ojovivo

pixel skylines
Doug Jones
𓃗
macklin celebrini has autism

Kiana Khansmith
tumblr dot com

izzy's playlists!
art blog(derogatory)
One Nice Bug Per Day

if i look back, i am lost
I'd rather be in outer space 🛸
No title available
Fieri Frames
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
official daine visual archive
Cosmic Funnies
★
noise dept.
Color Me Curious

seen from Germany
seen from Brazil
seen from Uruguay

seen from Denmark
seen from Iraq
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Iraq
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Mexico

seen from Canada
seen from Canada
seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Hungary

seen from United Kingdom
seen from Colombia
@ssokakkopeksorunu
🐕 Türkiye’de 10 Milyon Başıboş Köpek Var:
Gerçeklerle Yüzleşme Zamanı Geldi de Geçiyor
Sokak hayvanları konusu yıllardır konuşuluyor. Ama dikkat edin: Konuşuluyor.
Çözülmüyor.
Çünkü bu ülkede bazı şeyler konuşulsun ama çözülmesin isteniyor. İnsanlar birbirine düşsün ama köklü önlemler alınmasın.
Sokaklar adeta bir "vicdan vitrini"ne çevrilmiş durumda. Fakat bu vitrin artık kanıyor. Gerçek acılar, gerçek saldırılar, gerçek ölümler yaşanıyor.
Şimdi size duygularla değil, rakamlarla, akılla ve basit matematikle anlatacağım.
---
📍 Sorunun Tanımı:
Başıboş köpek popülasyonu kontrol edilemiyor.
Türkiye’de sahipsiz köpek sayısı: 10 milyonun üzerinde
Bu sayı resmî kayıtlardan çok daha fazla çünkü köyler, kırsal, sanayi bölgeleri ve boş arazilerde yaşayan binlerce sürü hesaba katılmıyor.
Sokakta doğan bir köpek sahipsizdir.
Sokakta yaşayan bir köpek feraldir.
Feral bir köpeği sahiplendirme oranı sıfıra yakındır.
---
🛠️ Belediyelerin Durumu Ne?
Türkiye’de yaklaşık 1.400 il ve ilçe belediyesi var.
Bunların ancak %25’i (yaklaşık 350’si), köpek toplama için organize birimlere sahip.
Her birinin en fazla 1 sahipsiz hayvan toplama ekibi olduğu varsayılıyor.
Bu ekipler, trafik, ihbar yoğunluğu ve imkânsızlıklar yüzünden günde ortalama 5 köpek toplayabiliyor.
> Günlük toplam: 350 ekip × 5 köpek = 1.750 köpek
---
📅 10 Milyon Köpek Ne Kadar Sürede Toplanır?
> 10.000.000 köpek ÷ 1.750 köpek/gün = 5.714 gün
Yani yaklaşık 15.6 yıl
Ve dikkat:
Bu hesap sadece sabit kalan 10 milyon köpeğin toplanmasıyla ilgili.
Bu süre zarfında köpekler üremeye devam edecek.
Ortalama bir dişi köpek yılda 2 kez doğurur ve her doğumda ortalama 6 yavru doğar.
Toplanan her 1 köpeğe karşılık arkadan 3-4 yavru gelmeye devam edecek.
Sonuç?
Siz saymaya çalışırken popülasyon sizden hızlı büyür.
Bu, çözümsüzlük sarmalıdır.
---
💰 Peki, Barınakta Baksak Olmaz mı?
Çokça duyduğumuz öneri:
> “Toplayalım ama öldürmeyelim, barınakta baksın devlet.”
Peki, barınakta bakmak ne demek?
Bir köpeğin yıllık barınak maliyeti (mama, veteriner, temizlik, personel):
≈ 15.000 TL
10 milyon köpek × 15.000 TL =
150 Milyar TL/Yıl
Bu bütçeyle ne yapılabilir biliyor musunuz?
Tüm devlet okullarına bir yıl boyunca her gün ücretsiz yemek verilebilir.
Deprem bölgelerine modern kentler kurulabilir.
Öğrencilere tablet, bilgisayar, internet erişimi sağlanabilir.
Emeklilere seyyanen ciddi zam yapılabilir.
Devlet kaynakları sınırsız değildir.
Ve barınaklar zaten dolu, hayvanlar içeride birbirini parçalıyor.
Vicdanla değil, akılla düşünmek gerekiyor.
---
❓ Peki Ne Yapılmalı?
Şu iki ucu keskin değil, çözüm belli ama uygulanması cesaret isteyen bir öneri var:
✅ Popülasyon kontrolü bilimsel yollarla sağlanmalı.
Bu, bazı hayvanların (özellikle yaşlı, hasta, saldırgan) uyutulması veya itlafı anlamına gelebilir.
Ancak bu işlem etkili, kontrollü ve etik ilkelere uygun yapılmak zorundadır.
Bu yöntem, sadece Türkiye’de değil; Avrupa, ABD, Güney Kore, Avustralya gibi ülkelerde de uygulanmaktadır. Çünkü popülasyon kontrolü olmayan hiçbir ülkede insan güvenliği garanti altına alınamaz.
✅ Yeni doğumlar engellenmeli.
Kısırlaştırma kampanyaları feral köpeklere değil, sahipli köpeklere odaklanmalı.
Sahipli hayvanların üretimi yasaklanmalı, denetlenmeli.
✅ Saldırganlık potansiyeli olan sürüler bir an önce sahadan çekilmeli.
✅ Belediyelerin koordinasyonu merkezi hâle getirilmeli.
Tarım Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ortak çalışmalı.
Bu mesele sadece “hayvanseverler ne der?” sorusuna indirgenemez. Bu bir kamu güvenliği ve halk sağlığı meselesidir.
---
📌 Sonuç:
Bağırmak, ağlamak, "öldürmeyin" demek yetmiyor.
Şu soruya hesapla, akılla, gerçekle cevap ver:
> 10 milyon başıboş köpeği,
günde 1.750’si toplanarak,
üreme hızı bu kadar yüksekken,
hangi kaynakla,
kaç yılda,
hangi barınağa koyacağız?
---
🧠 Hayvanları sevmek, onları sokakta ölüme terk etmek değildir.
Hayvanları korumak, insanları korumaktan vazgeçmek değildir.
