Gece saat 03.37 gözüm bir açılıp bir kapanıyor. Odama dışarıdan vuran sokak lambasının loş ışığı, beni yatağımdan kaldıracak kadar sinir bozucu bir saat sesi. Saatin pillerini çıkarmak için duvara uzanıyorum ve alıyorum. Saatin arkasını açıyorum ama içinde piller yok saati duvara vurup paramparça ediyorum. Geri yatağıma gidip uzanıyorum dakikalarca hatta saatlerce tavanı izliyorum dalmışım. Çook uzaklara dalmışım sonra beni delirtecek seviyede bir çığlık sesi ellerim istem dışı kullaklarıma gidiyo gözlerim sımsıkı kapalı biraz böyle bekliyorum ve gözümü açtığımda bir binanın çatı katında elimde birayla oturuyorum, bundan sonra ne olacak hiç bilmiyorum. Ya sonsuzluğa bırakıcam kendimi ya da kimsesizliğe kader benim ellinde bu sefer...
Elif KILIÇ













