“(Nuh a.s. şöyle dedi:) Yâ Rabbi! Bana ve babama-anama ve mü’min olarak evime girene ve bütün mü’min erkek ve kadınlara mağfiret buyur ve zâlimlerin ancak helâkini arttır.” (Nuh Sûresi, âyet 28)
Today's Document

Discoholic 🪩
art blog(derogatory)

if i look back, i am lost
I'd rather be in outer space 🛸
hello vonnie

Love Begins

Jar Jar Binks Fan Club
YOU ARE THE REASON
The Bowery Presents
Not today Justin

titsay
taylor price
The Stonewall Inn
noise dept.
No title available
Doug Jones
macklin celebrini has autism
EXPECTATIONS

roma★

seen from United States
seen from Ecuador
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Australia
seen from Germany

seen from United States

seen from South Africa
seen from Netherlands
seen from Colombia
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Iraq

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Togo
seen from United States

seen from United States
@sonrahepuyumakistedim
“(Nuh a.s. şöyle dedi:) Yâ Rabbi! Bana ve babama-anama ve mü’min olarak evime girene ve bütün mü’min erkek ve kadınlara mağfiret buyur ve zâlimlerin ancak helâkini arttır.” (Nuh Sûresi, âyet 28)
Ah benim yüzüne baktıkça dağılan kederim, göğe doğru saçılan neşem ♥️
Allahım, beni tâbi tuttuğun sınav buysa bana dayanma gücüde ver
Gönlünün sevdiğiyle aynı kaptan hiç yemek yememiş birine deva sorulmazmış
Ben koca dünyada nasıl çarpabilirim ki sana?
Kaç zaman oldu şöyle kaygısız gülemedim..
ağrı neydi, neremdeydi, neresiydi ağrı
kim bana kalbimin menzilini soracaksa sorsun artık
ağrıdurmadanağrıdurmadanağrıdurmadan
ağrı benim durmadan doruğuna tırmandığım
meğer yüksek bir dağmış.
Ben hep duâ ederdim:
Ya Rab bana öyle bir eş ver ki
hamlığımı yüzüme vurmasın,
engin gülüşüyle beni yıkasın,
gönül besmelesiyle doğrasın,
aşk kazanında kaynatsın.
Kendi de tuzu biberi olsun ki beraber yanalım,
beraber pişelim.
Cahit Zarifoğlu
Keşke insanlar - niçin böyle olduklarını ancak Tanrı bilir! - geçip giden şimdiyi yaşamak yerine, geçmişte kalan bir sıkıntının hatıralarını anımsamak için hayal gücünü bu kadar zorlamasalar.
Kaç dağ yıkıldı içimizde, dışarısı günlük güneşlik...
Orhan gencebay'ın dediği gibi “bağrımda bir ateş var ne bileceksin” devam ediyor “ölsemde ne duyacak ne göreceksin” burada yutkunuyorum “hep seninle yaşadı öldü deseler aşkından öldüğümü bilmeyeceksin” anasız kuzu gibi kaldım ortada, benim fazlasına gücüm yetmiyor affet.
Kendimi eskiden çok güzel anıları içerisinde barındırmış kimsenin ziyaret etmediği yıkık dökük bina gibi hissediyorum
"dağ yolunda, ellerimizde
kozalarla / kelebeklerle
yer beğenen delilerdik biz /
ne çok acıyı dindirdik, ne çok."
Ah benim yüzüne baktıkça dağılan kederim, göğe doğru saçılan neşem ♥️