“İfade edilmemiş duygular asla ölmez; sadece diri diri gömülür ve sonradan korkunç şekilde tezahür ederler.” Sigmund Freud
Today's Document
No title available
Cosmic Funnies

❣ Chile in a Photography ❣
Noah Kahan

Discoholic 🪩
No title available
𓃗

gracie abrams
Claire Keane
almost home
YOU ARE THE REASON
ojovivo
RMH

Origami Around

Jimmy Eat World

if i look back, i am lost
tumblr dot com
Fai_Ryy
official daine visual archive
seen from United States

seen from United States

seen from Réunion

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from Singapore
seen from Ecuador
seen from Bolivia
seen from Vietnam
seen from United States

seen from Thailand

seen from Canada
seen from United States
seen from Brazil
seen from Canada
seen from Colombia

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Canada
@gezerhan
“İfade edilmemiş duygular asla ölmez; sadece diri diri gömülür ve sonradan korkunç şekilde tezahür ederler.” Sigmund Freud
Belki yıllar sonra sokakta birbirimizin yanından geçerken ikimizde diyeceğiz ki; bu yabancı ne kadar da çok benziyor hatıralarıma. — Hope
Kasımın son mısralarındayız, Günlerden ne bilmiyorum Ama ben bugün de seviyorum seni. — Cemal Süreya
Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... 'Üşüme' diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... 'Özledim' deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi bilirim. Kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı... Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim… Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki, gözlerim de... Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar... Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde ağrılı şiirler topluyorum gecelere... Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok… Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz… Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya... Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla... Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak... Gel, yalnızlığıma arkadaş olsun sevgin, umut olsun... Gel ağlayan gözlerimi sil, ki, hesapsızca,sınırsızca, sevsin yüreğim. Bir adımız Aşk, bir adımız hayat olsun... Gel, yüreğim ol, bedenim ol, her ölümümde yeniden hayat ver. Elim, ayağım, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol ve her damlada yeniden doğur umudu... Yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım dünyaya, ne kadar çok sevdiğimi... Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler... Sonra ölüm gelsin... Sonra ölüm gelsin... Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi.... (ŞÜKRÜ ERBAŞ) Yüreklerin soğumaya başladığı bir güz mevsiminde, derinlere akmış yaşların durduğu bir hazan günü aydınlatmıştın kalbimin ta derinlerinde yılarca beklettiğim kimsesizliği, doldurmuştun öylece gülen yüzünle , masum ve narin incecik bakışlarınla. Hissetmiştim seni taa o geçmişten gelen belki de tanrının armağanıydın kim bilir yüreğime. Ansızın işlemiş duygularıma , apansızca sinmiş yüreğime, gülüşündü belki de sarıp sarmalayan bu hazan mevsiminde , soğumuş yüreğimi ısıtandı belki de içinde boğulduğum gözlerin. Şimdi dalından ayrılmış bir yaprak gibi savruluyorum acımasız kış ayazlarında, karlar düşüyor senden geriye kalan yüreğime, buz tutuyor duygularım senli düşüncelerime inat. Her şarkı her nota artık sana dair hatırlatıyor o günü , öyle mahsun öyle kırgın hayalin acıtıyor düşlerimi , öyle masum tutmak istedim yeniden gitme istedim tüm yanan benliğimle, almak istedim sendeki tüm o duyguları yeniden hayat vermek istedim onlar arkalarına bakmadan acıtarak benden uzaklaşırken.Sonra çok seversin , sonra, olmaz işte olmaz , o gider sadece sızısı kalır , anlatmaya çabalarsın olmaz anlatamazsın , kalbindekini sen bilirsin sadece, seninle kalır, o gider acısı kalır anlatamazsın kimseye , ona da anlatamazsın, o olarak kalır .. yüreğinde kalır sadece sızısı , göz yaşlarından akar acısı , o gider yüreğinin sızısı kalır.. yabancısındır onun için , kötüsündür onun için ,oysa bilmez ki yüreğinin en güzel yerinde saklarsın onu , o bilmez yüreğinde kalır sızısı..nereye anlatsan bitmez sızısı, kimse bilmez yüreğindekini, o bilmez kalbindekini, gecelere kalırsın, duvarlara kalırsın sadece , anlatırsın kimse duymaz, acır yüreğin kimse bilmez, ağlarsın belki tanrı bile duymaz, öylece kalırsın, yaşlar akar ve akar yanaklarına, oradan kalbine akar sonra yüreğine akar, acıtır sızısı kimse bilmez.
John Milton Kayıp Cennet'te der ki; "Zihin neresi olmak isterse orasıdır; kendi içinde cehennemi cennete, cenneti de cehenneme dönüştürebilir." Şu aralar içinden geçmeye çalıştığım hayat dersinin dip notları gibi kendileri. Sanırım zihnimin sadece bir arafa ihtiyacı var. Biraz dinginliğe, biraz da umuda. Bazen de acaba çok mu şey istiyorum diye düşünürken buluyorum kendimi. Bu da hayatın bizi budama yöntemidir belki. Bitkiler gibi, budandıkları yer hep en güçlü yerleri olur ve canları yandıkça yaşamak için başka yerlerden filizlenirler ya. Yeniden filizlenmeleri normalden daha uzun sürer ama en verimli filizler, budandıktan sonra alınır. İşkence gibi görünsede insanlar da böyledir bence. Nerden yara alsak ya da hayat bizi nerden buduyorsa diyelim, sağlam taraftan filizlenmeye çalışmıyor muyuz? Aşk mı yaktı bizi aşktan kaçıyoruz, sağ kolumuz mu incindi solu güçlendiriyoruz. Zaten hayat ne zaman bir şeyleri başımızı okşayarak öğretse avuç içlerimize cetvel hep daha sert geliyor.
Ufacık dünyamın kocaman düşleri gerçek olabilmek için can atarken her saniye bedenimi kaplayan bu korkunç suçluluk duygusu karanlığın çirkin kollarına acımasızca itti beni. Yalnızlık, ebedi sevgilimdi. Çünkü ben ondan nefret ederken o beni bırakmayan yegâne şeydi. Duygular sevgilim, sence de fazla hassas değil mi? Sevilmemenin ve sevilmeyecek olmanın verdiği acıyla kaybolmalarını istemiyorum. Onlara ihtiyacım olacak. En çok da seni daha çok sevebilmek için. Bugün sessiz çığlıklarını kalbimde boğmaya çalışan ruhuma: "Sil yüzünden şu morbidezzayı! " diye haykırmak zordu belki. Ya da her an akmaya hazır duran sayısız gözyaşına pranga vurmaya çalışmak ... Ama biliyor musun, hiçbir şey seni sevmekten daha zor olamaz. Ruhun diyorum, öyle temiz ve kullanılmamış ki sevişmek istediğim tek şey o, ölesiye arzuladığım.
"Si l'on me perd, sache que je serai la tienne" (Eğer beni kaybedersen, biliyorum senin olacağım.) Coeur De Pirate - La Petite Mort
Dayanılmaz olan aslında yaşam değilmiş, insanlarmış.
Çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı, bu yaptıklarımın hiç birini yapamazdım. Mustafa Kemal Atatürk
Şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun. Mustafa Kemal Atatürk
Ben Kürşad'ın kiniyim, 14 asırdır diriyim!
Kulak yanılır, göz yanılır, kalp yanılır. Olur ya; Olmaz da olur, sözün havada kalır. Sen, sen ol büyüklenme, beğenmediğin şey, ihtiyacın olur!
Seni unuturum da; ‘gitmek’ kelimesini hafızama, bir yerlere gitmek değil de ‘birilerinden gitmek’ olarak kazıdığını unutmayacağım.
Renklerle sevişirsin, gökkuşağı doğar. Geceyle sevişirsin, yıldızlar doğar. Rüzgarla sevişirsin, fırtına doğar. Anladın mı sen kutsalsın kadınım. Sen istersen bütün evren çocuğun olur. Ölüme fısıldayan adam
Özür dilerim balık.. Ama okyanus,ama sanırım onu affetmeyeceğini bilse de.. Seni yaşatmak istiyor.