Bu bir tercih değil, akıl zorunluluğudur.
Toplumsal Sorunların Afet Yönetimi Perspektifiyle Ele Alınması: Başıboş Hayvan Sorunu Örneği ve Siyasi Karar Alma Süreçleri
Özet
Bu makale, başıboş hayvan sorunu gibi insan kaynaklı toplumsal problemlerin, doğal afetlerle benzer bir öngörü, hazırlık ve müdahale mantığıyla yönetilmesi gerektiğini savunmaktadır. Sorunların erken aşamada tespit edilip proaktif önlemlerle kontrol altına alınmaması durumunda, tıpkı afetlerde olduğu gibi, kriz boyutuna ulaşarak toplumsal maliyetleri artırdığı vurgulanmaktadır. Siyasi karar alma süreçlerinde, anlık tepkiler ve popülist yaklaşımlar yerine, bilimsel verilere dayalı, uzun vadeli stratejilerin ve kapsayıcı bir afet yönetimi anlayışının benimsenmesinin önemi; sosyolojik ve psikolojik etkiler bağlamında incelenmektedir. Siyasetçilerin, toplumun tüm kesimlerinin sesine kulak vermesi, "sessiz çoğunluğun" kaygılarını göz ardı etmemesi ve sorunlar kemikleşmeden çözüm üretme sorumluluğu tartışılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Toplumsal Sorunlar, Başıboş Hayvan Sorunu, Siyaset, Karar Alma, Sosyoloji, Psikoloji, Proaktif Yaklaşım, Risk Yönetimi.
1. Giriş: Afetler ve İnsan Eliyle Yaratılan Krizler Arasındaki Paralellik
Doğal afetler (deprem, sel, hava muhalefeti vb.), öngörülebilirlikleri farklılık gösterse de, etkileri ve sonuçları itibarıyla toplumlar üzerinde derin izler bırakır. Afet yönetimi disiplini, bu tür olayların öncesinde alınacak tedbirler, olay anında doğru müdahale ve sonrasında iyileştirme çalışmalarını içeren bütüncül bir yaklaşım sunar. İnsan eliyle yaratılan ve zamanla kontrolsüz bir şekilde büyüyen sorunlar da, doğaları farklı olsa da, yönetilemediklerinde birer "toplumsal afet" niteliği kazanabilirler. Başıboş hayvan popülasyonundaki kontrolsüz artış, bu türden bir soruna çarpıcı bir örnektir. Önleyici tedbirlerin zamanında ve kararlılıkla alınmaması, sorunu kronikleştirmiş ve toplumsal huzuru tehdit eder hale getirmiştir. Bu durum, afet yönetiminin temel prensibi olan "önlem, müdahaleden daha az maliyetlidir" ilkesini bir kez daha doğrulamaktadır.
2. Afet Yönetimi Perspektifinden Başıboş Hayvan Sorunu
Afet yönetiminin dört temel aşaması – zarar azaltma (önleme/hazırlık), hazırlık, müdahale ve iyileştirme – başıboş hayvan sorunu gibi karmaşık toplumsal problemlere de uyarlanabilir:
* Zarar Azaltma ve Önleme: Bu aşama, sorunun kaynağına inmeyi gerektirir. Başıboş hayvan sorunu için bu, hayvanların sokağa terk edilmesinin önlenmesi, üremelerinin kontrol altına alınması (kısırlaştırma seferberlikleri), sahiplenmenin teşvik edilmesi gibi uzun vadeli ve kararlı politikaları içerir. Tıpkı bir sel felaketine karşı dere yataklarının ıslahı veya depreme karşı binaların güçlendirilmesi gibi, bu önlemler de sorunun yıkıcı etkilerini en aza indirmeyi hedefler.
* Hazırlık: Olası risk senaryolarına (hayvanlardan insanlara bulaşabilecek hastalıklar, saldırı vakaları, trafik kazaları vb.) karşı toplumun ve ilgili kurumların hazırlıklı olmasıdır. Bu, yeterli sayıda ve donanımda barınakların oluşturulması, veterinerlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması, halkın bilinçlendirilmesi gibi unsurları kapsar.
* Müdahale: Sorun kriz boyutuna ulaştığında, yani kamu sağlığı ve güvenliği ciddi şekilde tehdit edildiğinde, etkin ve insani müdahale yöntemlerinin devreye sokulmasıdır. Bu aşama, genellikle en çok tartışılan ve tepki çeken aşamadır, çünkü önleme ve hazırlık aşamaları ihmal edildiğinde, müdahale seçenekleri sınırlı ve zorlayıcı hale gelir.
* İyileştirme: Müdahale sonrası dönemi kapsar. Toplumsal güvenin yeniden tesisi, sorunun tekrarlamaması için kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi ve etkilenen bireylerin (örneğin saldırıya uğrayanlar) rehabilitasyonu bu kapsamdadır.
3. Siyasetin Rolü: Reaktif Yaklaşımlar ve "Çığırtkanlık" Tuzağı
Siyaset kurumu, toplumsal sorunların çözümünde merkezi bir role sahiptir. Ancak, sizin de belirttiğiniz gibi, siyasetçilerin karar alma süreçleri, toplumun genel refahından ziyade, anlık tepkilere, baskı gruplarının veya "sesi çok çıkan azınlıkların" taleplerine göre şekillenebilmektedir. Bu durum, özellikle başıboş hayvan sorunu gibi duygusal yükü yüksek konularda, rasyonel ve bilimsel çözümlerin ötelenmesine yol açabilir.
"Her bir can önemlidir" söylemi, evrensel bir etik değeri ifade ederken, bu söylemin pratik politikalara nasıl yansıdığı kritik öneme sahiptir. Eğer bu ilke, sadece belirli bir canlı türünün refahına odaklanıp, o türün kontrolsüz artışının diğer canlılar (insanlar dahil) ve ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini göz ardı ediyorsa, samimiyetini yitirir. Politikacılar, çoğu zaman "sessiz çoğunluğun" yaşadığı mağduriyetleri ve endişeleri, daha organize ve sesini daha gür çıkaran grupların talepleri karşısında ikinci plana atabilmektedir. Bu durum, sorunlar içinden çıkılmaz bir hal aldığında "gereğini yapacağız" gibi beyanlarla geçiştirilmeye çalışılsa da, aslında zamanında yapılmayanların bir itirafı niteliğindedir. Ulaşılabilir olmak ve toplumun tüm katmanlarından gelen geri bildirimleri dikkate almak, sağlıklı bir politika üretim sürecinin temelidir.
