Yaralarımı soymak, kanatmak bana annemden hatıra.
noise dept.
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
The Bowery Presents
Jules of Nature
Interview Vampire Daily

if i look back, i am lost
macklin celebrini has autism
No title available

roma★

pixel skylines
Mike Driver
Noah Kahan
occasionally subtle
EXPECTATIONS
🪼
Sade Olutola
Not today Justin

Kiana Khansmith
Sweet Seals For You, Always
tumblr dot com

seen from United States
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Indonesia
seen from Pakistan
seen from Mexico
seen from United Kingdom
seen from Bangladesh
seen from United States

seen from New Zealand
seen from Egypt

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from New Zealand
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from Vietnam

seen from Poland
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
@nilufercicegii
Yaralarımı soymak, kanatmak bana annemden hatıra.
Sol kaburgamı kıran bi mezar taşıyorum yüreğimde, çocukluğumun.
Ait değiliz leylâ. Kamburuyuz biz bu memleketin.
Vasiyetimdir. Beni, senin avuçlarının arasına gömsünler.
Münevver'in bakışlarında hep bi' ağırlık vardı. Kırk ömür yaşamış gibi. Hayatın kırıklıklarını omuzlarının üzerinde taşırdı. Münevver sevilmek ne bilmezdi. Babası da sevmezdi onu. Fakat isterdi. Bi kez bile olsa başı okşansın. Öksüzdü. başını bi annenin şefkatli göğsüne yaslamamıştı. Çiçekleri okşarken bile parmakları titrerdi. Her çocuğa gülümserdi. Her anneyi bağrına basabilirdi. Münevver'in kalbinde tüm dünyaya yetecek kadar şefkati vardı. Oysa hayat ona kırk ömrün yüklerini yüklemişti.
Benim cânım münevver, kendini sev.
Münevver'in bakışlarında hep bi' ağırlık vardı. Kırk ömür yaşamış gibi. Hayatın kırıklıklarını omuzlarının üzerinde taşırdı. Münevver sevilmek ne bilmezdi. Babası da sevmezdi onu. Fakat isterdi. Bi kez bile olsa başı okşansın. Öksüzdü. başını bi annenin şefkatli göğsüne yaslamamıştı. Çiçekleri okşarken bile parmakları titrerdi. Her çocuğa gülümserdi. Her anneyi bağrına basabilirdi. Münevver'in kalbinde tüm dünyaya yetecek kadar şefkati vardı. Oysa hayat ona kırk ömrün yüklerini yüklemişti.
Tanrım. Onun gözlerini bana bağışla. Güzel tanrım. Niçin öyle keder dolu ağlamaklı bakar gözlerime? N'için bu kadar yorgun. N'için titrer gözbebekleri? Onun yüklerini al. Omuzlarımla altında ezilmeye razıyım. Nolur bi kere gülsün gözleri.
Yoruldum. Vallahide billahide parmak uçlarıma kadar yoruldum ben. Münevver. Öpsen ya diz kapaklarımı. Bitse etime kemiğime bürünen, beni kendimde bırakmayan bu ağrılar.
Bi insanın göğsündeki sevgi sızlar mı? Sızlıyor münevver. Göğüs kafesimden öp beni.
Eklemlerim hareket ettikçe canımın en içi parçalanıyor. Eklemlerime sar ellerini.
Göz kapaklarım ağırlaşıyor. Göz kapaklarını bile taşıyamaz mı insan? Öpsene gözlerimi.
Yoruldum. Vallahide billahide parmak uçlarıma kadar yoruldum ben. Münevver. Öpsen ya diz kapaklarımı. Bitse etime kemiğime bürünen, beni kendimde bırakmayan bu ağrılar.
Yüreği çiçekli bi kadın. Severdi. Sevince hiç bitmeyecek gibi severdi. Hiç gitmeyecek gibi. Avuçlarının arası hiç solmamış,toprakları çöle dönmemiş gibi. Yangınlar küle çevirmemiş, sular çekilmemiş, ev çökmemiş,dudaklarını soymamış, kaşlarını çatmamış, kasırgalar çıkmamış bedenine küfretmemiş, saçlarını yolmamış, ölmemiş, gömmemiş, sövmemiş gibi severdi.
Yaralarımı soymak, kanatmak bana annemden hatıra.
sevmenin bile can yakması bundandır.
Yaralarımı soymak, kanatmak bana annemden hatıra.
Sahi anne, neden acı doluydu bakışların? Dünyanın bütün yüklerini omzuna almışsın gibi bakar, nefesin keder kokardı. Evini sırtında taşırdın. Dakikalarca susar bi boşluğu izlerdin. Gülmek ne bilir misin, Hiç başın okşandı mı? Bana bu yükü neden bıraktın. Parlamaz gözleri annemin, uçarı sevinçleri olmaz. İçinde bir şeyler ukde kalmış gibi aranır dururdu bu dünyanın balkonunda. Umutları uçurtmanın arkasına takmaz. Bazen uzaklara dalar, sanki birini gömmüş gibi kasvetli bi' iç çekerdi. Parmakları buram buram sigara kokardı. Evi başına yıkılmış, yıldızlar yere düşmüş, çiçekler solmuş gibiydi yüreği.
Parmak uçlarını öpünce bitecek bu dünyanın karmaşası.
Bir fotoğraf karesinden gülümsemek sana. Çocuk olmak avuçlarının arasında. Yıldızlarca sevmek bi anne karnı şefkatiyle.
cânım, omurgamın ince sızılı ağrısı. kaburgamın altın parçası.
ince bir körlük gerek seni çözmeye münevver. çözmekten ölmek gerek seni çözmeye.
Sana ulaşınca çiçek açacak dallarım.
Gökten şekerler yağacak çocuklara. Annelerin kekleri hep portakallı, tarçınlı. Evler hep, bi' bayram günü sabahı. Annemin yasemin kokulu mendilleri, pencere önü çiçekleri, sokak başı bakkalları, mahalle arası oyunları.. Seni sevmek hep beş yaşımda.