Neden mi Hayır diyorum? Kaç km duble yol bir Enver Arpalı eder? #Hayır #DenkDeğil Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Genel Sekreteri Enver Arpalı, üniversitede yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 11 Temmuz 2005 tarihinde tutuklanmış, 4 ay sonra, 13 Kasım 2005’te tutuklu bulunduğu Van M Tipi Kapalı Cezaevi’nde iftiralara dayanamayarak intihar etmişti. Arpalı, kendisini ziyarete gelenlere her defasında “Kahroluyorum, üzerime atılan iftiraya dayanamıyorum. Bu dedikodularla yaşayamam” diyordu. Hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle cezaevinde morali dibe vuran Arpalı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın da tutuklanmasından sonra ağır bir depresyona girmişti. Aşkın’ın tutuklanması Arpalı için adeta yıkım olmuş, cezaevinden çıkma umutları tamamen kırılmıştı. Sağlık sebebiyle tahliye talepleri sonuçsuz kalıyordu. Enver Arpalı, suçsuz olduğunu haykırarak ölüme giderken, ölümünden 8 yıl sonra Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde hakkındaki karar açıklanmış, Arpalı ve aynı koğuşta kaldığı 100. Yıl Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın için beraat kararı verilmişti. Ne var ki, suçsuz olduğu anlaşılan Arpalı artık hayatta değildi. Kardeşi Dursun Arpalı: “Kardeşimin intiharına neden olanlar FETÖ elemanlarıdır. Savcı Sarıkaya, itiraflarında kimlerin parasıyla geçimini sağladığını açıkladı. Sarıkaya, FETÖ’nün en karanlık savcısıdır ve bunca itirafa rağmen halen tutuklanmaması soru işaretidir. Bizim girişim ve şikâyetlerimiz olmasa belki de Sarıkaya, Sincan’da görevine devam edecekti. Sözüm ona açığa alındı. Bu kişiyi kimler neden koruyor, belli değil. Sarıkaya ihraç edilirken, bu ihraç kararına kimlerin muhalefet ettiği açıklanmalıdır. Muhalefet eden kişi şu an nerede, hangi görevde bulunuyor, kamuoyu bilmelidir. Biz bu kişinin Külliye’de görevli olduğunu biliyoruz. Enver Arpalı’nın failleri yargılanarak hak ettikleri cezaları alsın. Ferhat Sarıkaya’nın sanık olarak yargılanmasını istiyoruz. Kardeşim FETÖ’nün baskıları nedeniyle intihara sürüklendi. Darbe girişiminden önce Sarıkaya hakkında verdiğimiz şikâyet dilekçesini almaktan bile çekinip dilekçemizi işleme koymama cüretinde bulundular."