4. Sosyolojik ve Psikolojik Boyutlar
Başıboş hayvan sorununun toplumsal ve bireysel psikoloji üzerinde önemli etkileri vardır:
* Sosyolojik Etkiler:
* Kamusal Alanların Kullanımı: Başıboş hayvanların yoğun olduğu bölgelerde, insanlar parkları, sokakları, çocuk oyun alanlarını kullanmaktan çekinebilirler. Bu durum, sosyal etkileşimi azaltır ve yaşam kalitesini düşürür.
* Toplumsal Güven ve Dayanışma: Sorunun çözümsüzlüğü, devlet kurumlarına olan güveni sarsabilir. Ayrıca, hayvanseverler ve bu durumdan muzdarip olanlar arasında kutuplaşma ve gerginliklere yol açabilir.
* Ekonomik Yük: Saldırılar sonucu tedavi masrafları, trafik kazaları, belediyelerin artan barınak ve kısırlaştırma maliyetleri gibi ekonomik yükler oluşur.
* Psikolojik Etkiler:
* Korku ve Anksiyete: Özellikle çocuklar, yaşlılar ve daha önce olumsuz bir deneyim yaşamış kişilerde, başıboş hayvanlara karşı sürekli bir korku ve anksiyete gelişebilir. Bu durum, günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayabilir.
* Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Hayvan saldırısına maruz kalan bireylerde TSSB gelişme riski bulunmaktadır.
* Çaresizlik ve Öfke: Sorunun çözümsüzlüğüne tanık olan vatandaşlarda, yetkililere karşı bir çaresizlik ve öfke duygusu birikebilir. "Sessiz yığınların sesi" olma iddiasındaki siyasetçilerin, bu sessizliğin altında yatan derin psikolojik etkileri görmezden gelmemesi gerekir.
5. Sonuç ve Öneriler: Proaktif ve Bütüncül Bir Yaklaşım Zorunluluğu
İnsan eliyle yaratılan ve ihmal edildikçe büyüyen sorunlar, tıpkı doğal afetler gibi, toplumsal yapıyı ve birey psikolojisini derinden etkileyebilecek krizlere dönüşme potansiyeli taşır. Başıboş hayvan sorunu, bu durumun somut bir örneğidir ve afet yönetimi prensipleriyle ele alınması gereken karmaşık bir problemdir.
Bu bağlamda;
* Bilimsel Verilere Dayalı Politika Üretimi: Sorunun boyutları, yayılımı, riskleri ve çözüm alternatifleri hakkında düzenli veri toplanmalı ve analiz edilmelidir. Kararlar, duygusal tepkilerden ziyade bilimsel verilere ve uzman görüşlerine dayanmalıdır.
* Proaktif ve Önleyici Tedbirlerin Önceliklendirilmesi: Sorun kriz boyutuna ulaşmadan, kaynakların önemli bir kısmı önleyici tedbirlere (etkin kısırlaştırma, sahiplendirme kampanyaları, terk etmeye karşı caydırıcı yaptırımlar, eğitim ve bilinçlendirme) ayrılmalıdır.
* Kapsayıcı ve Katılımcı Yaklaşım: Sadece belirli çıkar gruplarının değil, toplumun tüm kesimlerinin (hayvan hakları savunucuları, mağdurlar, yerel yönetimler, akademisyenler, veteriner hekimler vb.) görüşleri alınarak ortak akıl aranmalıdır. Siyasetçiler, "sessiz çoğunluğun" sesini duymak için aktif çaba göstermelidir.
* Uzun Vadeli Stratejik Planlama: Anlık ve palyatif çözümler yerine, sorunu kalıcı olarak çözecek, sürdürülebilir ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmeli ve kararlılıkla uygulanmalıdır.
* Siyasi İrade ve Sorumluluk: Siyasetçiler, popülist söylemlerden kaçınarak, zor ama gerekli kararları alma iradesini göstermeli ve aldıkları kararların toplumsal sonuçlarının sorumluluğunu üstlenmelidirler. "Yapacak bir şeyimiz yok, yapamadık, yapmadık" noktasına gelmeden, proaktif bir afet yönetimi anlayışıyla toplumsal sorunlara yaklaşmak, hem daha insani hem de daha az maliyetli bir yoldur.
Toplum olarak gerçekleri görme, duyma ve konuşma sorumluluğumuz, bu tür karmaşık sorunların çözümünde elzemdir. Ancak bu şekilde, afet boyutuna varan toplumsal krizlerin önüne geçebilir ve daha güvenli, huzurlu bir ortak yaşam alanı inşa edebiliriz.
Şehir Yaşamında Başıboş Hayvan Sorunsalı: Afet Yönetimi Perspektifi, Uluslararası Deneyimler ve Türkiye Gerçeği
Özet
Bu makale, kentleşmiş toplumlarda başıboş hayvan sorununu, özellikle de köpek popülasyonlarını, bir "toplumsal afet" olarak ele almakta ve proaktif afet yönetimi ilkeleri çerçevesinde çözümler önermektedir. İnsan kaynaklı bu sorunun, halk sağlığı, kamu güvenliği, çevre ve ekonomi üzerinde yarattığı çok boyutlu tehditler incelenmektedir. Türkiye'deki başıboş hayvan kaynaklı trafik kazaları, can kayıpları, yaralanmalar ve kuduz vakaları somut örnekler ve haber kaynaklarıyla belgelenmekte; belediyelerin bir yandan kontrolsüz beslemeyi dolaylı olarak teşvik eden uygulamaları (örneğin, yem ihaleleri) ile sorunun çözümü arasındaki tezatlığa dikkat çekilmektedir. Avrupa, Amerika ve Japonya gibi ülkelerdeki başıboş hayvan yönetimi stratejileri, özellikle kentsel alanlarda bu hayvanların varlığının sürdürülebilir olmadığına dair akademik yayınlar ve ötenazi gibi kontrol mekanizmalarının yasal ve etik dayanakları karşılaştırmalı olarak sunulmaktadır. Makale, popülist söylemlerden uzak, bilimsel verilere dayalı, kararlı ve uzun vadeli politikaların gerekliliğini vurgulayarak, başıboş hayvanların şehir yaşamında yerinin olmadığını, insan ve hayvan refahını birlikte gözeten çözümlerin önceliklendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Başıboş Hayvanlar, Sokak Köpekleri, Afet Yönetimi, Halk Sağlığı, Kamu Güvenliği, Ötenazi, Çevre Kirliliği, Trafik Kazaları, Kuduz, Türkiye, Kent Yönetimi, Hayvan Refahı.
