Kaan YAREN - Brewcoat
Coffee Documentary uzun zamandır röportajlarına devam edemiyordu, Şans bu, 1.yaşımızda tekrar başladık röportajlarımıza. İstanbul’dan başlıyoruz, sohbet edeceğimiz arkadaşımız Kaan YAREN. Kaan çok özel bir insan, okuduğunuzda anlayacaksınız.
CD: Öncelikle kahveyle ilgin nerde başladı? Nerden başladın bu işe ve başka bir mesleğin var mı?
YAREN: Aslında çok kahve tüketen bir adam değildim, ancak 2013’te yaptığımız bir Hollanda/Belçika tatiliyle başladı diyebilirim nitelilkli kahve maceram. Daha sonra Nisan Ağca ile birlikte katıldığımız Barista şampiyonaları, diğer seyahatlerdeki deneyimlerle birlikte Türkiye’de nitelikli kahvenin doğuşuna şahit olma şansım oldu. Aslında matematik mühendisliği mezunuyum, ancak aile işi olan tekstilden hayatımı kazanıyorum.
CD: Çok güzel.. Matematik, Tekstil ve kahve… Kahve demişken Yurtdışına sık sık gidiyorsun? Türkiye avrupaya göre nasıl bir yerde şuanda nitelikli kahve konusunda?
YAREN: Her yıl en az iki üç kez yurtdışı seyahatlerim oluyor, bazen iş, bazen tatil amaçlı. Türkiye’nin durumu şu anda çok da fena değil, açıkçası ülkemizdeki kavurucuların bu kadar hızlı kendilerini geliştirebileceklerini tahmin etmiyordum, gerçekten çok hızlı öğreniyor kahve sektörü. Tüketici konusunda ise hala gerideyiz tabii ki, kahve tüketicilerinin halan eğitime ihtiyaçları var, ama zamanla onun da gelişeceğini, ortalama bir kahve müşterisinin iyi ile kötüyü ayırt edebileceğini düşünüyorum. Yurtdışında hala Türkiye’dekilerden çok daha kaliteli çekirdekler bulmak mümkün, ama açıkçası son seyahatlerimde gördüm ki, Avrupa’dan ya da ABD’den gelen her çekirdek de çok iyi değil.
CD: Peki Brewcoat? Bundan bahseder misin? Nasıl aklına geldi nasıl başladın ve durumlar nasıl? Bundan uzun uzun bahsedersen sevinirim.
YAREN: Brewcoat, iki kişinin ihtiyaçlarını görmem sonucunda ortaya çıktı aslında.
Birincisi, 2014 Dünya Demleme Şampiyonası’nda ikinci olan Rubens Gardelli’nin performansı sırasında, kettle’ındaki suyun sıcaklığını sabit tutabilmek için, tabanını, kettle’a yapıştırmasıydı. Bu sayede sıcaklığı stabil tutarak, daha dengeli bir kahve demliyordu; ancak bu yöntem hiç ergonomik değildi, yorucuydu ve malzemeleri her an devirecek gibi duruyordu.
İkincisi ise Coffee Department’ın ihtiyaçlarıydı. Bu yıl içerisinde kullanmaya başladıkları, içerisine demlenmiş kahve koydukları kapları, içerisinde sıcak kahve varken el ile tutmak mümkün olmuyordu, ayrıca oldukça çabuk ısı kaybediyordu. Onlar için bir sleeve geliştirmek de, Brewcoat’u oluştururken hedeflerimden biriydi.
Bu iki ihtiyacı birleştirince, ortaya bir çok demleme aygıtında, kettle’da ve kapta sıcaklık avantajı sağlayan bir ürün çıktı. Halen geliştirilme aşamasında, halen yeni malzemeler/teknikler deniyor ve bu farklı tekniklerin sağladığı avantajları ölçüyoruz. Şimdiden Hario V60 için 3 °C, Bonavita Kettle içinse 4 °C’lik sıcaklık avantajı sağlıyor Brewcoat.
Halen Beta aşamasında bir start-up olmasına rağmen, şimdiden 4 farklı ülkeye numune gönderdik, ve özellikle Ankara ahalisinden güzel tepkiler aldık. 2017 yılı içerisinde en az 3 farklı malzeme ile, 4’ten fazla demleme aracı için Brewcoat’u satışa sunmayı planlıyoruz.
