hiç bir yerde olmamak ama her yerden gitmek istemek
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
No title available
taylor price
YOU ARE THE REASON
Not today Justin
EXPECTATIONS
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

#extradirty

shark vs the universe
NASA

roma★

Game Changer & Make Some Noise
Doug Jones
No title available
sheepfilms
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

❣ Chile in a Photography ❣
Cosimo Galluzzi
🪼
art blog(derogatory)

seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Switzerland

seen from Puerto Rico
seen from Indonesia
seen from China

seen from Switzerland

seen from Spain

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Réunion

seen from Croatia
seen from South Korea
seen from Germany

seen from Switzerland

seen from United States
seen from Germany
@ruhumdakiyaralar
hiç bir yerde olmamak ama her yerden gitmek istemek
esenlik ve güzellikle dolu şu hayatta, bana düşen sadece ıstırap oldu.
'eğer vefa beklenen seviyede değilse, demek ki iman da olması gereken seviyede değil'
gökyüzü çatladığı zaman, yıldızlar döküldüğü zaman, denizler akıtıldığı zaman, kabirler deşildiği zaman, her nefis neyi sunduğunu ve neyi ertelediğini bilir. ey insan, cömert olan Rabbine karşı seni ne aldattı?
infitâr sûresi 1-6
"Bilmez misin ki, hakikaten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır, hepsi O'nundur. Size de Allah'dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır."
artık anla, duymak istemeyene bağırmanın bir faydası yoktur. görmek istemeyene gözyaşının önemi yoktur. hissetmek istemeyene güzel sözlerin tesiri yoktur. defalarca denedik ve hep yanıldık. bu dünyanın acımasızlığında bizim payımıza düşen yalnızca kendi kabuğumuza çekilmek oldu. çünkü biliyorsun ne zaman kalbimiz atacak gibi olsa elimizde sadece kırıkları kaldı
'çiğnenir ektiğin güller, âh emeklerin boşa gider'
bu acımasız dünyanın insanlarının kalplerinde iyiliğe dair bir iz bulmaya çalışmak insanın kendisini yitirmesinden başka hiçbir şeye sebep olmuyor
yaşayamadığın bir hayatın özlemini yüreğinin üzerinde ağır bir yük gibi taşımak*
'bahçamda gülüm soldu, dünyada vadem doldu'
geçip giden günlerin içinde içimdeki geçmeyen hüzünle kendime bir yer bulamadım
kaçıp kurtulmak gerek herkesten, her şeyden ve kendinden
kaç mevsim geçti ama gönlüme bir bahar gelmedi
anladım ki hayat hep bir uçuruma koşmak gibi
'acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman, acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim'
"tekliğim,
yorgun ve kanadı kırık kuştur
hüznün yapraklarında gölgelendiği
kim koparır dalından
ağzı açık bir gülü
kırmızı bir ölümü görmüş gibi,
kanarım"
zaman bu, geçip gider. ama öylece geçip giderken insandan da o kadar çok şey götürüyor ki bazen farkına bile varamıyorsun. bir şeylere yetişmek için gösterdiğin çaba, geçmişin özlemi, geleceğin belirsizliği arasında kayboluyorsun. bir yokuşun sonuna nefes nefese varmış gibi oluyorsun ama o yokuştan sonra yol nereye gider bazen bilemiyorsun. işte bu kadar, burası son dediğin yerde devam etmek zorunda olduğunu kendine hatırlatıyorsun. devam etmek zorundasın ama gücün nerede? zaman geçiyor, zaman hep geçer ama sen bu geçip giden zamanın neresindesin? çoğu zaman bu soruların cevabını bulamıyorsun. dün yüzüne gülen her bir yüz bugün sanki bir yabancıya dönüşüyor. suçlayamıyorsun. çünkü sen de bir parça yabancısın. hem de en çok kendine. dışarıdan iyi gözüken hâlinin içinde ise büyük bir karmaşıklık var. al bu karmaşıklığı çöz diyemiyorsun kimselere. yetmiyor kendi karmaşıklığına etrafındakilerden de ekliyorsun. büyüyor büyüyor ve en nihayetinde herkesinkini bir parça çözebiliyorsun ama kendine gelince es geçiyorsun. işte hayat bazen bu; es geçtiklerimiz. zaman öylece geçip gidiyor. zaman hep geçer. ama sen geçip giden bu zamanda bir de kendini neden es geçiyorsun?