1. Giriş: İnsan Eliyle Yaratılan "Toplumsal Afet" Olarak Başıboş Hayvan Sorunu
Doğal afetler kadar yıkıcı olabilen ve toplumların gündelik yaşamını derinden etkileyen insan kaynaklı krizler mevcuttur. Kontrolsüz başıboş hayvan popülasyonları, özellikle büyük metropollerde, tam da bu tanıma uyan, çok boyutlu ve yönetimi zor bir "toplumsal afet" niteliği taşımaktadır. Bu sorun, sadece hayvan refahı boyutuyla ele alınamayacak kadar karmaşık olup; halk sağlığı, kamu güvenliği, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik maliyetler gibi pek çok kritik alanı doğrudan etkilemektedir. Afet yönetiminin temel prensibi olan "riskleri önceden tespit etme, önlem alma ve etkin müdahalede bulunma" yaklaşımı, başıboş hayvan sorununun çözümünde de hayati önem taşımaktadır. Zira önleyici ve proaktif stratejiler ihmal edildiğinde, sorun katlanarak büyümekte ve reaktif, çoğu zaman yetersiz kalan müdahalelerle başa çıkılması imkansız hale gelmektedir. Bu bağlamda, çağdaş kent yaşamında, başıboş hayvanların, özellikle de köpeklerin, kontrolsüz bir şekilde varlıklarını sürdürmelerinin kabul edilebilir bir durum olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek gerekmektedir.
2. Türkiye'de Başıboş Hayvan Sorununun Vahameti: Somut Veriler ve Yaşanan Trajediler
Türkiye, başıboş hayvan popülasyonunun en yüksek olduğu ülkelerden biri olarak öne çıkmakta ve bu durum, toplumun farklı kesimlerini etkileyen ciddi sorunlara yol açmaktadır.
* Trafik Kazaları: Başıboş hayvanların yollara aniden çıkması sonucu meydana gelen trafik kazaları, can ve mal kayıplarına neden olmaktadır.
* Örnek: DHA'nın 10 Mayıs 2024 tarihli haberine göre, Aksaray'da yola çıkan köpeğe çarpmamak için manevra yapan otomobilin takla atması sonucu 1 kişi ölmüş, 2 kişi yaralanmıştır. (Bu tür haberler sıkça yerel ve ulusal basında yer almaktadır. Spesifik bir kaza için güncel arşiv taraması yapılabilir, örneğin: DHA, "Aksaray'da köpeğe çarpmamak için manevra yapan araç takla attı: 1 ölü, 2 yaralı", 10 Mayıs 2024)
* Örnek: Sabah gazetesinin 16 Ocak 2023 tarihli haberinde, Antalya'da yola fırlayan köpeğe çarpan motosiklet sürücüsünün hayatını kaybettiği belirtilmiştir. (Kaynak: Sabah, "Antalya'da kahreden kaza! Yola fırlayan köpeğe çarpan motosikletli kurye hayatını kaybetti", 16 Ocak 2023)
* İnsan Ölümleri ve Yaralanmaları (Saldırılar): Özellikle çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere, vatandaşların başıboş köpek saldırılarına maruz kalması, ağır yaralanmalara ve maalesef ölümlere yol açabilmektedir.
* Örnek: Bitlis'te 2022 yılında köpek saldırısı sonucu kuduz olan ve tedavi gördüğü Ankara'da hayatını kaybeden Mustafa Erçetin vakası, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştır. (Kaynak: NTV, "Bitlis'te köpek saldırmıştı: Kuduz olan Mustafa hayatını kaybetti", 2 Kasım 2022)
* Örnek: Ankara Keçiören'de 2023 Aralık ayında Tunahan Yılmaz adlı çocuğun köpekler tarafından ağır yaralanması ve uzun süre hastanede tedavi görmesi. (Kaynak: Hürriyet, "Ankara'da köpeklerin saldırdığı Tunahan'ın babası: Çocuğumun peşini bırakmadılar", 12 Aralık 2023)
* Kuduz Vakaları: Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından kuduz açısından riskli bölgeler arasında gösterilmektedir. Başıboş hayvanlar, kuduzun yayılmasında önemli bir vektör görevi görmektedir.
* Veri: Tarım ve Orman Bakanlığı verileri ve Sağlık Bakanlığı açıklamaları, her yıl çok sayıda kuduz şüpheli temas vakasının bildirildiğini ve pozitif kuduz vakalarının da tespit edildiğini göstermektedir. Örneğin, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kuduz Profilaksisi Rehberi, bu konuda detaylı bilgi ve istatistikler sunmaktadır. (Genel bir kaynak olarak: Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, "Kuduz Profilaksisi Rehberi")
* Akademik Çalışma: Ertek, M. (2000). Türkiye'de Kuduz Sorunu ve Kontrol Çalışmaları. Etlik Veteriner Mikrobiyoloji Dergisi. Bu ve benzeri yerel akademik çalışmalar, Türkiye'deki kuduz riskinin boyutlarını ortaya koymaktadır.
* Çevresel Kirlilik ve Diğer Sağlık Riskleri: Başıboş hayvan dışkıları, parkları, sokakları ve çocuk oyun alanlarını kirleterek paraziter hastalıkların (kist hidatik vb.) yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Hayvan dışkılarındaki patojenler, EPA (ABD Çevre Koruma Ajansı) gibi kuruluşlar tarafından su kaynakları için önemli bir kirletici olarak tanımlanmaktadır.
