fransa) öldü.
Fransa’da krallık yönetimini güçlendirdi. Mazarin kibar, sevimli ve güleryfızlü bir adamdı. Fransa’da halkın hiç tutmadığı bu bakan, kendisine «küstah derebeyi», «Sicilya haydudu» diye hakaret eden düşmanlarının sözlerini duymazlıktan gelirdi. Gerçekte ise görünüş olarak yumuşak karakterliydi. Nitekim Büyük Condé, kardinalin kurnaz zekâsının kurbanı oldu: Mazarin onu bir gün, gayet nâzik bir şekilde Louvre sarayına dâvet etti. Condé, hiç şüphelenmeden davete gitti ve orada, muhafız komutanı, kendisini tutukladı. 1643’te başbakanlığa getirilen Mazarin, hükümdarı genç XIV. Louis’yi büyük bir ihtimamla siyasal bakımdan eğitti. Güneş-Kral’ın kudretli iktidarı, Kardinalin öğretiminin iyi sonuç verdiğini gösterdi. XIV. Louis’nin Ispanyol prensesi Marie-Thérèse ile evlenmesini de sağlayan Mazarln, ölünceye kadar başbakanlıkta kaldı.
Dördüncü Murat
On yedinci OsmanlI padişahı, 1612’de İstanbul’da doğdu, 1640’ta aynı yerde öldü.
Müstebit hükümdar olmakla birlikte devrindeki anarşiye son verip devlet idaresine hâkim oldu ve zaferler kazandı. IV. Murat, 1623’te henüz on bir yaşındayken tahta çıktı. Saltanatının İlk on yılında devlet işleri annesi Kösem Sııltan’la zorba yeniçeri ağalarının ellerinde kaldı. Koskoca imparatorluk anarşi içindeydi. İsyanlar, zorbalık, rüşvet almış yürümüştü. Bağdat, Iran’lıların eline geçmişti. Murat, yirmi bir yaşında işlere hâkim oldu. Çok sert ted-birlerle düzeni sağladı. Söylentilere göre elli bin zorbayı öldürttü. Kahvehaneleri, meyhaneleri kapattı; içkiyi, tütünü yasak etti. Celâli isyanını bastırdı, iran’ltları iki kere yendi; önce Erivan kalesiyle Tebriz’i, sonra Bağdat’ı aldı. Bu iki sefer sırasında, yolda nüfuzlarını kötüye kullandıklarını öğrendiği beylerle şeyhlerin boynunu vurdurdu. Bu arada bazı suçsuzları da öldürttü. Devrin ünlü şairi Nef’i’yi de hiciv yazmayacağına dair kendisine verdiği sözü tutmadığı için boğdurdu.
Üçüncü Selim
III. Selim, Yirmi sekizinci Osmanlı Padişahı, 1761’de İstanbul’da doğdu, 1808’de aynı yerde öldü.
Devlet adamı olarak çağının değişikliklerini anlayıp, Osmanlılarda ilk büyük reforma girişti. Yeniçerileri kaldırmak istedi. III. Selim, 1789’da tahta çıktığı zaman ülkenin durumu çok karışıktı. Rusya Kırım’ı, Avusturya Belgrad’ı almıştı. Fransa’da ihtilâl olmuştu. III. Selim. Batı’daki gelişmelere ayak uydurabilmek ve düşmanlarla başa çıkabilmek İçin, memlekete ve devlete yeni bir düzen getirmek istedi. Bu amaçla Nizam-ı Cedit adı altında yeni bir askerî sınıf kurdu. Birçok kurumda yenilikler ve değişiklikler yaptı. Ama çevresinde reformları gerçekleştirecek çapta devlet adamları yoktu. Üstelik 1798’de Fransızlar Mısır’a çıkarma yapmış, 1804’te Sırplar ayaklanmıştı. Rusya da Osmanlı Devletine savaş açınca, ordunun cepheye gitmesinden yararlanan yenilik düşmanları ayaklandılar. Kabakçı Mustafa isyanı denilen bu olay sununda III. Selim tahttan indirildi ve Topkapı sarayında yeniçeriler tarafından öldürüldü.
