Sitemize "Akçay'dan Trabzonspor açıklaması: "Beni mahkum edenler..."" konusu eklenmiştir. Detaylar için ziyaret ediniz. Akçay'dan Trabzonspor açıklaması: "Beni mahkum edenler..." Son Dakika Son Dakika Dünya
seen from Mexico

seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from China

seen from Malaysia
seen from Russia
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Norway

seen from Türkiye
seen from Germany

seen from Germany
Sitemize "Akçay'dan Trabzonspor açıklaması: "Beni mahkum edenler..."" konusu eklenmiştir. Detaylar için ziyaret ediniz. Akçay'dan Trabzonspor açıklaması: "Beni mahkum edenler..." Son Dakika Son Dakika Dünya
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/babami-oldurdum-gelin-beni-alin.html
'Babamı öldürdüm. Gelin beni alın'
Olay, Köyceğiz Gelişim Mahallesi’nde gece geç saatlerde meydana geldi. 17 yaşındaki Özgür K., annesini ve kendisini sürekli dövdüğünü iddia ettiği babası Tanju K.’ya (43) kurşun yağdırdı. Vücuduna 7 kurşun isabet eden Tanju K. olay yerinde hayatını kaybetti. Özgür K. ise polisi arayıp, “Babamı öldürdüm. Gelin beni alın” diyerek teslim oldu.
Uzun süredir işsiz olduğu ve ailesine şiddet uyguladığı öne sürülen Tanju K., iddiaya göre, dün gece yine karısını dövdü ve gece saat 01.00 sıralarında yürüyüş yapacağını söyleyerek evden çıktı. Özgür K. da babasının evde bulunan tabancasını alarak, peşinden gitti. Babasını takip eden Özgür K., Köyceğiz Mehmet Özakaya stadının yakınında babasının üzerine bir şarjör mermi boşalttı. Vücuduna 7 mermi isabet eden Tanju K. olay yerinde öldü.
Özgür K. polisi arayarak babasını vurduğunu ve nerede bulunduğunu söyledi. Polis ekipleri Özgür K.’yı babasının cesedinin başında otururken bularak gözaltına aldı. Adliyeye sevk edilen Özgür K.’nın ifadesinde, “Annemi iki gün önce dövdü. Gece bir kez daha bizim yanımızda dövdükten sonra evden çıktı. Hepimize şiddet uyguluyordu” dediği öne sürüldü.
Özgür K., çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘yakın akrabayı öldürmek’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Diğer taraftan, eşinden gördüğü şiddet nedeniyle yüzünde morluklar olan anne ise darp raporu alarak, ifade vermek üzere ilçe emniyet müdürlüğüne götürüldü.
CİHAT CURA
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/affedin-beni-elveda-dedi-olu-bulundu.html
'Affedin beni elveda' dedi, ölü bulundu!
Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde ikamet ederken 7 ay önce vatani görevini yapmak üzere askere giden M.K 70. Mekanize Piyade Tugayında ölü olarak bulundu. M.K’nın kişisel Facebook hesabına “Hayat işte kimine iyi kimine benim gibi kötü geliyor herşey üzerime üzerime geliyor dayanamıyorum yeter artık diye haykırmak hepsine dur demek istiyorum neydi benim suçum ya sevip de deliler gibi aşık olmak mı sen istediğin kadar sev karşındaki seni sevmezse aldatır da başkasıyla konuşur da iyi bir tavsiye seni sevmeyene sakın değer vermee aşık olma! Yoksa sonun benim gibi olur hepinizi çok seviyorum affedin beni elveda” şeklinde intihar notu bıraktığı öğrenildi. Oğullarının ölüm haberini alan yakınları sinir krizleri geçirdi. Ölü olarak bulunan ve intihar ettiği tahmin edilen Er M.K’nın cenazesinin Osmaniye’nin Kadirli ilçesindeki Taputepesi Mezarlığında defnedileceği öğrenildi.
SELÇUK SAVRAN
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/bedrettin-dalan-aglatma-beni-haberi.html
Bedrettin Dalan: Ağlatma beni haberi -
7 yıl sonra Türkiye’ye dönen Bedrettin Dalan, basın toplantısı düzenledi. Dalan, kurulan komploları yıllar önce devletin tüm organlarına anlattığını, buna başta karısı olmak üzere hiç kimsenin inanmadığını söyledi.