3. Belediyelerin Çelişkili Politikaları: Yem İhaleleri ve Kontrolsüz Besleme
Başıboş hayvan sorununun çözümünde kilit rol oynaması gereken belediyelerin bazı uygulamaları, sorunu daha da derinleştiren bir tezatlık sergilemektedir. Bir yandan "kısırlaştır, aşılat, yerine bırak" modeli tam anlamıyla ve yeterli kapasitede işletilemezken, diğer yandan milyonlarca liralık "yem ihaleleri" ile başıboş hayvanların sokaklarda beslenmesi, popülasyonlarının artmasına ve belirli noktalarda kümelenmelerine neden olmaktadır. Otobüs durakları, hastane bahçeleri, okul çevreleri gibi kamusal alanlarda yapılan kontrolsüz beslemeler, hem sağlık risklerini artırmakta hem de hayvanların doğal yaşam alanlarından ve yiyecek bulma güdülerinden uzaklaşmasına yol açmaktadır. Bu durum, hayvanların insanlara daha bağımlı hale gelmesine ve yiyecek rekabeti nedeniyle saldırganlaşmasına da zemin hazırlayabilir. Bu yaklaşım, sürdürülebilir bir çözüm sunmaktan uzak olup, sorunu adeta "besleyerek büyütmektedir."
4. Uluslararası Deneyimler ve Akademik Perspektif: Başıboş Hayvanların Şehirde Yeri Yoktur
Gelişmiş ülkelerin büyük çoğunluğu, başıboş hayvanların kentsel alanlarda serbestçe dolaşmasına izin vermemekte ve bu konuda katı politikalar uygulamaktadır. Bu politikaların temelinde, halk sağlığı, kamu güvenliği ve hayvan refahını bir bütün olarak ele alan bir anlayış yatmaktadır.
* Akademik Yayınlar ve Genel Yaklaşım:
* Tasker, L. (2007). Stray Animal Control Practices (Europe). WSPA and The Humane Society of the United States. Bu tür raporlar, Avrupa'daki çeşitli kontrol mekanizmalarını ve "no-kill" (öldürmeme) politikalarının sınırlarını tartışır. Birçok Avrupa ülkesinde, barınak kapasitelerinin aşılması, sahiplendirilemeyen veya ciddi davranış bozukluğu gösteren hayvanlar için ötenazinin yasal ve etik bir seçenek olarak kabul edildiği belirtilir. (Bu spesifik rapor veya benzerleri için kütüphane ve akademik veri tabanları taranabilir.)
* American Veterinary Medical Association (AVMA). (2020). Guidelines for the Euthanasia of Animals. AVMA, hayvan ötenazisi için detaylı rehberler sunar ve bu uygulamanın, acıyı sonlandırmak veya toplum sağlığını korumak gibi gerekçelerle veteriner hekimlik pratiğinin bir parçası olduğunu belirtir. (Kaynak: AVMA, avma.org/resources-tools/avma-policies/avma-guidelines-euthanasia-animals)
* Japonya Örneği: Japonya'da "Hayvanların Refahı ve Yönetimi Yasası" çerçevesinde, başıboş hayvanlar yakalanır, belirli bir süre barınaklarda tutulur ve sahiplendirilmezlerse ötenazi uygulanır. Bu yaklaşım, kamu düzenini ve hijyenini koruma amacı taşır. (Kaynak: Japonya Çevre Bakanlığı'nın ilgili mevzuat sayfaları ve konuyla ilgili akademik makaleler, örneğin: Ministry of the Environment, Government of Japan, "Act on Welfare and Management of Animals")
* Genel İlke: Uluslararası literatürde, başıboş hayvanların şehir ekosisteminin doğal bir parçası olmadığı, insan faaliyetleri sonucu ortaya çıktığı ve kontrol altında tutulmadığında hem kendileri hem de insanlar için risk oluşturduğu genel kabul görmektedir. Sorumlu hayvan sahipliğinin teşviki, etkin kısırlaştırma programları ve kaçınılmaz durumlarda ötenazi, birçok gelişmiş ülkede uygulanan entegre çözüm stratejilerinin parçalarıdır.
* Ötenazi Uygulaması:
* Gerekçeler: Ötenazi, genellikle "son çare" olarak görülse de, birçok ülkede, barınaklarda yer kalmaması, hayvanın tedavi edilemez bir hastalığa veya acıya sahip olması, saldırganlık göstermesi ve rehabilite edilememesi gibi durumlarda, toplum sağlığı ve güvenliği ile hayvanın kendi refahı açısından gerekli bir uygulama olarak kabul edilir.
* Etik Tartışmalar: Ötenazi kararı her zaman etik tartışmaları beraberinde getirir. Ancak, kontrolsüz üremenin ve sokaklardaki yaşamın hayvanlar için de birçok tehlike (açlık, hastalık, trafik kazaları, şiddet) barındırdığı göz önüne alındığında, popülasyon kontrolünün sağlanamaması durumunda, daha büyük bir acının önlenmesi adına bir gereklilik olarak değerlendirilebilmektedir. Bu noktada temel argüman, "yaşam hakkı" ile "yaşam kalitesi" ve "toplumun genel refahı" arasındaki dengedir.
5. Afet Yönetimi Çerçevesinde Çözüm Önerileri ve Politikalar
Başıboş hayvan sorununun bir "toplumsal afet" olarak kabul edilmesi, çözüm stratejilerinin de bu ciddiyette ve kapsamda ele alınmasını gerektirir:
* Merkezi ve Kararlı Bir Otorite: Sorunun çözümü için merkezi bir otoritenin koordinasyonunda, yerel yönetimlerin aktif katılımıyla ulusal bir strateji belirlenmeli ve kararlılıkla uygulanmalıdır.
* Veri Tabanlı Yönetim: Ülke genelinde güvenilir bir başıboş hayvan sayımı ve kayıt sistemi oluşturulmalıdır. Sorunun boyutları ve dinamikleri bilimsel verilerle ortaya konmalıdır.
* Öncelik Kısırlaştırma ve Sahiplendirme Olmalı, Ancak Sınırları Bilinmeli: Agresif ve yaygın kısırlaştırma kampanyaları temel strateji olmalıdır. Sahiplendirme güçlü bir şekilde teşvik edilmeli, hayvan terkine karşı caydırıcı yasal düzenlemeler ve denetimler artırılmalıdır. Ancak bu yöntemlerin, mevcut devasa popülasyon karşısında tek başına yeterli olmayacağı ve belirli bir sürede sonuç vermeyeceği kabul edilmelidir.
