"AKSARAY'DA Kİ KORKUYOR" Samsun Haber, Son Dakika Samsun Yerel Haberleri
http://www.samsunyerelhaber.com/aksarayda-ki-korkuyor-h43506.html
CHP Sözcüsü Prof. Dr. Haluk Koç, “Türkiye’de bugün bir tek gerçek darbe vardır, o da kaçak saraya yerleşen kişinin yaptığı demokrasi ve hukuk darbesidir” dedi.Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Haluk Koç, yolsuzluk dosyasının kapatılmaya çalışıldığını söyleyerek, “Yürütme erkini yani hükümeti emirle ayağına çağıran, yasamaya talimat yoluyla yön vermeye çalışan bir kaçak saray sakininden bahsediyorum. Korkuyor, ucu bana ve mahdumuma dokunacak diye korkuyor. Bütün dengesizliği, bütün şaşırmışlığı buradan kaynaklanıyor” diye konuştu.
Konuyla ilgili bir dizi açıklamalarda bulunan Koç şunları söyledi:
“Komisyondan çıkan yüce divana sevke gerek yoktur kararını parlamentoda genel oylama ile perçinlemeye çalışıyor. ‘Parlamento en adil kararı verecektir’ diyor. Yani talimat benden sıkıysa uymayın, bak seçimde var, listeleri Davutoğlu Ahmet bey filan yapmayacak ben yazacağım diyor kalem kağıt elimde. Sıkıysa dediğimin aksine davranın diyor. Ahmet bey, sarayın gölgesi, baskısı altında maalesef ezilmeye devam ediyorsun. Dostlar alışverişte görsün diye arada bir yolsuzluk yapan bizim içimizden de çıksa kolunu keserim falan gibi efelenme yapmaya gayret ediyorsun veya gizli kapılar ardında kendi talebinizle yüce divanda yargılanmayı teklif edin bu işi böyle halledelim diyorsun, ondan sonra ben geleceğim tepende hepinize başkanlık yapacağım fırçasını yedikten sonrada susup oturuyorsun”
“Ahmet bey, ‘yolsuzluklarla mücadele konusunda çok başarılı olduk’ diyor. AKP’nin lekelenmesine ‘asla izin vermeyiz’ diyor. Birde bir tekerleme söylüyor. ‘Yatma tilki gölgesinde koy yesin aslan seni’ diye ekliyor. Sayın Davutoğlu, tilkilerin önde gidenleri seni zaten yem etmişler. Dikkat et bu kol keseriz gibi büyük laf edip tekrar altında kalma, ezilme. Sen seni oraya getiren Cumhurbaşkanının gölgesi olduğun sürece o makamda bulunacaksın. Zaten üsteki iradenin vesikalı sağlam adamları seni muhasara etmiş. Sayın Numan Kurtulmuş bey, Sayın Binali Yıldırım bey, Sayın Efkan Ala bey. Bunlar seni zaten kuşatmışlar. Hık desen bugün vardı bir köşe yazısında odacı bile atayamayan bir Başbakansın sen. Yani bir zamanlar muktedirin Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na dediği gibi Ahmet bey senin de nefes alışın izleniyor merak etme”
“Mayıs’ta zorla kurdurulan soruşturma komisyonu göstermelik çalışmalarını tamamladı ve beklendiği üzere aldıkları talimat gereği ‘4 bakanının yüce divana sevklerine gerek yoktur’ kararını çıkarttılar. Bu sürecin kendisine ulaşacağı korkusuyla bütün dengelerini yitirmiş olan en tepedeki kişi yasamaya tamamen el koyduğunu da kanıtlamış oldu. Talimatla ‘yüce divana sevklerine gerek yoktur’ kararına el kaldıran 9 AKP milletvekili de maalesef zan altındadır. Ömürleri boyunca bu işlerle bir ilişkileri olmamalarına rağmen o ahlaksızlığın ve o sürecin bir parçası olarak suçlanacaklardır. Sadece aklama yapmıyorlar komisyon oylamasında, bir yandan da çoğu bilirkişi marifetiyle, raporuyla gerçek olduğu ispat edilen, kanıtlanan tapeleri, belgeleri imha kararı alıyorlar. Bir an önce karartıp üstünü örtmeye çalışıyorsunuz. Hiç kimse merak etmesin Türk demokrasisini bu sivil darbenin kirli ortaklarının tümünden kurtarma kararlılığımız devam edecektir”
Emeklilere yapılan zamlardan da bahseden Koç, “Günlük bir simit parası bile değil. Hangi tıkırdan bahsediyorsun Ahmet bey? Tıkırı iyi olanlar belli, malı götürenler belli. Haramın üstüne saltanat kuranlar belli, işler tıkırında. Alay etme bari. Simit hesabı yapıyorlardı değil mi? Artık simit dönemi bitti altın içinde yaşadıkları için yedikleri içtikleri altından. Zaten uçaklar dolusu geliyor gidiyor, ne olduğu belli değil. Simit çay hesabından değil de ben altın hesabından yapıyım size. Yıl 2000 asgari ücret 120 Türk lirası, karşılığı 26 gram altın. Yıl 2015 asgari ücret 950 lira karşılığı 6 gram altın. Simidi unutmuşlardır onun için altınla yapıyorum. Altınla anlatacaksınız ki belki anlarlar. Çünkü uğraştıkları konu bu, mevzuları bu” diye konuştu.
CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Başkanlığı’nda çalışmalarını sürdürürken basın toplantısı yapan ve “Hala yukarıda çalınan darbe şarkılarına, darbe paranoyası şarkılarına kulak asan, bunlara inanan AKP’li Sayın milletvekillerine sesleniyorum” diyen CHP Sözcüsü Prof. Dr. Haluk Koç “Türkiye’de bugün maalesef bir tek gerçek darbe vardır o da kaçak saraya yerleşen kişinin yaptığı demokrasi ve hukuk darbesidir. Bunlara alet oluyorsunuz. Bir kez daha milletvekili seçilebilmek için belki de çok ağır bir vebal altına giriyorsunuz. Birazcık ahlak, birazcık vicdan, birazcık adalet duygusu daha hala kaldıysa bu darbeye karşı, esas bu darbeye karşı demokrasiye ve hukuka yapılan bu darbeye karşı sizlerin de sessiz kalmamanız gerekiyor” dedi.
Koç, son dönemlerde bilhassa 17 – 25 Aralık hırsızlık ve yolsuzluk haftası nedeniyle yurt çapında Ana Muhalefet Partisi Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinin yaptığı bu süreci unutturmama eylemleri çerçevesinde bir takım bütün yasaları aşan önlemlerle karşı karşıya kaldıklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Boğazına kadar yolsuzluğa batmış bir iktidar partisinin ve hükümetinin yaptığı yolsuzlukları halka anlatmanın Ana Muhalefet Partisinin görev kapsamı içinde olmadığını kabul eden bir anlayış ve buna dönük sulh ceza hakimliklerinden arama kararı çıkarttırarak Cumhuriyet Halk Partisinin il ve ilçe binalarına polis baskını, polis marifetiyle girerek suç unsuru aramaya kalkmışlardır. Bazen akılcı mizah karşısında çaresiz kalmışlardır tıpkı Zeytinburnu’nda olduğu gibi. Boş beyaz projeksiyon perdesini ve onu hareket ettiren makarayı suç unsuru olarak tespit etmişlerdir. Ama şunu söyleyeyim bu afişlerimizin kaldırılmaya çalışıldığı il ve ilçe başkanlıklarımızdan bazılarını ifade ediyorum. İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın, Sakarya, Kocaeli, Gümüşhane, Trabzon, Isparta, Denizli, Düzce, Bartın, Kırıkkale Cumhuriyet Halk Partisi il binaları. Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa, Ümraniye, Beyoğlu, Beykoz, Kadıköy, Maltepe, Sancaktepe, Beşiktaş, Balçova ve Gebze Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlıkları. Tam bir polis devleti uygulamasıdır. Yasa ortada, Ana Muhalefet Partisine tanınan haklar ortada. Tam bir polis devleti uygulamasıdır. Bu uygulamanın sahibi AKP’nin yolsuzluk oligarşisi diyelim. Bunun taşeronları ise maalesef köleleşmiş bir kısım yargı mensuplarıdır”
