Bunları sana soğuk bir yoğun bakım ünitesinden yazıyorum, canımın içi. Kollarımda onlarca morluk, gözlerimde yaşlarla yazıyorum. Beceremedim. Özür dilerim. Yanına gelemedim bu kez de canımın içi. Ellerim titremiyor verilen sakinleştiriciler ellerimin titremesine engel oluyor bu kez ama zihnim deliriyor, sesler susmuyor, zihnim ateşler içinde yanıyor. Kan kusuyorum. Zihnimdeki çığlıklar susmuyor. Nefes alıyorum. Haykırışlar devam ediyor. Gözyaşları akmıyor. Tek damla akmıyor. Birileri bir şeyler diyor , koşuşturma içindeler, anlamıyorum. İzliyorum öylece. Gözlerim bomboş bakıyor. Artık aynada kendime bakınca gözlerimdeki bakışları tanıyamıyorum. Dipsiz bir kuyu, karanlıkta dibini göremediğimiz bir kuyudan ibaretler gözlerim. Dilimden tek kelime dökülmüyor. Sözlükteki tüm kelimeler yanmış da küllerinden var edemiyorum sanki. Sözcükler yanar mıymış? Yanıyormuş işte. Kendimle birlikte cümlelerimi de yakmışım. Tek fark benim küllerim savruldu. Benim küllerim toplanmamak üzere savruldu.
02.47
27 Eylül 2023