Ergenekon davasında hakkında çıkarılan yakalama kararı kaldırıldıktan sonra Türkiye’ye dönen Bedrettin Dalan, kurucusu olduğu Yeditepe Üniversitesi’nde basın toplantısı düzenledi. Türkiye’ye geldikten sonra ilk kez kameraların karşısına geçen Dalan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. “Bu kumpasla ilgili devletin organlarını uyardınız mı?” şeklindeki bir soruya Dalan, “Ben devletin bütün organlarına söyledim. Bana kimse inanmadı. Karım dahi inanmadı. Türkiye’deki bu süreçle ilgili 1986 yıllarındaydı galiba Güneri Civaoğlu’na bir Amerikalı subay bir harita göstermişti. O süreç bu süreçtir. O sürecin detaylarını rahmetli Turgut Özal’a çok yakın olduğum için fazlasıyla öğrendim ve gözüm patladı, yüreğim sıkıldı. Başta karıma açtım. Ülkemin yetkili organlarına açtım. Ama bana kimse inanmadı. Şimdi Türkiye’nin geldiği noktayı görüyorsunuz. Dolayısı ile bu bir hikaye değil, büyük bir proje. Evrensel bir proje. Bu kez doğrudan doğruya mağdurları arasına girdik. Mağdurum. Açıkça söyleyeyim. Ben gerekli uyarıları yaptım” dedi.
Bu mağduriyeti ile ilgili şikayette bulunup bulunmayacağı sorulan Dalan, “Avukatım gerekli şikayette bulundu. Savcılık beni çağırırsa bu kumpası bütün detayları ile anlatabilirim. Ben siyaset yapmak istemiyorum. Güncel siyasetin dışındayım. Şunu herkes bilsin ki siyasete gelme düşüncem yok benden kimse çekinmesin. Bedrettin Dalan artık görevini yapmıştır. Mağduriyetini yaşamış cezasını çekmiştir” şeklinde konuştu. Dalan, “Kırgınlığınız var mı?” sorusu üzerine, “Kırgınlığım olmaz mı? 7 yıl boyunca yüreğim dağlandı. Her gün giden uçaklar İstanbul’a gidiyordu. Ağlatma beni” dedi.
Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı’ya kurulan bütün komploların şuan Türkiye üzerinde uygulandığını belirten Dalan, “Bütün komploların tüm ögeleri şuan başımıza sarılıyor. Birinci Dünya Savaşı öncesi ne varsa, mesela din elden gidiyor, ya da Ermeni meselesi o gün vardı bugün de önümüze kondu. Onun için milletçe, devletçe çok uyanık olmamız lazım. Aramızdaki kavgaları minimuma indirip, bu uluslararası komplolarla nasıl mücadele ederiz, şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz lazım. Gün kavga günü değil arkadaşlar. Gün el ele tutuşup bu dıştan gelen içtenmiş gibi gösterilen komploları yenmemiz lazım” diye konuştu.
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/sessiz-ciglik-beni-duyun-projesi-sona-erdi-haberi.html
Sessiz Çığlık Beni Duyun Projesi sona erdi haberi -
Erzincan Belediye Başkanlığı, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Çocuk Şube Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirliği paydaş ortaklığında gerçekleştirilen Proje Kız Meslek Lisesinde başlayıp, Hocabey TOKİ Ortaokulundaki 10. etkinliği ile tamamlandı.
Hocabey TOKİ Ortaokulundaki etkinliğe 55 öğrenci velisinin katılım sağladığı ve yapılan etkinliğin Erzincan Belediye Başkanlığı tarafından ikram edilen kahvaltı programı ile başlatılıp, Bursa Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan 23 dakikalık aile içi iletişim konulu kısa filmin izlenmesi ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik Araştırma Merkezi görevlileri tarafından aile içi şiddetin önlenmesi, aile içi iletişim, ergenlik dönemindeki gençlerle iletişim ve geleceği plânlama konularında, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlisi tarafından Bağımlılık yapıcı maddeler konularında verilen seminerler ile sona erdiği öğrenildi.