Kralların Hayatlarına Kısa Bir Bakış, Mazarin, III. Murat ve III. Selim
Kralların Hayatlarına Kısa Bir Bakış, Mazarin, III. Murat ve III. Selim
Mazarin
Giulio Mazarini veya Jules Mazarin. İtalyan asıllı Fransız kardinali ve devlet adamı, 1602’de Pescina’da (İtalya) doğdu, 1661’de Vincennes’da (Fransa) öldü.
Fransa’da krallık yönetimini güçlendirdi. Mazarin kibar, sevimli ve güleryfızlü bir adamdı. Fransa’da halkın hiç tutmadığı bu bakan, kendisine «küstah derebeyi», «Sicilya haydudu» diye hakaret eden düşmanlarının sözlerini duymazlıktan gelirdi. Gerçekte ise görünüş olarak yumuşak karakterliydi. Nitekim Büyük Condé, kardinalin kurnaz zekâsının kurbanı oldu: Mazarin onu bir gün, gayet nâzik bir şekilde Louvre sarayına dâvet etti. Condé, hiç şüphelenmeden davete gitti ve orada, muhafız komutanı, kendisini tutukladı. 1643’te başbakanlığa getirilen Mazarin, hükümdarı genç XIV. Louis’yi büyük bir ihtimamla siyasal bakımdan eğitti. Güneş-Kral’ın kudretli iktidarı, Kardinalin öğretiminin iyi sonuç verdiğini gösterdi. XIV. Louis’nin Ispanyol prensesi Marie-Thérèse ile evlenmesini de sağlayan Mazarln, ölünceye kadar başbakanlıkta kaldı.
Dördüncü Murat
On yedinci OsmanlI padişahı, 1612’de İstanbul’da doğdu, 1640’ta aynı yerde öldü.
Müstebit hükümdar olmakla birlikte devrindeki anarşiye son verip devlet idaresine hâkim oldu ve zaferler kazandı. IV. Murat, 1623’te henüz on bir yaşındayken tahta çıktı. Saltanatının İlk on yılında devlet işleri annesi Kösem Sııltan’la zorba yeniçeri ağalarının ellerinde kaldı. Koskoca imparatorluk anarşi içindeydi. İsyanlar, zorbalık, rüşvet almış yürümüştü. Bağdat, Iran’lıların eline geçmişti. Murat, yirmi bir yaşında işlere hâkim oldu. Çok sert ted-birlerle düzeni sağladı. Söylentilere göre elli bin zorbayı öldürttü. Kahvehaneleri, meyhaneleri kapattı; içkiyi, tütünü yasak etti. Celâli isyanını bastırdı, iran’ltları iki kere yendi; önce Erivan kalesiyle Tebriz’i, sonra Bağdat’ı aldı. Bu iki sefer sırasında, yolda nüfuzlarını kötüye kullandıklarını öğrendiği beylerle şeyhlerin boynunu vurdurdu. Bu arada bazı suçsuzları da öldürttü. Devrin ünlü şairi Nef’i’yi de hiciv yazmayacağına dair kendisine verdiği sözü tutmadığı için boğdurdu.
Üçüncü Selim
III. Selim, Yirmi sekizinci Osmanlı Padişahı, 1761’de İstanbul’da doğdu, 1808’de aynı yerde öldü.
Devlet adamı olarak çağının değişikliklerini anlayıp, Osmanlılarda ilk büyük reforma girişti. Yeniçerileri kaldırmak istedi. III. Selim, 1789’da tahta çıktığı zaman ülkenin durumu çok karışıktı. Rusya Kırım’ı, Avusturya Belgrad’ı almıştı. Fransa’da ihtilâl olmuştu. III. Selim. Batı’daki gelişmelere ayak uydurabilmek ve düşmanlarla başa çıkabilmek İçin, memlekete ve devlete yeni bir düzen getirmek istedi. Bu amaçla Nizam-ı Cedit adı altında yeni bir askerî sınıf kurdu. Birçok kurumda yenilikler ve değişiklikler yaptı. Ama çevresinde reformları gerçekleştirecek çapta devlet adamları yoktu. Üstelik 1798’de Fransızlar Mısır’a çıkarma yapmış, 1804’te Sırplar ayaklanmıştı. Rusya da Osmanlı Devletine savaş açınca, ordunun cepheye gitmesinden yararlanan yenilik düşmanları ayaklandılar. Kabakçı Mustafa isyanı denilen bu olay sununda III. Selim tahttan indirildi ve Topkapı sarayında yeniçeriler tarafından öldürüldü.