“Koca bir ülkeyi fişleme, takip, komplo, tehdit, dinleme davalarla korkutup sindirilen bir dönem yaşıyoruz. Medyanın, üniversitelerin susturulduğu, nefes alamadığı bir dönem yaşıyoruz. Yani yaşamın her alanına müdahil olma gayretkeşliğinin sergilendiği bir dönem yaşıyoruz. Hukukun esir alındığı, yargıyı kendi sopası olarak kullanma gayretlerinin ön plana çıktığı bir dönem yaşıyoruz. Baklava ya da ekmek çalanın hırsız, milyonlarca dolar ya da Euro cebe indirenlerin canım bunlar haksızlığa uğramış muteber insanlar değerlendirmesi yapıldığı ve böyle takdim edildiği bir düzenin adı demokrasi olamaz. O devlet şeklinin yönetiminin adı da hukuk devleti asla olamaz. Her şey Türk milletinin gözünün önünde gerçekleşiyor. İlk kez Sayın Kılıçdaroğlu’nun vurguladığı gibi tarihimizde belki de ilk kez devlet hükümet üyeleri eliyle rüşvete bulaştırılıyor ve açıkça soyuluyor”
Koç kendisine sorulan, “Genel seçimlerde CHP’nin milletvekili adayları için önseçime gitmeden seçileceği tartışılıyor, önseçime gerek duymadan seçileceği bilgileri yer aldı. Böyle bir durum sözkonusu mu? Merkez ataması sözkonusu olacak mı, yoksa önseçim yapılacak mı? İkinci sorumda son zamanlarda sıkça konuşulan bir konu Şişli Belediyesi konusu. Onunla ilgili en son Gürsel Tekin konu MYK’da konuşulacak demişti. MYK’da bu konu değerlendirildi mi? Sarıgül’ün disipline sevki gibi bir durum sözkonusu olur mu” sorularını şu şekilde cevapladı:
“Cumhuriyet Halk Partisine ilginin her zaman Cumhuriyet Halk Partisinin kendi iç mekanizmalarına dönük olarak yüksek olduğunu biliyoruz. Bunu takdirle karşılıyorum. Bende samimiyetle bunların yanıtını vermek için zaten karşınızdayım. Cumhuriyet Halk Partisinin tüzüğü ortada. 26 – 27 Şubat 2012 tarihinde yapılan tüzük değişikliğiyle Cumhuriyet Halk Partisinin yerelde ve genelde adaylarını hangi yöntemlerle, hangi oranları kullanılarak belirleneceği açık, net ifade edilmiş durumda. Yani bunun üzerine tekrar bir yorum yapmak mümkün değil ve Cumhuriyet Halk Partisi geçen seçimlerde de 32’ye yakın ilde çok net üyesinin önüne sandık koyarak ya bütün üyelerle hakim huzurunda önseçim ya da örgüt denetiminde eğilim yoklaması yapan tek siyasi parti”
“Yani üç kişi, beş kişi bir araya gelip kalem kağıt eline alıp o ona yakın, o buna yakın, o gelecek dönem şöyle olur, böyle olur hesabıyla milletvekili sıralaması yapmadı. Bu dönemde de en geniş şekilde üyelerimizin katkısıyla adaylarını en yaygın seçim bölgelerine göre söyleyeyim belirleme şansı olan ve bu iradeyi gösterecek olan partide yine Cumhuriyet Halk Partisi olacak. Bizi bağlayan tüzüktür. Tüzüğümüz ortadadır o çerçevede adım atılacaktır”
“Şişli olayına gelince, Şişli’de evet gerçektir bir takım sıkıntılar var. Ama bunlar dikkat ederseniz yolsuzluk boyutunda bugün tartışılan iktidar partisini kuşatan diğer sorunlar gibi değil. Bir husumet konusu sözkonusudur ve bazı ifadeler savcılığa intikal etmiştir. Bu savcılıktaki yargı sürecinin önümüze koyacağı neticeye bakacağız. Ama hemen şunu ekleyeyim savcının vereceği karardan sonra bu olayın siyasi değerlendirmesinin Cumhuriyet Halk Partisi organlarınca mutlaka yapılacağının bilinmesini istiyorum”