Etkinlikler boyunca 1106 aileye kahvaltı ikram edilerek seminer verildiği, on bin adet aile içi iletişim konulu proje tanıtıcı ve bilgilendirici broşür dağıtıldığı bunun yanında Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğünce yürütülen proje için öğrenci velilerinden alınan geri bildirimlerde bu ve benzeri projelerin Aile içi iletişimi arttırarak şiddetin her türlüsü hakkında farkındalıklar oluşturduğunu, aile içi sevgi, saygının ve kıymetin arttığını, burada edinilen bilgilerin evlerinde mutlaka uygulamaya da geçeceği belirtildi. Vatandaşlar ile Kamu Kurumları nezdinde Devlet – Millet bütünleşmesi sağlanan Sessiz Çığlık Beni Duyun projesine katkı sağlayan tüm kurumların yöneticileri ile emeği geçen tüm personellere katılımcıların teşekkürlerini ilettikleri de edinilen bilgiler arasında.
ABDULLAH ASLAN
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/beni-de-dinlediler-haberi.html
‘Beni de dinlediler’ haberi -
Bir televizyon kanalının canlı yayın konuğu olan AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, emniyette yapılan Şafak Operasyonu ilgili açıklamalarda bulundu. Tayyar, “Biz o dönem söküğün ucunu Gaziantep’te yakalasaydık, çorap söküğü gibi işin devamı gelirdi. 7 Şubattaki MİT krizi olmayabilirdi. 17 Aralık operasyonu yaşanmazdı. Erken uyarı sistemi devreye girdi. Bundan sonraki süreci iyi değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.
Tayyar, 2011 yılında Gaziantep emniyetinde usulsüz dinleme yapıldığını ve o dönemdeki yapılanmayla ilgili açıklamalarda bulunduğunu hatırlatarak, “Bugün Gaziantep’te emniyetin yasa dışı dinleme nedeniyle başlattığı “Şafak Operasyonu” benim geçmişte yaptığım açıklamalardaki haklılığımı bir kez daha ortaya koydu. O dönem paralel yapı ilk operasyonu Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı Abdullah Sabri Kocaman’a yaptı. Kocaman usulsüz dinlenerek, kalpazan suçlamasıyla itham edildi. Bir telefon konuşmasıyla Sayın Kocaman’a operasyon yaptılar. Ancak Abdullah Sabri Kocaman, ne yazık ki bir Aziz Yıldırım olmadığı için yeniden yargılanamadı. Ben bu konuyu Anayasa Mahkemesi’ne de sordum. Ancak şu gün olmuş, bir cevap alamadım” dedi.
“BENİ DE DİNLEDİLER”
Tayyar, kendisinin de o dönemde dinlendiğini belirterek, “Yapılan operasyonun 17 Aralık süreciyle bir ilgisi yok. Ergenekon sürecinde bu gün paralel yapı kadrosunda bulunan bazı kişileri tanıma fırsatım oldu. Milletvekili olduktan sonra tesadüfen dinlendiğimi fark ettim. Mesela, iki kişi arsında geçen bir konuşma, karşına başka bir yerde yeniden çıkıyor. Bunların normal yollarla öğrenilmeyeceğini ve dinlenildiğimi anladım. Daha sonra da bunu araştırmaya başladım. O dönem emniyetin beni dinleyeceklerine ihtimal vermiyordum. Daha çok MİT’ten mi? Yoksa jandarma mı? ihtimallerini düşünüyordum. Sonra araştırdığımda dinlemelerin emniyetten yapıldığını öğrendim. Sadece beni değil, benim gün içerisinde görüştüğüm ne kadar kişi varsa buna kendi danışmanım da dahil dinlemeye alınmış. Beni neden dinlediklerini o dönemin emniyet müdürüne sorduğumda “Ben istihbaratla toplantı yaptım. Dinlemişler ama biz bunları kapattık” dedi. Ben de niye kapatıyorsunuz? diye sordum? Eğer ortada bir suç varsa siz de bunu araştıracaksınız. Madem öyle; araştırın, niye kapattık diyorsunuz? dedim. Daha sonra konuyu önce Vali beye, ardından Müsteşara, daha sonra İç İşleri Bakanı’na ilettim. Hatta o dönemin İç İşleri Bakanı İdris Naim Şahin’le telefonda atıştık ve telefonu yüzüne kapattım. Orada bir çete var ve bu çete, siyaseti, iş dünyasını dizayn etmeye çalışıyor” dedi.
