seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from Canada
seen from Germany
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from China
seen from China
seen from Malaysia

seen from Maldives
Ali Imran / 103 Hafız: Abdullah Awad Al-Juhani
Topluca Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Ve Allah'ın üzerindeki nimetini hatırlayın. Hani, siz; düşman idiniz de O, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O'nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz; bir ateş uçurumunun tam kenarında iken, sizi oradan doğru yola eresiniz diye kurtardı. Allah ayetlerini size işte böylece açıklar.
Enes b. Malik'ten (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, Nebi (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
"Kulunun hiçbir yutkunması Allah Teala'ya şu iki yutkunmadan daha sevimli gelmez:
1. Yumuşaklılıkla geri çevrilen öfke yutkunması.
2. İnsanın başına gelen bir musibetten sonra sabrederek yutkunması.
Allah Teala için şu iki damladan daha sevimli bir damla daha yoktur:
1. Allah yolunda akıtılan kan damlası.
2. Gece karanlığında, secdede iken Allah için akıtılan gözyaşı damlası.
Allah Teala için bir kulun şu adımından daha sevimli bir adımı yoktur:
1. Farz namaza katılmak için atılan adımlar.
2. Akraba ziyaretine gitmek için atılan adımlar." (Beyhaki, Şuabü'l-İman, nr. 8325.)
|Tenbihu’l Gafilin 1 - E.Leys Semerkandi (rah.)
Ebû Hanîfe Hazretleri'nin zekâsına bir örnek:
Efendimiz aleyhisselâtu vesselâm bir hadîs-i şerîfinde ''İmamın arkasında kıraat yoktur.'' diye buyuruyor. Yani imamla namaz kılan kişi, kıraat yapmaz.
Bunu o asırda duyan kişiler bu hükme muhâlefet etmek için Ebû Hanîfe Hazretleri'nin yanına geliyorlar. Böyle bir şeyin mümkün olamayacağını, imamın arkasında namaza duran kişinin de kıraat etmesi gerektiğini iddia ediyorlar. Ebû Hanîfe Hazretleri, ''Aranızdan birini sözcü seçin ki onunla bu konuyu münâzara edeyim. Heyet şeklinde bu mevzuyu konuşamayız.'' diyor.
Aralarında birini sözcü olarak seçince Ebû Hanîfe Hazretleri soruyor: ''Bu kişiye konuşunca size de konuşmuş olur muyum?'' ''Evet.'' ''Peki onu ikna edersem sizi de ikna etmiş olur muyum?'' ''Evet.'' ''İşte namazda imamın kıraati de bunun gibidir. İmam okuyunca, cemaatin de adına okumuş olur.''
İlâhî ente maksûdî ve rıdàke matlûbî
“Yâ Rabbi, benim maksûdum sensin, murâdım senin rızânı kazanmaktır.”