Bir zamanlar çocuktuk hepimiz ve “örtmenim” diye sesleniyorduk ilkokulda öğretmenlerimize. Ah o sümüklü, ah o pasaklı, ah o ele avuca sığmayan çok hareketli afacan kara önlüklü çocukluğumuz ve ah o sabır küpü emektar öğretmenlerimiz... Yıllar yıllar sonrasında bir mutluluktu benim için ilkokul öğretmenimi, Necla Yavuz Ceryan öğretmenimi Zonguldak’ta ziyaret etmek, bir kez daha sevgimle ellerinden öpebilmek... Öğretmenler arasında belki de işi en zor olan, en önemli öğretmenlerdir ilkokul öğretmenleri. Onlar ki sıfırdan bir beyne kalem kullanmayı öğretmenin ne kadar zorlu bir şey olduğunu ve sonrasında hayatı, sayıları, harfi, hatta çizgi çekmeyi öğretirler; ki geri kalan hayatın tamamı bunun üzerine kuruludur zaten. Her insanın hayat çizgisini belirler bir miktar. Bizi, hayatta çıkacağımız ilk raunda, canla başla hazırlayan mihenk taşlarıdır ilkokul öğretmenlerimiz, aklımızı eğitmekle yetinmeyip yüreğimize anne olanlardır. Yıllar geçse de unutulmuyorlar. Uzun uzun sohbet ettik anlara anılara. Yeri geldi gülümsedik, yeri geldi hüzünlendik çokça. Hayat ki harcadığımız, yaşadığımız yıllardı hepimizin, sahip olduğumuz tek defterdi ömrümüze dair, günlere haftalara aylara yıllara böldüğümüz, bölüştüğümüz... Hayat üzerine ne de çok konuştuk ne de çok yaşattık kalbimizdekileri. İyi ki bir araya geldik öğretmenim ve iyi ki varsınız, iyi ki bizimlesiniz. Sağlıkla kalın her zaman. Bilin ki varlığınız biz öğrencilerinizi mutlu etmektedir her zaman. Tekrar görüşmek dileğimle... ❤️🌼













