
ellievsbear
YOU ARE THE REASON
cherry valley forever
ojovivo

No title available
d e v o n

Andulka
Game of Thrones Daily

titsay
sheepfilms

bliss lane
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Mike Driver

JVL

❣ Chile in a Photography ❣
NASA
𓃗
occasionally subtle
🪼
Show & Tell
seen from Spain
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from New Zealand
seen from United States
seen from France

seen from United States
seen from Finland
seen from Germany

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from T1

seen from Malaysia
seen from India
@lemonshott
Kendime yabancılaşıyorum sanki yavaş yavaş. Kimim ben neresi burası ne yaşıyorum ne istiyorum bütün bunlar gerçek mi ? Yalnız mıyım? Peki kim bu kalabalıktaki insanlar? Kim bu aynadaki kız?
Neden hiçbir şey sahici gelmiyor? Koltukta saatlerce aynı pozisyonda yatıyorum. Karşımdaki vantilatör boşuna dönüyor içimde koca bir yangın var. Aç mıyım tok muyum? Çatlayana kadar yiyorum sonra ama artık yemek de mutlu etmiyor. Ruhum ağrıyor sanki. Tutunmak istiyorum ama neye uzatsam elimi kırılıyor. Kendimi sevemiyorum zaten her şey bununla başlayıp sonlanıyor.
Gülüyorum öğle yemeklerinde sanki bedenim bir ton
değilmiş gibi. Denklem çalışırsa dokunuyor koluma bir el.
O zaman bir ışık yanıyor kafamda o kadar da görünmez
değilmişim diyorum. Sonra yine aynı terane. Bazen zıp zıp zıplıyorum beyaz kulaklığımı takıp yollarda odalarda.
Kıvrak bi doksanlar şarkısına eşlik ediyor belim. Bazen bomboş tavanı izliyorum halıya uzanıp. Tüm renkler soluklaşıyor her şey beyaz ve griden ibaret. Aklıma bi sahne geliyor bi filmden. Ama ben o an ölsem o yapay yıldızlara bakarken dünyanın en mutlu kadını olarak ölmekten milyonlarca kilometre uzak olurum. Yarı saydam biriyim galiba. Eğer güneş ışınları doğru açıyı bulursa nadiren ışık kırılıyor içimden geçerken. Belki 45 dakikalığına bir tondan daha hafifim gibi geliyor. Sonra bulutlar geliyor her şeyi perdeleyen. Zaten hep gelirler.
En sadık yoldaşım onlar benim. Herkesin gelip geçiciliğine inat son nefesime kadar içimin karasında süzülecekler. Biliyorum. Hepimiz aynı bataklıktayız. Ben yıldızları göremiyorum.
Koskoca bir yılı daha deviriyoruz. Dönüp bakınca göz açıp kapayana kadar geçmiş gibi. Ama psikolojik, fiziksel, duygusal olarak en çok zorlandığım yıl oldu. Kendimi bu fotoğraftaki gibi hissediyorum içten içe. Kırılmayan kemiği kalmamış ama yürümeye, gülümsemeye devam etmek zorunda. Huzur ve mutluluk istemişim geçen yıldan ne yazık ki henüz bulamadım. Hayatsal sorularım da ne yazık ki cevaba sahip değil. Sevmeye sevilmeye daha çok çabalıyorum ama sanki çabalamak canımı yakıyor. Sokak kedileriyle samimiyetim arttı. Mutfaktan uzaklaştım biraz. İçimden taşan sevgiyle pişirirdim çünkü o yüzden artık içimden gelmiyor. Ben olmak rahatsız edici. Hayat çok korkutucu. Hiç böyle hayal etmemiştim oysa. Kendiliğinden gelişenlerin güzelliğini kabullendim hep. O yüzden çaba sarfettiğim her şeyden uzaklaşmaya başladım. Canımdan geçme pahasına sahip çıktığım bir çok şeyi bu yıla gömdüm. 25 yıldır var olan benliğim de dahildir buna. Çok bocalıyorum , hiçbir şeye inanmıyorum, hiçbir şey gerçek gibi gelmiyor. Tutunmak istiyorum da hep kayıyor ellerim. Herhangi bir şeye tutunmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Gerçek mutluluğa hiç bu kadar uzak hissetmemiştim. Dalgalarla boğuşuyorum demişim geçen yılın sonunda. Artık bir parça maviden başka her şey kapkaranlık. Savrulsam da bir taraftan kucaklıyormuş beni, tüm bedenim buz kesse de garip bir huzur varmış uçsuz mavilerde. İçimin karasına karşı koyamadım daha fazla. Artık her şey zifir karanlık. İçimde kalan son hayat enerjisiyle tutunacak dal arıyorum. Şu siktiğimin koca evreninde saçlarımı öperek uyuyacak, sürüklenmek ne kadar huzur verse de kulaç atmayı öğretecek, bindir güzel hayal kuracak biri var sandım. Boynumda asla var olmayacak analog bir kamera, elinden tutup hiç kaybolamayacağım sokakların yasını hissettim. O kadar ihtiyacım vardı ki birine tutunmaya. Hayatım boyunca el açıp dua ettiğim her şeyi tarif edemeyeceğim kadar güzel bir anda pat diye karşımda buldum sandım. İnanılmayacak kadar baş döndürücü olsa da inanmayı her şeyden çok istedim. Bir kere daha yanağımda kıpkırmızı bir tokat iziyle yine yalnızlığımın en dibinde buldum kendimi. Ne sanmıştım ki beyaz atlı prenslerin gerçek olduğunu mu? Ya ben dünyanın en aptal kızıyım ya da insanlarda iyilikten en ufak bir iz kalmamış. Birine bomboş hayal satmak sonra bir hiçmiş gibi mutluluklar dilemek çok kolay. Birinin son umudunu bağladığı birinin puf diye hayal bulutuna dönmesini izlemek çok zor. İşin en korkutucu tarafı da artık şaşırmamak. Bir göğsümün içindeki kelebek son kanat çırpışlarını yapıyor ve kasırganın sesi artık hiç uzakta değil.
Χρειάζομαι και άλλο τζιμ