CD: Az önce Nisan Ağca dedin, Nisanla nasıl tanıştınız ve neler yapıyorsunuz ?
YAREN: Nisan’la tanışmam aslında nitelikli kahveyi ikimizin de keşfetmesinden önce olmuştur, Nisan’la eşim Ceyda aynı şirkette, yazılımcı olarak çalışıyordu, ve tesadüf eseri iyi kahveyi keşfettiğimiz Holldanda-Belçika seyahatine bir çok ortak arkadaşımızla birlikte çıkmıştık. Döndükten sonra, evde kahve demlemeye, o dönem tek nitelikli kahve kavurucusu olan Kahve Fabrikası’ndan aldığımız kahveleri tartışmaya, araştırmaya başladık, birlikte öğrendik. Nisan, döndüğümüzde kendine hedef olarak Türkiye Barista Şampiyonluğu’nu koymuş olmalı ki, 2014’te yarışmaya karar verdi. İlk yarışmaya hazırlanırken yanındaydım, o yıl 2. oldu. Ertesi yıl, ilk şampiyonluğunu alırken de çalışmasına ve hazırlanmasına elimden geldiğince yardım ettim, sonra Dublin’de de sahne arkasında yanında yamaklığını yaptım. Benden daha iyi bir yamak bulamamış olacak ki, yine birlikteydik bu yıl yapılan Türkiye Şampiyonasında. Şimdi hedef Seul, Dünya Şampiyonasında da hazırlanmasına elimden geldiğince yardımcı oluyorum, umarım Seul’de de yanında olabilirim, neticede Türkiye’nin en deneyimli barista yamağıyım :)
CD: Favori çekirdeklerin neler? Türkiye de kavurmasını ve/veya çekirdeğini beğendiğin yerler nereler?
YAREN: Tabii ki Nisan’ın yanında bulunduğum yarışma süreçlerinde inanılmaz kahveler deneme şansım oldu, ancak onlar gerçekten çok özel çekirdekler, ve biz ölümlülerin içtiği kahvelerle karşılaştırmak doğru olmaz, ama gerçekten iyi kavrulmuş bir geisha’ya kimsenin hayır diyeceğini sanmıyorum.
Son zamanlarda, Gardelli Specialty Coffees’i keşfettim ve fazlaca sipariş verdim, muhteşem çekirdekleri var, özellikle Etiyopya Nensebo ve Ruanda Bushoki’si çok iyi çekirdeklerdi, yurtdışı için bunu tavsiye ederim.
Türkiye’de ise Petra’nın yeni Kenya’sı Ndumberi ve Coffee Department’ın Peru La Fortuna’sı tavsiye edebileceğim çekirdekler.
CD: Biraz bizim memlekete gelelim. Ankaranın kahveye olan ilgisi hakkında ne düşünüyorsun bir istanbullu olarak ?
YAREN: Ankara’daki kahvecileri ziyaret etme şansım ne yazık ki olmadı ancak tanıdığım insanları ve coffee shopları gördükçe gerçekten Ankara’ya imreniyorum. Türkiye’nin nüfusunun neredeyse çeyreğinin yaşadığı İstanbul’da bile bu kadar kahveyle ilgili bir güruh yok. Gördüğüm tüm fotoğraflarda tıklım tıklım mekanlar görmek gerçekten çok güzel. Umarım bir gün ziyaret etme şansım olur.
CD: Çok teşekkür ederiz, biliyorsun bekliyoruz seni Ankaraya.
CD: Brew coat dışında başka projelerin olacak mı nitelikli kahve için?
Brewcoat gibi pek çok proje var aklımda aslında, şu anda satılan distribution tool’lardan fazlasını yapan bir araç, ve farklı aeropress filtreleri gibi, ancak işten kalan zaman ve enerjimi şimdilik Brewcoat’a yönlendirmek istiyorum, bu yüzden biraz beklemeleri gerekecek.
CD: Bizce’de brewcoat’a yönlendir enerjini ve zamanını zor bir iş yapıyorsun. Heyecanla bekliyoruz farklı projeleri ve brewcoat ile ilgili gelişmeleri. Teşekkür ederiz bize zaman ayırdığın için Kaan. Görüşmek Üzere.
YAREN: Ben teşekkür ederim, tekrar görüşmek üzere. Ankara Selam Olsun!













