ne eksik, ne de fazla
The Stonewall Inn
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
hello vonnie
Jules of Nature
tumblr dot com
icyghini twinkie
Claire Keane

gracie abrams
he wasn't even looking at me and he found me
noise dept.

@theartofmadeline

Andulka
trying on a metaphor
art blog(derogatory)
$LAYYYTER
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available
Cosimo Galluzzi

bliss lane
The Bowery Presents
seen from Colombia

seen from United States
seen from United States

seen from Sweden

seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@ahzann
ne eksik, ne de fazla
gün eksilmesin penceremden
öyle bir güldün ki, sustu karanlık
Yaşamın sürekliliği içinde, Bir dağ, bir dağ ile tanışabilir mi? Bir dağ, bir dağ ile çarpışabilir mi? Bir dağ, bir dağ ile kavuşabilir mi?
varla yok arasındayım.
Buralar hatıralarla doluydu. İnsan böyle şeylere nasıl dayanır? Yılların geçip gitmesine ve her şeyin belleğin bir oyunuymuş gibi bir belirsizliğin içine batmış olmasına... Bu ben miyim? Peki o ben miydim? Bütün bunları yaşayan. Hayır seyreden. Karar ver, yaşayan mı, seyreden mi? Yaşayan değilmiş gibi. Geçmişte başka biri, ama şimdi ben. Geçmiş olunca başka biri.
Zamanında söyleyemedi, zamanında susamadı.
Vazgeçerek yaşıyorum. Vazgeçe vazgeçe ilerliyorum.
Yoruldum. Bütün yaşları çocukluğa taşımaktan.
gitti işte. herkesin gittiği gibi.
senden geliyorum, sana gelirken
annesiz babasız lambasız
her şey anlamını yitirmiş gibi
Yemyeşil bir yalnızlığı / İçim dışım uzaklık / Kimseye anı olmadan geçtim. / Taşı bile severdim / Birisi tüy kadar dokunsaydı bana.
şimdi yol benim yeniden.
Senin de yüreğin çarpıyor mu? Çarpıyormuş. Herkesinki çarparmış. Ama kimininki aydınlık olurmuş, kimininki karanlık.
Bize olanaksız gibi gelen onlarca şey, başkalarının günlük hayatının bir parçası değil mi?