Prens yok, masal yalan; gerçek soğuk, ben kırık.
Not today Justin
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

izzy's playlists!
Mike Driver
TVSTRANGERTHINGS

No title available
No title available
🪼
noise dept.
Sweet Seals For You, Always
Lint Roller? I Barely Know Her
he wasn't even looking at me and he found me

祝日 / Permanent Vacation
Three Goblin Art
No title available
Alisa U Zemlji Chuda

JVL

Origami Around

roma★

❣ Chile in a Photography ❣
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from Italy
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from Portugal
seen from Syria
seen from Lithuania
seen from India
seen from United States
seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from Poland
seen from Brazil

seen from Germany
@maviodalar
Prens yok, masal yalan; gerçek soğuk, ben kırık.
Her zaman doğruyu söylerim, sikmişim dokuz köyü.
Sarılsak, omzundan öpsem, gülüşünü izlesem, saçlarınla oynasam, bir de karşılıklı çay içsek, Geçecek gibi.
Halim yok orospu çocukları, yormayın.
biraz alkol, biraz deniz, biraz sen.
Kurnaz tilki, aptal tavşan.
Hiç bir şeyim yok, bir paket sigara bir de dağınık odam.
Bir çocuk sabah evden 'okula gidiyorum' diye çıkıp akşam hastane odasında uyanıyorsa, biz bitmişiz demektir. Koridorlarda ders zili yerine silah sesleri yankılanıyorsa, batsın sizin düzeniniz, batsın güvenliğiniz. Okulun kapısına kadar gelen bu nefretin, bu şiddetin ve buna seyirci kalan her kurumun izini tozunu sikeyim. Koruyamadığınız her çocuk, her öğretmen sizin boynunuzdaki vebaldir.
Kucağına oturup sabaha kadar sana bir şeyler anlatmak istiyorum; nefes dahi almadan.
Beni özle isterim, beni çok özle.
Henüz çocukken başladım hayallerimi yırtık ceplerime koymaya. Ben her adımımda düşlerimi ardımda bırakan kadınım. Güzel olan şeyler uzun süre hayatımda kalamaz, barınamaz.
Sabaha kadar sessizce yürümek istiyorum, sadece düşüncelerim eşlik etsin bana.
Yürürken şehrin ışıkları yavaş yavaş söndü; kaldırımların soğuğu ayaklarımdan içime yürüdü. Sokak lambalarının altında gölgem uzadı, kısaldı, yine uzadı. Düşündüm. Belki de insan en çok kimse bakmazken kendisiyle yüzleşebiliyor. Kalabalıkta sustuğum ne varsa, gece önümde sıraya giriyor. Gece, insana karşı acımasız değil. Bilakis dürüst. Sabah olduğunda hiçbir mucize beklemiyorum. Sadece içimdeki ağırlığın biraz yer değiştirmesini. Biraz hafiflemesini. Güldüm, benimki de nafile bir umut.
Mutlu mutlu rakı içilmiyor, sigara yakılmıyor, koyduğum çayın bile eski keyfi olmuyordu. Gittiğin iyi oldu.
Elimi uzattığım yeşil dalların kuruduğuna şahit oldum; kıyamam, sevme beni.
Sesimde söyleyemediğim sözler, gizleyemediğim gözyaşlarım, silip de unutamadığım sabahlar, kokladığım eşyaların.
Gözlerimi boş duvarlara mahkûm bıraktın; nefesim ağır, ellerim soğuk.