
No title available
Misplaced Lens Cap
EXPECTATIONS

Discoholic 🪩
YOU ARE THE REASON
Fai_Ryy
noise dept.
Xuebing Du
★
Today's Document
macklin celebrini has autism
cherry valley forever

❣ Chile in a Photography ❣

ellievsbear

No title available
occasionally subtle
Jules of Nature
I'd rather be in outer space 🛸
Cosimo Galluzzi
d e v o n
seen from Mexico
seen from United States

seen from Austria
seen from Kazakhstan

seen from Brazil
seen from Colombia
seen from Brazil
seen from United States
seen from Singapore
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Singapore
seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye

seen from Belgium
seen from Brazil
@huseyinemreerdem
Sofi sevdası. Təşəkkürlər Naz!)
Sen, yarım kalmış bir şiirsin Mualla, eksik bırakmışlar seni. Sen, papatya gibisin Mualla, koklamak için dalından koparmışlar seni. Sen, unutulmuş bir şarkısın Mualla, kimsenin bilmediği ve benim ezberimdeki...
Sonradan bizden bir şey olamayacağını anlamıştım ama yine de sevmeye devam etmiştim seni. Bak bu önemliydi benim için. Umudum yoktu ama sana inanmak için bir milyon neden bulmuştum kendimce. Bak bu da çok değerli bir incelikti anlasaydın. Balkonları ve camları sevdiğini biliyorum. Geceleri boğulduğunu hissedip çıkıyorsan hala balkona ya da açıyorsan sen de o camı benim gibi, belki de aynı kitapları okuyup aynı cümlelerin altını da çiziyoruzdur. Seni hapsolmak yorar, beni sendeki duvarlar. Aynı anda iç çekeceksen ben senin bana ördüğün duvarlara, sen hapsolduğun hayata iç çek isterim. Seni yanlış tanıdığımı hissetmek istemiyorum çünkü. Bir gün mutlaka aynı sokaktan senden beş dakika sonra geçeceğimi biliyorum. Bir gün mutlaka farklı zamanlarda ve noktalarda birbirimizin ellerini arayacağımızı düşünüyorum. Eğer aynı duyguları hissedersen ve burayı okuyorsan, bir otobüs yolculuğunda karşılaşırsak mesela, sigara inmeye sen inme. Molada ben ikimiz için de yakarım çünkü. Konuşmaya, anlatmaya, anlaşmaya çalışmaya hiç ama hiç gerek kalmamıştır o an. Hepsi bundan.
Çok güzelsin her anlamda ve ben bunu anlatabilecek kadar güzel kelimeler bilmiyorum.
Sen insanı her şeyin güzel olacağına inandırırsın.
Çok seviyorum abi,
Çok seviyorum.
Şimdi özlüyorum diye kalkıp dikilsem karşısına; iki saat içinde yüzü gözlerimin önünde, elleri kucağında bağlı, yüzündeki beni olduğu gibi durur. Ama aramızda gezegenler var.
Benim onun ellerine ulaşmam için, aşmam gereken koskoca bir düzen var. Şimdi ben böylesine büyük bir boşluktayken; sesimin onun sesinin çarptığı duvarlarda yankılanması için silinmesi gereken fizik yasaları var.
Onun ellerine dokunabilmem için, bileklerimden vazgeçme zorunluluğum var.
Karşısına çıkıp ben seni, ben sana diyebilmem için boğazıma dizilen kelimelerden arınmam var.
Ona gidebilmek için, onu bir daha görmekten vazgeçmek var.
Onu sevmekten vazgeçecek yürek yok ama abi,
Orasını ne yapacağız?
Benim dünyamın bütün renkleri, onun iki sıra dişine dizilmişken, ben gençliğimin çiçeklerini nasıl soldurdum? Güneşim onun iki göz kapağının arasındayken, ben nasıl böyle karanlıkta kaldım, ben nasıl yaşadım abi ? Soldukça onu solumda büyütürken, ben nasıl onsuz yaşarım?
Nasıl ağır geliyor düşünceleri insana.
Üç avuç toprağın içine batmaya nasıl başlıyoruz birden gün ortasında.
Bir gram su olmadan biz nasıl boğuluyoruz böyle derinlerde.
Çok mu zor; seni seviyorum demek.
Neden bu kadar zor ?
Neden bu kadar acı ?
İki çift ayak tabanına sığdıracak kadar büyük değil mi bu dünya ?
Beni onunla aynı karede yaşatacak kadar güzel değil mi fotoğraflar ?
O uzaklara bakarken benim ona bakıp uzaklara dalmam için yok mu yeterince iyi bir manzara ?
