İ(M/N)AN
Yazmak benim için en kestirme kaçış planıdır da, îman üzerine yazmak değil yazabilmek ne tanıdık ne yabancı Adı araf labirentin, ilk basamağı Haddimin haddini bildirmekse bu planın ilk talimatı.
îmanlı bir gönlün toz pembe kemik çerçevelerinden el sallıyorum tüm 20'li yaşlarıma.
Ve yaşlarım dökülüyor bir bir omzuma, Konu oluyor her biri Bir sayfaya. Okuması yaşamaktan daha evladır deyişim dua niyetine Peki ya yazmak fiilini hiç size sor(a)madım, İki yanımın kâtiplerine.
Ve şimdi: Gönlüme güzel bir sabır düşmüştür. Belki de duyduğum en naif İmtihan bilinci
G ö n l ü m: D a y a n Ve İ n a n Sabredenlerle birlikte olan Rabbime.
Ya Rabbî İbrahim'e bert-ü selâm eylediğin gibi yangınıma da öyle muamele eyle.
- İçimin dili tutulmuş Ama vaveylası duyuluyor Kosta Rikadan. Yerin ve göğün yaratıcısı Rabbim Seninle dertleşebildiğim kadar biliyorum tüm dilleri Ve Seninle şöyle bi’ seccade ucunda yalnız kaldığım kadardır ömrüm. Uzun ömürler ver, Es- Semî.
Dünya sıkıntısı ağır basınca insan ölümden korkmuyor.
Kaçmaya bunca meyyalimiz fıtrattansa Yollarımız sana çıkıyor mu ya Rabbi. Yolun kendisi sensen Yoldan çıkanlardan eyleme, Er- Râfî.
- İnsanın en korktuğu şeyi düşündüm Durdum. Dedim, bir başına kalmak. Ve Rabb'in insana en güzel hediyesi Fısıldandı: Onu hiç bir başına bırakmamak.
Ölesiye sevmeler, sevilmemeler, tüm kalabalıklar Hepsi boşuna. Benim senden başka kimsem yok Rabbim diye sayıklarken bulmam kendimi Bir açıklaması olmalı sahi.
20'li yaşlarıma el sallıyorken îman ışıklı penceremden.
Cennet kokulu çiçeklerini eksiltme ömrümün pervazından, El- Muhsî.
*Es- Semî: Her şeyi en iyi işiten. *Er- Rafî: Şeref verip yükselten. *El- Muhsi: Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayisını bilen.














