seen from United States

seen from Brazil

seen from United States
seen from Lithuania
seen from South Africa
seen from Brazil
seen from Hong Kong SAR China

seen from Italy

seen from Brazil

seen from United States

seen from Australia
seen from Bolivia
seen from Croatia
seen from United States
seen from Canada
seen from China

seen from Canada

seen from Chile

seen from United States
seen from France
Bir litre petrol mü yoksa bir litre zeytinyağı mı daha değerli?
İspanyanın zeytinyağından ihracatı 24 milyar dolar.
Türkiye'nin zeytinyağı ihracatı 407, 6 milyon dolar.
Türkiye'nin zeytincilikten ihracat potansiyeli 200 milyar dolar.
İstenirse Türkiye 5 yıl içinde petrol üreten ülkeler arasına girer.
Küresel iklimin getireceği olumsuzlukları yok eder.
Milli gelir kişi başı 40 bin doları geçer.
Yapılacak tek şey boş arazilere zeytin ağacı dikmek.
10 Milyarlar zeytin ağacı dikecek boş arazimiz var.
Geleceğimizin stratejik gücü zeytin ağacı ve zeytinyağıdır.
İstenirse Türkiye 5 yıl içinde yağmur ormanlarına dönüşür. -
Türkiye'nin tarım potansiyeli 2 trilyon dolar. (Prof. Dr. Muzaffer KILIÇ)
🎯 Tarım 🎯
Ulusal ekonominin temeli tarımdır.
Cumhuriyet; devrimler ve tarım sayesinde hızla kalkınma sağlayarak değişimi başarmıştır.
Cumhuriyet sanayi devrimini tarımdan sağladığı girdiler ile başlatmıştır.
Sanayinin gelişmesi, ucuz hammadde tedariki, marka üretmek ve dış satım ile kalkınma tarım ve hayvancılığa bağlıdır.
Çok partili siyaset ve sermaye sömürüsü başlayana kadar Cumhuriyetin kurduğu bankalar (Sümerbank, Etibank) kamu kurumlarına kredi vererek Türk ulusunun sahipliğinde gelişiyordu.
Demokrat parti her mahallede bir milyoner sevdası ile başlattığı süreç özelleştirme talanı ve tarım ve hayvancılığın ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmesinin önünü açtı.
Bugün ülke her alanda bir ithal mal pazarı oldu.
İthalat başka ülkekerin tarım, hayvancılığın ve sanayisinin desteklenmesi demektir.
İthalat, borç ve tüketim ekonomisi tam bağımsızlığı kaybettirir.
Borç ve tüketim ekonomisi üretimi Türk ulusuna unutturdu.
Cumhuriyet devrimlerini yapan Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentini bile bir dağ köyü olan Ankara'yı üretimin en büyük gücü köylü olduğu için seçti.
Tarım ve hayvancılıkta örnek olsun diye Atatürk Orman Çiftliği Ankara'da üretim üssü yapıldı.
Menderes ve demokrat parti zihniyetinin devamı bugün Atatürk Orman Çiftliği üzerine saray kurarak devrimi yıkmaya yeltendi.
Oysa Ankara saraysız bir başkent olarak Türk ulusuna kula kul olmadığını hatırlatan en büyük değerdi.
Siyaset ve sermayenin küresel sömürge hamiliğinde ülkemize yaptıkları kötülüklerin sonu bir türlü gelmedi.
Bugün ki amaçları ise Anayasa değişikliği yaparak emperyalizmin talepleri doğrultusunda yurdumuzu ve devletimizi Türk ulusunu yok ederek federasyon yapısı ile parçalamaktır.
Yarım kalan devrimin tamamlanması için tüm şartlar olgunlaşmış durumdadır.
Türk ulusu bu ihaneti gaflet ve delaleti bertaraf edecek iradeyi mutlaka gösterecektir.
Tarihi her zaman haklılar yazar.
Her fabrika bir kaleydi. Tüm kaleleri sattılar.
Oysa bakın Mustafa Kemal Atatürk bu konuda ne demişti;
