Hepimiz ilgi alanlarımıza dokunan alımlamalar yapıyoruz muhakkak. Kitabın adı ilk bakışta herkese farklı şeyler çağrıştırabilecek türden, algıda seçiciliğe oldukça müsait. Ki bu fleksibilite sayfalar arasında alabildiğine koşturma alanı tanıyor. Hayvanseverler, hayatının bir döneminde ya da çoğu döneminde onlarla irtibat halinde olanlar elbette ki hedef kitlede özel bir potada yer alıyor. Kitap, fiziken gözleri kapalı insanların gözlerini açan eğitmen köpeklerin sıradışı olanlarından birinin ağzından “insanların dünya”sını, aslında köpeklerin dünyasını anlatıyor. Zira Cross, Mario ile ilişkisinde artık bütünün parçalarından biri haline gelmiş bir köpek. Yekvücut olmuş bir ilişkinin hem öznesi hem nesnesi. Bir yandan da, “köpek arkadaş”larına göre aykırılığı, muzipliği, özgürlük ve doğa tutkusu onu “kafası kırık” bir arkadaşımız gibi görmemizi, hatta onu kendimiz gibi algılamamızı sağlıyor ki itiraf edelim çoğumuz biraz deli addedilmekten mutlu oluyoruz. Dokunaklı mı evet, bilinçlendirici mi, bağıra bağıra yapmamasıyla çok daha evet. Hangi kavramlara ilginiz varsa oraya yerleştirebilirsiniz. Ben, kâinatı perspektifinde alımlamaya cüret ettiğim tasavvufa yönelik dahi okuyorum, ki sonsöz beni desteklediği için ayrıca seviniyorum. “İyi ki okumuşum ve iyi ki hayatımın bu dönemine girmiş,” kitabı. “Farklılıklarımıza rağmen rehber-köpek ve sahibi arasında sağlam bir ilişki kurulur. Her iki taraf da bu ilişkinin mimarıdır. Birbirlerini sever ve birbirlerine eşit derecede ihtiyaç duyarlar,” diyen Cross, aslında birçok ilişkimizi tanımlayarak hepimize rehber olabiliyor. Arada sırada biz, insan olması gerekip de insanlığını fark edemeyenlere, minik minik laf çarpıyor. Seviniyorsunuz. #kitapkirittik #emilioortizpulido #benimküçükgözlerimden https://www.instagram.com/p/BpHmK0Shw7W/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=1ju3of5d41tj5











