mavi kalmak gibi. #karaköy #özledimistanbul

祝日 / Permanent Vacation
AnasAbdin
noise dept.
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
No title available
trying on a metaphor
TVSTRANGERTHINGS

Product Placement
occasionally subtle

❣ Chile in a Photography ❣
YOU ARE THE REASON
almost home

No title available
NASA

roma★
taylor price
RMH
Peter Solarz
i don't do bad sauce passes
d e v o n
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
seen from Sweden

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from France
seen from Australia
seen from Brazil

seen from Brazil
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@elfdmrz
mavi kalmak gibi. #karaköy #özledimistanbul
07112015,💕 Denizli. #jehanbarbur #imagineperformancehall (Imagine Bar & Cafe)
112015, 🎷 #jazz #blues #jive #standardalaturc #önderfocan #wolfgangroggenkamp (Pamukkale Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi)
Ankara Numune Hastanesi'nde yaralı olan 88 kişinin 70'inin kimlikleri belli oldu.
1- Gülfer Akkaya
2- Mukadder Kardiyen
3- Bahar Gökalp
4-Hatun Berk
5-İdris Kılıçarslan
6-Hasan Tekin
7- Gamze Şuay
8-Şükran Elcik
9-Veysel Tunç
10- Sakine Şıral
11- Kamuran Tekin
12-Heval Burcu Talı
13- Seyfettin Sarı
14- Ahmet Özü
15- Fatih Kıyak
16-Selçuk Karasu
17- Cafer Altun
18- Mahsun Alpar
19- Arzu Özgülsüm
20- Ali Tuncel
21- Mehmet Alcu
22- Uğur Erman KArakoç
23- Mehmet Aydın
24- Ekin Osmanoğulları
25- Nazlıcan Çelik
26- Korkmaz Tetik
27- Halil Karabulut
28- Melihe Önen
29- Serhan Yıldırım
30- Döndü Hancı
31- Semaye Özbay
32- Nezir Çiçek
33- Vedat Karabulut
34- Oğuzhan Çırak
35- Seher Karataş
36- Gökhan Gökbönü
37- Uğur Mumcu Şahin
38- Bülent Köreği
39- Hasan Alkan
40- Süleyman Şener
41-HASAN KILIÇ
42-İBRAHİM DAMATOĞLU
43-DİDEM DAMATOĞLU
44-PINAR ALKAN
45-İLYAS KAYA
46-MÜCAHİT YILMAZ
47-ABDULAH KADİR ÜNLÜ
48-PINAR A ALKAN
49-ERTUĞRUL KURU
50-AZİZ MUSTAFA ŞİMŞEK
51-MUZAFFER GÖKTEPE
52-SİNEM DENİZ AK
53-ÖZGE ARSLAN
54-LÜTFÜ AYIK
55-SERVET POLAT
56-NERGİZ KOLCUOĞLU
57-UĞUR ARMAN KARAKOÇ
58-ŞÜKRAN ASAN
59-CEVAT AKTAŞ
60-MUHAMMET ALİ BÖĞREKÇİ
61-HIDIR DEMİR
62-FURKAN GEÇGİN
63-CUMA GÜLEL
64-BURAK DURMUŞ PEKER
65-HÜSEYİN UMUT BAŞTÜRK
66-İBRAHİM AKGÜN
67-CUMA GÜZEL
68-ALİ CAN SEBİR
69-NERGİS KORUCUOĞLU
70-ALİ SERÇEOĞLU
yaşam, istemen ve istediğinin ne olduğunu ne istediğini bilememen olacak. bilinmeyene elvermeyecek yaşamın hep istem olacak, ve istemin bilinemezliği... iki türlüsü de olabilecek: bilmediğini istemen; istediğini bilmemen... bu yüzden de yanlışları istemen olacak yaşam: ne olduğunu bilmeden istediklerin; istediğini bilmediklerin; isteyip de bilmediklerin- hep, yanlışlar... 📖🎈 #oruçaruoba
Ortanca,,🌻
082015 Cambaz Yaylası, Dertleşme'li.
Mısır güzelliği.🌽
072015, Çınarlı yol. 🍃 (Eski Marmaris Yolu)
Unutma! Unutulmak dokunur ya her insana. #unutmadımaklımda #22yılsivasınateşisönmedi