* Barınak Kapasiteleri ve Standartları: Mevcut barınakların kapasiteleri ve yaşam koşulları iyileştirilmeli, ancak barınakların sorunun nihai çözümü değil, geçici bir aşaması olduğu unutulmamalıdır. Uzun süreli barınak yaşamı da hayvan refahı açısından ideal değildir.
* Ötenazi Seçeneğinin Rasyonel Değerlendirilmesi: Uluslararası örneklerde olduğu gibi, sahiplendirilemeyen, saldırgan davranışlar sergileyen, tedavi edilemez derecede hasta veya yaşlı hayvanlar için, veteriner hekim kararı ve etik kurallar çerçevesinde ötenazi seçeneği, popülasyon kontrolü ve toplum sağlığı adına rasyonel bir şekilde değerlendirilmelidir. Bu, duygusal tepkilerden arındırılmış, bilimsel ve toplumsal fayda odaklı bir tartışmayı gerektirir.
* Toplumsal Bilinçlendirme ve Eğitim: Sorumlu hayvan sahipliği, kısırlaştırmanın önemi ve başıboş hayvan sorununun toplumsal etkileri konusunda kapsamlı eğitim ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmelidir.
* Yasal Çerçevenin Güçlendirilmesi: Hayvanları Koruma Kanunu, başıboş hayvan popülasyonunun etkin kontrolünü sağlayacak, sorumlulukları netleştirecek ve yaptırımları artıracak şekilde güncellenmelidir. Belediyelerin çelişkili uygulamalarına son verecek düzenlemeler getirilmelidir.
6. Sonuç: Gerçekçi ve İnsani Çözümler Zorunluluğu
Başıboş hayvan sorunu, Türkiye'nin acil çözüm bekleyen önemli toplumsal sorunlarından biridir. Bu sorunla mücadelede, duygusal yaklaşımlar ve popülist söylemler yerine, bilimsel verilere, uluslararası deneyimlere ve afet yönetimi mantığına dayanan, kararlı ve sürdürülebilir politikalar hayata geçirilmelidir. Şehirler, insanların güven ve huzur içinde yaşayacağı alanlar olmalıdır ve bu, kontrolsüz başıboş hayvan popülasyonlarının varlığıyla bağdaşmamaktadır. Hem insan refahını hem de hayvan refahını gerçekçi bir şekilde gözeten, uzun vadeli çözümler üretmek, siyasetçilerin, yerel yönetimlerin ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğundadır. Aksi takdirde, "yapacak bir şeyimiz yok, yapamadık, yapmadık" itirafları, yaşanan trajedilerin ardından gelmeye devam edecektir. Gerçeklerle yüzleşmek ve zor kararları almaktan çekinmemek, bu toplumsal afetin üstesinden gelmenin ön koşuludur.
Not: Makalede atıfta bulunulan haber kaynakları ve akademik çalışmalar için, belirtilen tarihler ve başlıklar üzerinden internet araması yaparak doğrudan linklere ulaşılabilir. Özellikle akademik yayınlar için üniversite kütüphaneleri ve Google Scholar gibi akademik arama motorları kullanılmalıdır. Türkiye'deki kuduz ve saldırı vakalarına ilişkin en güncel ve detaylı istatistikler için Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın resmi web siteleri düzenli olarak takip edilmelidir.
https://twitter.com/ankara_cevirme/status/1742965375346639165?s=19
https://twitter.com/ankara_cevirme/status/1707645867195240559?s=19
https://twitter.com/ankara_cevirme/status/1619386401715535875?s=19
https://twitter.com/eerdincus/status/1693401771954127119?s=19
https://twitter.com/eerdincus/status/1693403356708966615?s=19
https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Tabakhane
https://www.dirilispostasi.com/makale/16239073/betul-soysal-bozdogan/sokakta-basibos-kopek-olamaz
https://twitter.com/hashtag/K%C3%B6pekleriUyutun?t=cYMzwS8bueKIUVAfQwfiVA&s=09
https://twitter.com/hashtag/k%C3%B6pekleritoplay%C4%B1n?t=5Po6q0HdzUz0rM-qzP_kyg&s=09
https://twitter.com/AbdullahGunydn/status/1614905383772127233?t=PJMvhcymVWY7w80gYgEcFA&s=19
Müttefik yelpazesi
Bu, kendini en çok adamış karşıtlardan en aktif destekçilere kadar uzanan bir kadraj üzerinde yayılmış şekilde, toplumsal güçlerin ve grupların yelpazesini incelemek için kullanılan bir strateji aracıdır. Bu araç, taktiklerin temel müttefikleri yanımıza çekmeyi başarıp başaramamasıyla ilişkili olarak ne şekilde planlanmaları gerektiğini ortaya çıkarabilir; herkese kendi görüşümüzü beğendirmemiz gerekmediğinin idrakiyle daha iyimser mobilizasyon çalışmalarını teşvik edebilir; bir grubun müttefikler konusunda daha fazla araştırma yapması gerektiği noktayı belirleyebilir.
Adım 1. Kavramı açıklayın
Çoğu toplumsal değişim durumunda değişikliği isteyenler ve istemeyenler arasında bir mücadele vardır. Bir yanda, değişime sadece inananlar değil, aynı zamanda bunu gerçekleştirmek için eyleme geçenler, değişimin aktif destekçileri vardır. Diğer yanda ise değişimi engellemek için aktif olarak eyleme geçen, değişimin aktif karşıtları vardır.
Aktivist çalışmalarında çoğunlukla bu iki gruba odaklanırız ama aslında çoğu insan bu iki ucun arasında bir yerdedir. Toplumlarda (kentler, iller vb.) sizin grubunuzun görüşüne en yakın olanından en uzak olanına kadar uzanan bir yelpazeye yerleştirilebilecek çeşitli gruplar yer alır. Aşağıdaki müttefik yelpazesi, bu noktayı örneklerle anlatıyor.
Müttefik yelpazesinin amacı, her bir kategoride farklı insanları veya belli insan gruplarını tanımlamak; sonra da bu insanları bir soldaki dilime kaydıracak şekilde eylemler ve taktikler tasarlamaktır.
