Kalk ey yaşlı gecenin cana yakın ateşi. Başlangıcının eşiğini öpüyorum. Elim kilimi hazırlıyor ve önüne bolluk dolu kırmızı çiçekler seriyor. Kalk hasta yatan dostum, kabuğunu kır. Senin için bir şölen hazırladık. Senin için armağanlar hazırlandı. Rakkaslar seni bekliyor. Bir ev yaptık senin için. Uşakların hazır bekliyor. Senin için sürüleri yeşil otlaklarda topladık. Kadehini kırmızı şarapla doldurduk. Altın tabaklara kokulu meyveler koyduk. Kodesinin kapısını çalıyor ve kulağımızı yaslıyoruz ona. Saatler uzuyor, oyalanma daha fazla. Sensiz sefiliz ve şarkımız cansız.
Senin için değerli bir insan adağı kurban ettim, bir genç ve yaşlı adam. Tenimi bir bıçakla kestim. Sunağını kendi kanımla ıslattım. İçimde yaşayabilesin diye anamı babamı terk ettim. Gecemi gündüze çevirdim ve gün ortasında uyurgezer gibi gezindim. Bütün tanrıları devirdim, yasaları çiğnedim, mundar yedim. Kılıcı yere attım ve açık saçık elbiseler giydim. Sağlam kalemi yıktım ve bir çocuk gibi kumda oynadım. Savaşçıların savaş düzeni aldığını gördüm ve zırhımı bir balyozla parçaladım. Tarlamı ektim ve meyveyi çürümeye bıraktım. Büyük olan her şeyi küçülttüm ve küçük olan her şeyi büyüttüm. En uzak hedefimi en yakınla takas ettim ve işte ben hazırım.