seni sana nasıl anlatsam diye başlıyorum ama orda kalıyorum çünkü yüzüne gözüne bakamıyorum artık , özledigim kokunu icime cekebilmeyi ne de isterdim arkadaş, sesini diyorum sesin nerde ona doyamadım sensiz kalakaldım yani şimdi diyorum sadece toprağının kokusuyla yetinebiliyorum o toprak ne de güzel kokuyor simdi biliyosun mu o cicekler ne de guzel acmıs dilay diye yani şuncacık yere seni sıgdırmam anlamsız sen göynümde daim oldun be dilayım bazen konusuyorum daglara soruyorum gokyuzune ya da bir kuşa anlatiyorum seni iste sen benim o kadar icime isledin yer ettin ki bir daha da cıkmamak üzere toprak buna engel mi sandın hayır :) bizim arkadaslıgımıza mani degil bir beden olmayış seviyorum seni arkadaş nice göynümdeki oluşuna o huzuru senle bulusuma.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü - Zülfü Livaneli Sarılıp gövdesine sımsıkı Bir kadın kendini doğurabilir isterse…. . . Edip Cansever, “Hayır Hiç Yadırgamıyorum”
O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler..
Yaşar Kemal, Demirciler Çarşısı Cinayeti Güle güle koca çınar. Zamanı ıssız İnce Memed’i öksüz bırakıp gittin. Huzur içinde uyu, Yaşar Kemal..
Hi citizens, we wanna play a game !!!
Sayelerinde çırılçıplak geziyoruz memlekette. Gözlerini, sözlerini eksik etmiyorlar çünkü üzerimizden. Ne kadar giyinsek fark etmiyor, kafalarında hep çıplağız biz. Kıyafet özgürlüğümüz elimizden alındığı gibi, bedenimiz de bize ait değil. Memelerimiz var mesela; ama bizimle alakaları yok. Başbaka’nın şiddetle tavsiye ettiği üzere doğuracağımız üç cocuk için, kutsal ailenin yapıtaşı, kutsal süt ünitesi onlar. Emzirme sutyeniyle sıkı sıkı korunsun, uslu uslu otursunlar. O kadar! Olur da elbisemizin penceresinden asilik yapıp görünmeye kalkarlarsa vay hallerine! Elinde kumanda, kanal kanal gezen iktidar partisinin genel başkan yardımcısı düzeyinde muhatap alınıp kovulurlar. • • • Vajinamız var mesela; ama vajina dememiz ayıp. Böbrek, dalak gibi bir organ ama Başbakan yardımcısı tarafından yüz kızartan sözcükler listesine alındı. Yumurtalar izin verdiği sürece ayda bir kanıyor, adına regl deniyor ama o da ayıp. Kısık sesle ‘halam geldi’ dememize izin var. Bu eşsiz benzetmenin çıkış noktasını bulmak için geleneklerimizin karanlık dehlizlerine dalmaya hiç niyetim yok. Ama bu regl öyle ayıp bir şey ki, ramazanda toplum içinde yemek yiyen başörtülü kadınlar böylece regl olduklarını ilan etmiş sayıldıkları için, elbette ki bir erkek tarafından kınandı. Başörtülü bir kadın ramazanda oruç tutmuyorsa vajinası kanıyordur çünkü, misal şeker hastası olma ihtimali bu kafa için fazla bilimsel. • • • Dudaklarımız var bizim. Kırmızı çok yakışıyor. Ama işte, erkek üzerinde bir kilo keçiboynuzu yemişcesine afrodizyak etkisi yaratabileceğinden, THY’de kurum düzeyinde tartışıldı. Hostes kırmızı ruju sürünce ne olacak, servis yaparken, demli çay isteyen yurdum erkeğinin aktive olan testosteronu, kalbinde meydana getirdiği ritim artışıyla bedenini titretip, sıcak bardağı üzerine dökmesine neden olacak! Kırmızı rujuyla, “içecek ne alırsınız efendim” diyen kadının dudaklarının arasındaki bu büyük tehlikeye “dur” demek elbette yine erkeklerin işi. • • • Özgürlüklerimiz için sokağa çıktığımızda, devletin polisi saçımızdan sürükleyip, vura vura kalçamızı kırdığında, adı hatırlanmayan, -aslına bakarsanız gerek de duyulmayan-, Başbakan tarafından “ bir tane ‘kız’ mıdır, ‘kadın’ mıdır artık bilemem” olarak seslendiği insanlarız