Adım 2. Bu aracın faydaları
İyi bir haberimiz var: Çoğu toplumsal değişim kampanyasında karşıtlara kendi görüşünüze çekmeniz gerekli değildir. Sadece ortadaki daire dilimlerini kendi yönünüze doğru bir adım kaydırmanız gerekir. Bu önemli bir nokta. Eğer her dilimi bir adım kaydırırsak, karşı taraftaki muhafazakârlar asla fikirlerini değiştirmese dahi, kazanmamız olasıdır. Bu da amacımızın, fosil yakıt endüstrisini kendisini sonlandırmaya ikna etmek olmadığı anlamına geliyor. Bunun yerine, amacımız, toplumun geri kalanını bu endüstriyi bitirmek için harekete geçirmektir.
Aktivistler çoğu zaman, herkesi kendi taraflarına çekmeleri gerektiği (ki bu, umutsuzluğa davetiye çıkaran bir düşüncedir) ya da fosil yakıt endüstrisini veya aktif olarak karşı mücadele veren diğer insanları değiştirmemiz gerektiği (bu da umutsuzluğa davetiye çıkaran başka bir düşüncedir) şeklinde yanlış düşüncelere kapılırlar. Örgütleyiciler, harekete geçirme işine, umutsuz bir yaklaşım yerine olumlu bir yaklaşım getirdikleri zaman, insanları sürece katmak çok daha kolay olur.
Müttefikler Yelpazesi aynı zamanda bize birçok role ihtiyaç olduğunu hatırlatır. Farklı eylemler, yelpazenin farklı yerlerindeki kişilere ulaşacaktır; yani bir kampanyayı desteklemek için siyasetçilere kulis yapmaktan sokaklarda yürüyüş yapmaya kadar bir çok yol vardır.
Bu araç aynı zamanda çalışmalarımızı da değerlendirir. Halkın bazı kesimlerini kendi tarafımıza ölçülebilir bir şekilde çektiğimizi gösterebilir miyiz? Eğer yapamıyorsak, stratejimizi yeniden düşünmemiz gerekiyor.
Adım 3. Şemayı doldurun
Bu araç küçük gruplar için bile faydalıdır. Şemayı belirli kişiler ve gruplarla doldurmaya biraz vakit ayırın. Bu araç çalışmasını yapabilmek için net ve kesin bilgilere ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Mesela “halk”, ulaşmak için fazlasıyla geniştir; sonuç olarak stratejiniz zarar görür. Bunun yerine, ismi cismi – telefon numaraları veya adresleri – olan belirli gruplar tanımlayın; bunlar, toplantılarına katılabileceğiniz veya lideriyle görüşebileceğiniz gruplar olsun. İhtiyarlar ve topluluk liderleri gibi, hem politik olarak hem de toplumsal olarak etkili olan belirli bireyleri düşünün. (GÜÇ HARİTALAMA ETKİNLİĞİ)
Adım 4. Öğrendiğiniz bilgileri ve dersleri değerlendirin
Görüşleri ve alınan dersleri grubun tamamıyla paylaşın. Grup daha fazla araştırmaya ihtiyacı olduğunu fark edebilir ya da insanların yelpazenin neresinde durduğuna ilişkin önemli ve ilginç tartışmalar yapabilir.
Diğer dersler arasında şunlar da yer alır:
Az hasım olan bir grubu tarafsızlığa çekebilmeniz büyük bir kazanımdır.
Yelpazede sizin bulunduğunuz ucun bitişiğindeki grubu/dilimi aktivizme çekebilmeniz büyük bir başarıdır.
Karşıtları kendinize doğru bir adım çekmeniz, kazanımı hızlandırsa da, çoğu zaman kazanmak için gerekli değildir.
Bu araç, nerede daha çok bilgiye ihtiyacınız olduğunu göstererek araştırma alanlarınızı belirleyebilir.
Bu araç, bir yelpazeye dağılmış durumdaki insanların ayrıntılı bir haritasını çıkarmanın önemini gösterir: Durumdan doğrudan etkilenenler, kendilerini sizin müttefikiniz olarak görenler ve “erk sahibi” olanlar (devlet yetkilileri vb.). Bu insanların tümü yelpaze boyunca yayılmış hâlde olabilir. Bu yüzden bulundukları noktanın, bazılarının çalışmalarınızı odaklamanıza nasıl yardımcı olabileceğinin, örgütlenme çalışmalarınızı farklı yönlerden nasıl destekleyebileceğinin farkında olmamız önemlidir.
Grubunuzun hakkında çok veya az bilgi sahibi olduğu dilimlere dikkat edin. Bunlar, müttefik yelpazesinin söz konusu dilimi hakkında daha fazla bilgi edinmek için hangi gruplarla görüşmeye çalışmanız gerektiğini size gösterecektir. Onlara ulaşmak için bir plan geliştirin.
Örnek verecek olursak, toplu taşımacılığın genişletilmesi için mücadele veren Ürdünlü aktivistler, otobüslere binen kişileri dahil etmek istediklerini ama onları tanımadıklarını fark ettiler. Dolayısıyla, otobüs duraklarında takılarak ve otobüse binerek, yüzlerce insanla yüz yüze görüştüler, onların görüşlerini ve düşünce tarzlarını dinlediler.
Adım 1. Kavramı açıklayın Çoğu toplumsal değişim durumunda değişikliği isteyenler ve istemeyenler arasında bir mücadele vardır. Bir yanda, d
Müttefik Spektrumu
En sadık muhaliflerden en aktif destekçilere kadar geniş bir yelpazeye yayılmış sosyal güçler ve grupları incelemek için bir strateji aracı. Bu araç, kilit müttefikleri çekip çekmemelerine göre taktiklerin nasıl planlanması gerektiğini ortaya çıkarabilir; herkesi kendi bakış açımıza çekmenin gerekli olmadığının farkına vararak daha iyimser seferberlik çabalarını teşvik etmek; ve bir grubun müttefiklerle ilgili daha fazla araştırma yapması gereken yerleri değerlendirin.
Adım 1. Konsepti açıklayın
Çoğu sosyal değişim durumunda, değişimi isteyenlerle istemeyenler arasında bir mücadele vardır. Bir yanda, değişimin aktif destekçileri olan insanlar var; sadece değişime inananlar değil , aynı zamanda onu gerçeğe dönüştürmek için harekete geçen insanlar da var. Öte yandan, aktif olarak karşı çıkanlar, değişimi önlemek için aktif olarak harekete geçenler var.