✓ Memleketimiz şu iki şeyin memleketidir. Biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz. İyi çiftçi yetiştirdik çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik çünkü o topraklara göz diken düşmanlar fazladır.
O iyi asker devrim yaparak yurdu ve devletimizi bu toprakların gerçek sahiplerine tarım ve hayvancılık yaparak refah içinde yaşasınlar diye çiftçilere emanet etmişti.
Türk ulusunun en büyük düşmanı siyaset ve sermayede yuvalanmış içimizde yaşayarak bizden gibi davranarak aldatan ve aleni düşmanın çıkarlarına hizmet eden işbirlikçilerdir.
Siyasal felaketlerin sonunun gelmeme sebebi budur. Menderes gitti, Demirel ve Özal'ı getirdiler. Onlar gitti bugün ki felaketi getirdiler. Yarın için ise ya bugün ki felaket devam etsin ya da aynı şartlarda yeni bir işbirlikçi gelsin diye dayatıyorlar.
Ekonomisi ulus yararına olmayan bir ülkenin siyaseti gayri milli bir çabadır.
Önder Karaçay
Doğanın ruhunda, emeğin gücü...
Hayatımızdan Silinecek Kişilerin Listesi.
1- Sen aramayı, yazmayı bıraktığın an bakarsın ki o aramıyor, yazmıyor. Bütün ilişkiyi sen devam ettiriyorsun... SİL GİTSİN
2- Bir insandan bir şey öğrenemiyorsan, o insan gereksizdir... SİL GİTSİN
3- Başkalarının sırlarını sana anlatan senin sırlarını da başkalarına anlatır... SİL GİTSİN
4- Tartışmayı bilmeyen, dinlemeyen, kendi fikrini dayatan insanla konuşacak bir şeyin yok... SİL GİTSİN
5- “Yoğunum” kelimesini ağzına sakız etmiş, sürekli zamansızlıktan dem vuranı... SİL GİTSİN
Unutma!. Zaman hiçbir zaman bulunmaz ama istenildiğin de elde edilir.…
6- “Ben buyum” deyip sıyrılan insanla asla anlaşılmaz... SİL GİTSİN
7- Saatlerce kendi derdini anlatıp durur, bencillikten burnunun ucunu görmez... SİL GİTSİN
8- Ne yaparsan yap gülmez. Bazıları mutsuzluktan beslenir... SİL GİTSİN
9- Senden alır, alır, alır… Vermeye gelince beklentisiz sevgiden dem vurur... SİL GİTSİN
Değer veriyorsan değer görmelisin. Aksi aptallıktır…
10- Kendi yapamadığı için senin başarılarını küçümser. Hatta dürüstlük adı altında kıskançlığını kusar. Sıkma canını, onun derdi kendi acizliğiyle... SİL GİTSİN
11- Hayallerini dinlemeyenleri, acını ve mutluluğunu paylaşmayanları... SİL GİTSİN...
"(iktibas)"
Bir insana değer vermek,
özen göstermek ve
ona kıymetli olduğunu hissetirmek de bir kültürdür..
Bunun eğitimi yoktur,
kitaplarda da yazmaz..
Yolu ancak "İnsan" olmaktan geçer..
Çiftçi ve çoban, bu millet için unsur-u aslidir”.MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Milli Ekonominin temeli ziraattır.” KEMAL ATATÜR
Rasulullah (sav) Bilal'e Akik (denilen yerin) tamamını ikta etti. Ömer, kendi döneminde Bilal'e dedi ki:
"Rasulullah (sav) sana onu insanları engelleyesin diye değil işletesin diye ikta etti. Ondan imar edebileceğin kadarını al geri kalanını iade et."
Virüs sayesinde farkına varmamız gereken önemli noktalardan biri de ; Tarım oldu !.. Tüm dünya da insanlar panikleyince ilk aldıkları şeyler kuru gıda ve tarımsal ürünler oldu .. Demek ki bir ülkenin yol , köprü , yüksekçe bina , rezidanstan , pahalı araçlardan lüksten , şatafattan önce tarım topraklarına , üretime ihtiyacı olduğunu acı şekilde tecrübe etmiş olduk ...
M.L