"Ben sabahı ettim içimde sızlayan bir şeyle.
Sen beni yandın, beni yandın sandın, böyle.
Sen yanmak gör, ben kendimi kül ettim"
Y'ol / Birhan Keskin
seen from China
seen from France
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Indonesia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Yemen

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from United States
"Ben sabahı ettim içimde sızlayan bir şeyle.
Sen beni yandın, beni yandın sandın, böyle.
Sen yanmak gör, ben kendimi kül ettim"
Y'ol / Birhan Keskin
Derler ki yürekte çıkan yangını yalnızca onu başlatan kişi söndürebilir.
Ama ne yangını gören vardır, ne de duyan…
Sen içten içe alev alev yanarsın.
O ise, farkında olmadan ateşi daha da körükler.
Sen kuru bir dalsan, — verme kimsenin eline ateşi.
Yanarsın, söndürenin olmaz.
Ay tutulur, güneş tutulur da İnsan insana tutulur tabii
İçimde bir ateş her gün yeniden doğar
Ve her gece sessizce kendi külünde yanar..
Dünya bir imtihandır.
Felek insanı elekten geçirir;
Kimi arlanıp gül olur , kimi harlanıp kül olur ..
İki kişi yanar, ama sadece biri kül olur. Diğeri ise o külleri rüzgara savurandır….
Sen, ey Zümrüdü Anka, gizemli kuş?
Kaç kez gördüm küllerinden doğuşunu?
Her yanışın, yeni bir umut oluş,
Gözlerimle izledim o muhteşem dönüşünü.
Dağların ardında, sırlarla bezeli yollarda,
Gökkuşağı kanatlarında süzülüşünü hayal ettim.
Her rengi bir umut, her parıltısı bir sevda,
O ihtişamlı anı bekledim, sabırla seyrettim.
Şimdi de buradayım, aynı yerde, aynı düşle,
Tekrar kanatlarını açtığında göreceğim günü.
O görkemli yükselişinle, yeniden yeşerir içim,
Zümrüdü Anka, bekliyorum seni.