😭😭😭 the villain is so underrated?? please read it asap if you like manhwa about deliquents and fighting in general 😭😭 it’s available on toomics btw
i love the kwon twins so bad it hurts 😔😔💔💔
seen from Martinique
seen from Malaysia
seen from China

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States
seen from Netherlands
seen from Denmark
seen from Australia
seen from Denmark
seen from Canada

seen from Singapore
seen from Denmark
seen from Canada

seen from United States
seen from Germany

seen from Denmark
😭😭😭 the villain is so underrated?? please read it asap if you like manhwa about deliquents and fighting in general 😭😭 it’s available on toomics btw
i love the kwon twins so bad it hurts 😔😔💔💔
D/E UPPER BODY WITH THE URBAN DESERT GORILLA 💪🏼💪🏼💪🏼🦍 @olympiclifterkgar :::9x3 FLAT BENCH with RED MINI BAND with ACCESSORY WORK (TRIS, BACK and SHOULDERS) #animalbraininc #animalbrainathlete #powerlifting #kgar #girlswholiftheavy #girlswhopowerlift #conjugatestrong (at Rancho Cucamonga, California) https://www.instagram.com/p/Bq3TE6yBDPe/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=1mrdl0mvm1xd2
Dilersen bir resim yazısı ekle. demiş tumblr. dileyeyim bari. nafiye diye çok tatlı bir arkadaşım var, beni taglemiş. kurallar tükenmez kalemle hiç düzeltme yapmadan bir şeyler çizmek ve kenarına el yazınla bir şeyler yazmak. buyrun bu da size en eski karakterlerimden dilek. geçenlerde diana'yı çizmiştim, dilek de eksik kalmasın.
ama tagleyebileceğim kimse yok. bir senedir tumblr kullanmayan superginjeet olsun hadi. belki kullanmaya başlar.
bu da size bir başka drawr karalaması. elif.
tüm bu ıvır zıvırla spamlenmeniz nasıl bi duygu acaba.
ama bu da bi seri. kgar karakterlerinin düz bi arkaplan önünde portreleri. ve evet ben genelde seriler başlatıp bitirmemekle bilinirim. ama elif'in yukarısında devrim de var, onu buraya koymadım biraz tipsiz oldu ve giselle'le aynı gün yapıldı diye. devrim'i serinin sonunda bi daha yaparım belki kısmen telafi maksatlı.
Diana etrafına bakınırken biraz huzursuzdu.
Dilek atkısını çıkarıp sandalyesinin arkasına astı, onlar daha oturmadan kafeyi işleten adam yanlarında bitip kendisini şık sayan bir garson selamlaması yaptı.
-Arzunuz?
Dilek çoktan oturmuştu, Diana hâlâ ağır ağır montunu, atkısını, beresini, eldivenlerini, kışın ona zaman tanımak için sağladığı ne kadar yük varsa onları çıkarıp teker teker uygun birer yere yerleştirmekle meşguldü. Gözü arkadaşının yavaş hareketlerini izlerken
-Biz biraz düşünelim, dedi Dilek.
Adam başını yana eğdi, bir eliyle yine oldukça kontrollü bir jest yaptıktan sonra
-Elbette, bir bakın bakalım, deyip gitti.
Hareketlerinin üzerinde çalışılmışlığına rağmen sempatik buldu adamı Dilek.
-İlk defa geliyorsun buraya değil mi? dedi sonunda bütün eşyalarının ardından kendisi de yerini bulmuş olan arkadaşına.
Diana hızlıca başını salladı. Devrim içeri girdi. Gelir gelmez de küt diye ikisinin arasındaki bir sandalyeye çöktü, oturduğu yerde biraz kaykıldı, masanın altından ayaklarını dümdüz karşıya uzattı, kafasını montunun yakasına gömdü. Kısa bir sessizlik oldu.
-Ben meyve sularını sevmiştim buranın, dedi Dilek gülümseyerek, bir Diana'ya bir Devrim'e bakıyordu, sonra gözlerini müşterilere menü verilmediği için tezgahın arkasında yukarıya asılmış olan tahtaya dikti, seçenekleri oradan arkadaşlarına okumaya başladı.
-Çok küçük değil mi? diye böldü Diana birden.
-Kupalar mı? dedi Dilek şaşırarak, şimdi Diana'ya dönmüştü.
-Hayır, dükkan. Herkesle dip dibeyiz sanki. Herkes herkesin ne konuştuğunu duyuyor. Çalışanlar...
Dilek gülümseyip elini yanağına dayadı.
-Üç kişi var çalışan zaten topu topu.
-Evet, onu diyorum. Çok küçük.
Devrim ikisine de bakmıyordu, montu hâlâ üstündeydi, kafası hâlâ yakasına gömüktü ve gözleri masanın üzerinde bir noktada sabitlenmişti. Gülümsemeyi kesti Dilek. Ellerini birbirine sürtüp dudağını yaladı.
-Bilmem, dedi sonunda. Belki. Başka bir yere mi gidelim?
Şimdi üçü de masaya bakıyordu.
-Yoo, dedi Diana birkaç saniyelik bir durgunluktan sonra. Geldik artık, gerek yok.
-Şirin bir yer, beğenirsiniz sanmıştım.
Devrim ilk defa konuşarak araya girdi boğuk bir sesle:
-İyi işte.
Sustular.
Birazdan aynı adam geri gelip aynı tiyatral tavırlarıyla hafifçe öne eğildi:
-Karar verdiniz mi?