Aktivist çalışmada genellikle bu iki gruba odaklanırız - yine de çoğu insan ikisinin arasında bir yerdedir. Toplumlar (kasabalar, iller vb.), grubunuzun bakış açısına en yakından en uzağa doğru bir yelpazeye yerleştirilebilecek bir dizi grup içerir. Bu müttefik yelpazesi bu noktayı göstermektedir.
Müttefik yelpazesinin amacı, her kategorideki farklı insanları veya belirli insan gruplarını belirlemek, ardından onları bir kama sola kaydırmak için eylemler ve taktikler tasarlamaktır.
Tüm grup içinde düşünceleri ve dersleri paylaşın. Grup daha fazla araştırma yapması gerektiğini fark edebilir. Ya da insanların yelpazenin neresinde olduğuna dair önemli, ilginç tartışmalar olabilir.
Diğer dersler şunları içerir:
Biraz düşmanca davranan bir grubun tarafsızlığa geçmesini sağlayabilirseniz, bu büyük bir kazançtır.
Aktivizme geçmek için grubu/kamayı yelpazenin sonuna yaklaştırabilirseniz bu büyük bir kazançtır.
Kazanmanın daha hızlı gerçekleşmesini sağlasa da, genellikle kazanmak için rakipleri kendinize doğru bir adım atmanız gerekmez.
Bu araç, nerede daha fazla bilgi sahibi olmanız gerektiğini göstererek araştırma alanlarını belirleyebilir.
Bir dizi insanın haritasını çıkarmanın önemini gösterebilir: durumdan doğrudan etkilenenler, kendilerini müttefikiniz olarak gören insanlar ve "güç sahibi" kişiler (hükümet yetkilileri, vb.). Tüm bu insanlar yelpazeye dağılmış olabilir, bu nedenle, onların kapsamını ve bazılarının çabalarınızı odaklamanıza ve örgütlenmenizin farklı yönlerini desteklemenize nasıl yardımcı olabileceğini fark etmek önemlidir.
Grubunuzun hangi dilimler hakkında çok veya az şey bildiğine dikkat edin. Bu, müttefik yelpazesinin o dilimi hakkında daha fazla bilgi edinmek için hangi gruplarla görüşmeye çalışmanız gerektiğini gösterir. Onlara ulaşmak için bir plan oluşturun.
Örneğin, toplu taşımanın genişletilmesi için mücadele eden Ürdünlü aktivistler, otobüse binen ama onları tanımayan insanları dahil etmek istediklerini fark ettiler. Bu yüzden otobüs duraklarında takıldılar ve otobüse binerek yüzlerce insanla bire bir görüşmeye başladılar, fikirlerini ve içgörülerini dinlediler. (Kampanyaları hakkında daha fazlasını buradan okuyun .)
Müttefikler Spektrumu
Egzersizin amacı:
- Kimlerin müttefikimiz kimlerin karşıtımız olduğunu anlama
- Taktiklerimizin kilit müttefikleri ne kadar çok etkileyip etkilemediğini kavramaya yardımcı olarak, insanları aktif müttefiklere doğru hareket ettirmek
- Karşıtı kendi bakış açımıza çekip yenmenin gerekli olmadığını kavrama yoluyla daha optimist mobilizasyon çabalarını cesaretlendirmek.
- Stratejilendirmenin karmaşık çekiciliğine insanları davet etmek.
Nasıl uygulanır/ kolaylaştırıcının notları:
- Bir gazete kağıdı diyagramı kullanarak bir çok toplumsal değişim durumunda değişimi isteyenler ve istemeyenler arasında bir mücadele olduğunu fikrini tanıtın.
- Diyelim ki değişimi isteyenler kağıdın bir tarafını (bu taraf sol olsun) istemeyenler de diğer tarafını temsil etsinler.
- Toplumlar (veya kasabalar veya devletler), en yakın fikirlerin en uzak noktada tanımlandığı bir çeşit barometrede (spektrum) yer alabilecek çeşitli grupları içerir, bunu temsilen bir yatay çizgi çizin.
- Çizimdeki gibi kamaları olan bir yarım ay çizin. Her iki sona yakın kamalar, aktif müttefikleri ve karşıtları içerir, yanlarındakiler pasif olanları, ortada kalanlar nötr grupları temsil eder.
- Üzerinde çalıştığınız konuyu ele alın veya bu bir genel antrenmansa grubtan üzerinde çalışmak istedikleri bir örnek seçmelerini isteyin. İsteyebileceğimiz bir talep belirleyin ve toplumda kimlerin en fazla destekçi, en az destekçi ve ortada olduğunu, gruptan belirlemelerini isteyin. "Sendikalar?", "fakir insanların grupları?", "ticaret odası?" vb. örnekler verin. Katılımcılar grupları ve spektrumdaki yerlerini belirlerken siz de bunları yarım ay içine yazın. Neden insanların nötr olduğunu sorun ve onları müttefiklere doğru hareket ettirebilecek yollar var mı diye tartışın. Ayrıca bir kamadan diğerine hareket eden insanların neden hareket ettiklerini sorun. (örneğin askerler ve gaziler başta savaşı desteklemeye eğilimliyken, savaş başladığında karşıtlık gelişir.)
- İyi haberi verin: birçok toplumsal değişim kampanyasında, karşıtınızı kendi görüşünüze kazanmanız gerekmez, hatta güçsahipleri karşıtınız olsa bile. Gerekli olan bazılarını veya hepsini sizin yönünüze bir adım yaklaştırmaktır. Eğer her kamayı bir adım değiştirirsek hatta diğer taraftaki anaçizgiler kımıldamamış olsa bile kazanmaya yakınızdır.
- Grup, stratejisini ve taktiklerini geliştirirken, hangi kamayı seçtiklerini ve insanları nasıl hareket ettirebileceklerini tanımlamalıdır. Kime ulaşılacağının seçimi için,
sorun: hangi gruba ulaşımımız veya güvenilirliğimiz var? Hangi gruplar ulaşılmaz? Grubumuzun amacı gözetildiğinde hangi gruplar ikna edilmeye uygundur?