“ÖRT BAS EDİLMEYE ÇALIŞILDI”
Tayyar, emniyetten kendisini dinleyen istihbarat müdürünün Hatay’a gönderildiğini ve daha sonra Reyhanlı patlamasının yaşandığına da dikkati çekerek, “Bunu görünce, ben gerekli her yere durumu ilettim. 2011’in sonuydu ve parçaları bir araya getirmeye çalışıyordum. Yine de cemaat böyle bir işin içine girmez, diye düşüncelerim vardı. Fakat bilgiler geldikçe ve parçaları bir araya toparladıkça durum netleşmeye başladı. En son cemaatten tanıdığım birisiyle görüştüm ve Gaziantep Emniyeti’nin İstihbarat Müdürü’nün cemaatten olup olmadığı bilgisini sorgulayarak, “ Ne istiyorlar bizden, neden cemaat bizim üzerimize geliyor?” diye sordum. Bir gün sonra verilen cevapta “Biz bunu araştırdık, bizden değilmiş” dedi. Sonradan öğrendim ki cemaat mensubuymuş. Suç ortaya çıkmasın diye her türlü yalan söylenebiliyor. Benim tepkilerim üzerine bu şahsı Hatay’a gönderdiler. Hatay Valisini de aradım ve bu adama dikkatli edin dedim. Nitekim Reyhanlı olayı yaşandı. Şimdi bütün bu uyarılara rağmen biz kendi içimizde de olayın vahimliğini kavramakta zorlandık. Biz o dönem söküğün ucunu Gaziantep’te yakalasaydık, çorap söküğü gibi işin devamı gelirdi. 7 Şubattaki MİT krizi olmayabilirdi. 17 Aralık operasyonu yaşanmazdı. Erken uyarı sistemi devreye girdi. Bundan sonraki süreci iyi değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/beni-dinleyeni-tanimak-isterim-haberi.html
‘Beni dinleyeni tanımak isterim’ haberi -
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bir televizyon kanalına verdiği röportajda telefon dinlemeleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Yıldız, ‘Ne kadar süre dinlendiniz?’ sorusuna, “Benim yeterince dinlendiğimi arkadaşlar söylediler. Bunun kesintisiz 4,5-5 yıllık bir sürecin olmuş olması tabi insana kurumlarımıza, bakanlığımıza, AK Parti hükümetine farklı duygular yaşattı. Kalkıp da Türkiye’yi en büyük dinlenme tesisine dönüştürmek, 365 bin kişiye ulaştığını söylemek artık bir paranoya noktasına geldiğimizi gösterir. Paralel yapı içinde benim çok arkadaşım vardı.
Şuanda da çok hayıflandığım arkadaşlarım var. Tabi aldatılmak çok kötü bir duygu. Birbirimize selam verebiliyorsak; selam demek ‘bütün her şeyimle ben sana emanetim’ demek. Biz böyle algılamıştık, böyle izlemiştik olayı. Beraber yemek yediğimiz, beraber oturup kalktığımız, beraber çalıştığımız arkadaşlarımızdan bunu bekleyebilir miyiz? Böyle bir şey düşünülebilir mi? Yeni tanıştığınız birine sonuna kadar güvenemeyebilirsiniz. Biz arkadaşlarımıza sonuna kadar güvendik. Ama bu arkadaşlar dinledikleri için yanlış yaptılar. Benim hiçbir şeyimi araştıramazsınız demiyorum. Ancak bunu araştıracak kurum siz değilsiniz diyorum. Bunun kurumları var. Şimdi bu aldanmışlık, bu ağır duygunun tesirinden bizler hamdolsun kurtulduk. Acı oldu, sıkıntılı oldu” karşılığını verdi.
Bakan Yıldız, “Hala dinlendiğinizi düşünüyor musunuz?” sorusunu, “Ben hala dinlenebileceğimi ihtimal dışında bırakmıyorum. Bu nasıl bir iş ki kol kola girerken biz buna uğruyoruz. Her zaman söylüyorum. Recep Tayyip Erdoğan hedef alındı. 16 Aralık’a kadar iyi bir insandı, o güzel bir insandı, iltifatlar, güzel sözler alıyordu. Ne oldu da 17 Aralık’ta birden bire yeriyoruz onu?” şeklinde cevaplandırdı. Bakan Yıldız, ‘Sizi dinleyenlerle bir gün yüzleşmek ister misiniz?’ sorusuna ise, “Beni dinleyenin beni tanıdığı kadar, ben de beni dinleyeni tanımak isterim. Herhalde doğru olur. O yüzden bu arkadaşlar açığa çıktığında, kimlerse tabi ki ben yüzleşmek isterim. Birazcık da böyle bir hakkım olsun diye düşünüyorum” cevabını verdi.