Onun kokusunu sarıp getiren bir rüzgar neden esmiyor bu şehirde ?
Geceler neden onun hayaliyle geçiyorda bir kez olsun onunla geçmiyor ?
Ben sabah neden onun gün yüzüne uyanamıyorum ?
Biz neden bunları çekiyoruz abi söylesene neden ?
- Seni seviyorum. + Beni sevdiğine dair kanıt göster? - Kanıt inancı öldürür. Eğer kanıt gösterirsem seni sevdiğimi bilirsin. Ben “seni sevdiğimi bilmeni” değil, “seni sevdiğime inanmanı” istiyorum.. + Neden? - Çünkü bilmek beyinle, inanmak kalple yapılan iştir.
-Sweet November
Hangi şiiri okusam, sen varsın içinde ve hangi kitabı aralasam gülüşün çıkagelir bir ayraca sığmış biçimde.
Yıllar sonra bir cafede birer bardak çay içeceğiz seninle. Kahve değil, çay. Çünkü kahve içersek, 40 yıl hatrı kalır. Benim seni unutmam yine yıllar alır. O yüzden çay içeceğiz. Büyük ihtimalle çaya her zaman attığın gibi o zaman da 2 şeker atacaksın. Yine karıştırdıktan sonra çay kaşığını kenara koymayıp, o çay kaşığıyla oynayacaksın. İçmene çok kızdığım fakat hayatımda ilk defa bir kadına yakıştırdığım o sigaranı yakacaksın. Belki hayatında birisi, belki de parmağında başkasının adını taşıyan yüzük olacak. Her hattını ezberlediğim ama geçen yılların etkisiyle değişen yüzüne bakacağım. “Değişmişsin” diyeceğim gülerek. Sen de gıcık tavrınla “Değişmedim” diyeceksin. Bundan eminim, çünkü sen hep gıcık kalacaksın. Pişman gibi bakacağız birbirimize. Belki o masada rakı olmayacak. Belki hep hayal ettiğim şeyi; Rakı kadehimi senin için kaldırıp, sana senin için yazdığım şiiri okuyamayacağım ama yine de güzel şeyler olacak o masada. Eski hatıraları konuşur, güleriz. Olur da açılırsa eski hatıralar, ilk olarak söyleceğim şey; Elimi tutma takıntın olacaktır. Hep elim, elinde olsun isterdin. Elbette hiç şikayet etmezdim. İlk defa güçlü hissederdim, değerli hissederdim. Uzun lafın kısasına gelirsek. Bunları istediğim veya hayal ettiğim için yazmıyorum. Korktuğum için yazıyorum. Olur da okursan, belki senin de ciğerini yakar diye yazıyorum. Belki okur da, kıymetimizi anlarız diye yazıyorum. Olur da tekrar birlikte olamazsak, umarım bu anları yaşamayız. Gülüşünün başkası için olduğunu görmem. 06:36*
“Oysa ben bütün vaktimi, bütün vaktimden daha çoğunu, yeryüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum, seni düşünmek, seni yaşamak için. “
-Franz Kafka
Bazı şeyler vardır ki hiçbir zaman unutmazsın. Unutmazsın,çünkü onlar senin kafanın bir köşesine yazılmış duruyorlar…
"ben bütün bu manasız iç sıkıntılarından senin var olduğunu hatırlayarak sıyrılıyorum"
Rüyalarıma da girmiyorsun artık unutmuyorum aslında hep aklımdasın alışıyorum galiba
Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğrusuz insandan uzak dur.
Umudu öldürüp, nefreti toprağa dikmek isteyenlerden uzak dur.
Hayatı sadece ideoloji ve düşünce olarak görenden uzak dur.
Mutlu olmanı, sorgulamanı, düşünebilmeni kendilerine yapılmış bir tehdit olarak görenlerden uzak dur.
Kendilerine duydukları yabancılık yüzünden karşısındakini kötü bilenlerden uzak dur.
Nefreti evinin kapısına koyan, artık her dışarı çıktığında avucunda nefret taşıyanlardan uzak dur.
İnsan hayatına olan saygısızlığı bir övünç madalyası gibi, gurur mekanizması gibi görenlerden uzak dur.
Kelimeleri özenle seçmeyen, her cümlesi biat olan, her sözcüğü toz olandan uzak dur.
Sesinin tonu kalbinin tonundan çok olanlardan uzak dur.
Çünkü neye çok yaklaşırsan, neyi çok biriktirirsen, ona dönüşürsün.
Özgür Bacaksız / Bazı Yollar Yalnız Yürünür Tüm D&R mağazalarında ve seçkin kitapçılarda.
Gözlerinde bulutlar saklı çocuk, direnme de yağmurlar yağsın yüreğine.
Eskisi kadar acımıyor artık ve asıl acıtan bu.