🌚
Isaac Asimov, Patlayan Güneşler
Çev.: Nejat Ebcioğlu
RMH
he wasn't even looking at me and he found me
Claire Keane
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

blake kathryn
Monterey Bay Aquarium

if i look back, i am lost
Keni
ojovivo

Kiana Khansmith
No title available
hello vonnie
Cosimo Galluzzi
DEAR READER

No title available

No title available
TVSTRANGERTHINGS
Jules of Nature
Sade Olutola
almost home
seen from Italy
seen from Italy
seen from Germany
seen from Malaysia
seen from Türkiye

seen from Brazil

seen from Netherlands

seen from Germany

seen from Canada
seen from United States

seen from Germany
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Italy
seen from United States

seen from Germany

seen from United Kingdom
@leylainworld
🌚
Isaac Asimov, Patlayan Güneşler
Çev.: Nejat Ebcioğlu
Necip Fazıl Kısakürek, O Ve Ben
"Bilemez kimse /Allah dilediği gibi gibi serper çiceklerini/ Ve çakar çivilerini dilediği gibi"
Mevlana İdris 🌿
En güzelini yapıyor. Büyü bozulmadan kendi şarkısını söylüyor. Üstelik kimin ne dediği de pek umurunda değil. Bana öyle geliyor ki büyü bozulsa bile şarkısını söylemeye devam eder.
"kendinin zalimi"
Son kısım ağlatacak denli güzel...
İçgörü.
İbrahim Tenekeci'nin "yollardan önce varmış gibisin" dediği...
"Atlas Sineması'na gidiyoruz. Kocaman bir salon. Filmi unutmadım. Müfettiş. Sinema çıkışında Süm kestane kebabı satın alıyor. Kent yaşamına alışmış. Koşulları hızlı bir gerçekçilikle benimsiyor. Oysa ben henüz taşra bahçelerinin erik ağaçları altındaki durgunluktayım."
Tezer Özlü, Çocukluğun Soğuk Geceleri
"gördüm güzelliğin bildirip gider"
dut ağacı altında haziran yağmuruydu. biraz sevindikten sonra koşar adım eve gidinceye kadar dindi. haziran yağmurunun huyudur, eve gidene kadar diner. ✨
"Yukarda gökyüzünde estetiğe falan gerek yok. Burda yeryüzündeyse insanlar kendilerine belli belirsiz iyiliği hatırlattığı için arıyorlar güzeli. Estetiğin tek varlık nedeni bu. Kaybolup giden bir şeyin hatırlatıcısı olması..."
John Berger, Düğüne
işte aynı sofradaydık -doydum- diyen kalmıyordu.
biz ekmeği değil, ellerimizi parçalıyorduk.
turâb suyu fazla içeni çamurlaştırıyordu.
affet beni, biraz küçüktüm, karşı koyamıyordum.
bünyamin aksin | dergâh
"seni güzel değil çirkin kılıyorsa, yararlı değil zararlı kılıyorsa, merhametli değil acımasız kılıyorsa, en çok da kendine karşı acımasız kılıyorsa o şeyi suya atmalısın. içimdeki taşı suya attım."
handan acar yıldız | açık unutulmuş mikrofon
Aşk da ilham mıdır? Ressamın, şairin ilhamı gibi bir ilham mıdır? Cemile'yi süzerken koşup bozkıra kaçmak geliyordu içimden.
Cengiz Aytmatov, Cemile
hidayet bir kuştur. kim penceresinin kenarına kırıntı koyarsa ona gelir.
Bekleme salonlarında çay getiren eller sağ olsunlar... :)
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu'nun Gün Akşamsızdır kitabını okuyorum. Bu kitapla öykü türünü aslında ne kadar çok sevdiğimi fark ettim. Her öyküde farklı bir yaşamın içine girmiş gibi. Gerçek değilse bile dünyanın herhangi bir yerinde farklı kahramanlar tarafından yaşanıyormuş gibi...
Çok sevdim bu kitabı da. Samimi, hüzünlü, kaypak...
Birkaç alıntı:
******
"Ben şikayetçi değildim. Biz böyle yetiştirilmiştik. Şikayet edilecek bir şey varsa, insan bütün gücüyle bunu değiştirmeye çalışırdı. Konuştukça değiştirme gücünü yitirirdi insan. Rahmetli annem evi badanalayacağını bile bir iki gün öncesinden söylemez, bir sabah toplanmış bir odanın içine açıverirdik gözümüzü. Bütün yapılacaklarını dile yükledin mi, şeytan musallat olur, derdi rahmetli. Yapacam deme, yaparken görsünler, derdi. Hiçbir şeyi konuşmamam bundandır.
******
Çocukken dedesi parayı öyle tiksinti ile anlatmıştı ki, insanlar onun uğruna her türlü kötülüğü yapar diye. Eline para verip de bakkala gönderdikleri ilk gün dakikalarca elini temizleyip benim ellerim kirlendi mi diye korkuyla annesine soruşu, aile meclisinin vazgeçilmez meselesi haline gelmişti. Elleri kirlenecek miydi? Kimlerin kiri akacaktı ellerine ve gönlüne...
******
Yapılamaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı.
*****
İslam'ın yeniden yapılandırılması fikri İslam'ın yalnızca bireyi değil toplumu da yapılandırma yetisi yüzünden daima iki tür engele rastlayacaktır; bunlar eski öğretilere bağlı kalmak isteyen muhafazakarlar ve başkalarının öğretilerine bağlanmak isteyen modernistler. Muhafazakarlar İslam'ı geçmişe çekmeye çalışırken, modernistler ise İslam dinine yabancı bir gelecek hazırlarlar.
Aliya İzzetbegoviç, İslam Deklerasyonu
"Seyahat hali odur ki şahit olduklarınızın derin anlamları açılır kalbinizde. Bir keresinde iç savaştan mustarip Mogadişu'da açılışı yapılacak sahra hastanesinin önünde su dökmesi için bir kadına testi verilmişti. Hemen karşısındaydım. Kadın hırsla suyu kumlara döküyordu. Maksat kumların havaya kalkmamasıydı, yani canlı yayın çekimi esnasında ekranda dumanlı bir görüntü olmamasıydı.
Birden kadının hırsının içine girdim. Ve fark ettim ki, çocuğuna verecek su bulamayan, hastalıktan sefaletten evlatlarını yaşadığı kamptaki toprağa gömmek zorunda kalan bu kadıncağıza dünyanın en ağır yükü verilmişti. Kaynağı heba ediyordu. Suyu, nimeti, hayatı yok pahasına döküyordu.
Kıdemli bir seyyah oldukça zuhurata tabi olmanın inceliklerine vakıf olursunuz. Olaylar ve kişiler sizi yönettiğini sanırlar fakat asıl olarak sizin bakışınızda şekillenir alem. Neye itaat ettiğinizi rotanız belirledikçe gereksiz bütün bağımlılıklardan azade tutar yolculuk sizi."
Leyla İpekçi