biz. Ya üzerinden etiketi sökülmemiş yeni bir tişört, ya paketi açılmış eski bir hediye... Çok afedersiniz o yüz kızartan vajinanın içindeki zar da bizim değil elbet, erkeğe sunmakla yükümlü olduğumuz, bize emanet edilmiş hazine o. • • • Eşşek gibi çalışırız ama emeğimiz bizim değil. Merdiven altlarında, pencere pervazlarında güvencesiz, üç paraya çalıştırılıp görmezden geliniriz. Kadının yeri evi tabii de, mecburiyet olunca... Gerçi iki ucu kakalı çomak! Kadınlar iş aradığı için işsizliğin yüksek olduğu, bakan düzeyinde ciddiyetle öne sürülmüştü. En iyisi gözden ırak olsunlar, erkeklerin istemeyeceği işleri yapsınlar, bir de çok kazanıp şımarmasınlar. Mazallah kendimize güvenimiz falan gelir, başlarım böyle hayata deyip, çekip gideriz! Gerçi bu asiliğin de çaresine bakılmış. Sokak ortasında öldürülmemizin önünde pek bir engel yok. Cezası, ‘namus temizliği’ne davetiye... Tahrik indirimi memleketin erkeklik haklarının en iyi avukatı. • • • Biz varız ama, biz bize ait değiliz. Başbakan düzeyinde dillendirilen kürtaj yasağı, “anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün,” şeklinde başkent belediye başkanı düzeyinde ve “tecavüze uğrayan doğursun, devlet bakar,” şeklinde de bakan düzeyinde ele alınmış; ancak dibin dibi olarak tanımlanabilecek olan açıklama, görevi insanlığa karşı işlenmiş suçları araştırmak olarak belirlenmiş meclis insan hakları komisyonu başkanından gelmişti. “Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur.” • • • Onlar, günde beş kadının öldürüldüğü, son on yılda kadın cinayetlerinin yüzde bin dört yüz arttığı memleketimizin iktidar temsilcileri. “Biz karısını kırk yerinden bıçakladıktan sonra sokak ortasında bırakan bir ahlaksız kocayı bu güne kadar duymamıştık” diye şaşıran Bülent Arınç’ın yol arkadaşları. Bugünlerde bir hayadır, iffettir almış yürüyor. Sıfırlanamayan paralarla, kirli ortaklıkla, özgürlüğü ve hayatı yalan dolanla elinden alınmış insanlarla, öldürülen çocuklarla, çekirdek gibi çitlenen işçilerle, tabutu bedeninden ağır çeken Berkin’le, onun acılı anasını yuhalatmakla falan ilgili değil. Mesele kahkaha; ama durum gülünç değil. • • • Kadınlar toplum içinde kahkaha atmasın, demek; kadın katillerinin “güldü, tahrik etti, vermedi, öldürdüm” savunmasının temelini oluşturuyor. Bu, komşumuz X efendinin ağzından dökülmüş bir saçmalık olsaydı, karşısına geçip katıla katıla güler, kapısını çalıp “kim o?” dediğinde, vajina der eğlenirdik. Ama değil... Bülent Arınç, AKP’nin kadına bakışını temsilen yaptığı konuşmayla gündemi değiştirmiyor, aksine on iki yıldır hiç değişmeyen kendi gündemlerini hatırlatıyor. Örtülü, örtüsüz bütün kadınların vücudunu, gözleri ve sözleriyle yıllardır çıplaklaştırmaları hiç gülünç değil, aksine çok korkutucu. Haramdan, kıyımdan değil de, vajinadan utanıp kahkahayla irkilen bir zihniyetten ve her gün kadınları hedef alan bu tacizden nasıl kurtulacağız? Asıl soru bu. Gözde Bedeloğlu / BirGün
Otomobil kullanan kadınları kırbaçlatan kral için değil, #ÖzgecanAslan ve öldürülen diğer kadınlar için yas ilan edin! #PazartesiMilliYas
Kadınların gülümsemediği bir ülkenin, erkekleri cesur olamaz…
#MuratMenteş