YALANLAR, GERÇEKLER VE NEFRET SİYASETİ Konuşmasının bir yerinde duyanı öfke ile utanç hislerinin birbirine karıştığı bir ruh haline sokacak cümleler de kurdu Erdoğan: “Bedel ödedik, çile çektik. Daima dik durduk. Tüm kirli senaryolara kavga ve nefret siyasetini körükleyenlere rağmen bir ferdimizin bile burnunun kanamasına izin vermedik.” Gezi Direnişi’ni düşünürsek… Protestolara destek amacıyla katıldığı yürüyüşe müdahale eden polis ve karşıt görüşlü gruplar tarafından darp edilerek öldürülen üniversite öğrencisi #AliİsmailKorkmaz bu ülkenin genci değil miydi? Gezi Parkı’na destek için otoyol kapatıldığı sırada üzerine sürülen aracın çarpması sonucu ölen #MehmetAyvalıtaş, bu ülkenin ferdi değil miydi? Eylem sırasında başına aldığı darbe sonucu can veren #AbdullahCömert, bu ülkenin vatandaşı değil miydi? Polis tarafından başından vurularak ağır yaralanan ve ardından beyin ölümü gerçekleşen #EthemSarısülük, bu ülkenin yurttaşı değil miydi? Polisin attığı gaz fişeğiyle kafasından vurulup, çatıdan düşerek ölen #AhmetAtakan, bu ülkenin ferdi değil miydi? Kalekol protestosunda askerlerin açtığı ateş sonucu ölen #MedeniYıldırım bu ülkenin ferdi değil miydi? Polis tarafından atılan göz yaşartıcı gaz kapsülünün başına isabet etmesiyle aylarca komada kaldıktan sonra 15 yaşında can veren #BerkinElvan bu ülkenin çocuğu değil miydi? Hepsini yazmaya bu köşe yetmez ama 20 yıldır körüklenen nefret siyaseti yüzünden nice canlar gitti. Berkin’in acılı annesi AKP mitinginde yuhalanırken de kürsüde Erdoğan vardı! (Bugünkü yazımın tümüne bağlantı hikayede. https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/zulal-kalkandelen/yalanlar-gercekler-ve-nefret-siyaseti-1930914) #geziyisavunuyoruz #gezidirenişi #receptayyiperdoğan https://www.instagram.com/p/Cc7PcbmIioz/?igshid=NGJjMDIxMWI=







