az önce elime aldığım ajandam da bir not gördüm. bıcırığa mesaj yazıyordu gelecekteki çocuğumuza eşimle birlikte yazdığımız mektupları temsil ediyor bu not. bende bu blog sevdasına atıldığımdan bu yana (yani dünden beri) bazı şeyleri paylaşmak istiyorum. siz blog sahipleri bu durumun zamanla neye evrileceğini daha iyi bilirsiniz. ben daha yeniyim bilmiyorum.
sözü dağıtmışken toplayalım... bu paylaşım gelecekteki çocuğumadır.
merhaba, nasılsın? umarım iyisindir ve mutlusundur. işte eski mektuplarımızın üstüne bir mektup daha koyma vakti geldi. hakkında merak ettiğimiz o kadar çok şey var ki inanamazsın. cinsiyetin ne saç rengin ne bebekliğinde ne kadar sıklıkla ağlayacaksın baban gibi 2 yaşında at sürüp 3 yaşında avlanacak mısın? adını ne koyduk? (erkek olursan mutlu mesut bahtiyar düşünüyoruz çünkü)
bu mektup olayı bizim için dahi nostaljikken acaba senin için nasıl hissettirecek belki ileride bir video çekerim ama babana benzersen bunu tost makinasıyla mı çektiniz diye trip atmandan korkuyorum.
acaba zevklerimiz uyuşuyor mu? aramızdan su sızıyor mu? sana iyi bir aile olabildik mi? kaç kapı çarptın suratımıza?
şunu bilmelisin ki her zaman ama her zaman arkanda olacağım ancak seni arkandan tutup kendime çekmeyeceğiz. büyük hatalara düşmediğin sürece seninle pek bi alıp veremediğimiz olmayacak. düşersen düşüşünü yavaşlatacağız ama yine kendi kendine kalkmana müsaade edeceğiz. ihtiyacın olduğunda sana desteği verecek bir doğruyu başka bir yöntemle doğru kılmana müsaade edeceğiz.
bazen aşırı tepkiler verebileceğimizi düşünüyorum bunlar her ailede olabilecek normal şeyler eminim farkında olacaksındır. seni şimdiden çok seviyor ve özlüyoruz. İnsan sevdiğinin üzerine ne kadar düşermiş zamanla anlayacaksın.
hayat biz çocukken zordu biz büyüdük daha da zor oldu. sen büyüdüğünde ne kadar zor olacağını hiç bilmiyorum. bizden öğreneceğin çok şey var ancak eminiz ki bizim de senden öğreneceğimiz çok şey olacak. umarım aynı şakalara gülüp uzun uzun sohbet edebiliyoruzdur.
seni zaten bu durumlara göre yetiştirmeye çalışacağımız için bu yazılar gereksiz görülebilir ancak değişmeyen tek şey zamanın kendisidir. hayatımızın bu evresinde her ne kadar enerjik ve iyi gözüksekte her geçen gün bizden bir şey daha alıp yeni bir şey koyuyor benliğimize... yani bu mektuplar sana olduğu kadar bize de armağan olacak ve bu günlerde yaşadığımız saf duyguları bizlere hatırlatacaktır.
ihtyacın olan her şeyi tam olarak vermek için elimizden geleni yapacağımızı bilmeni istiyorum. boşluk kalırsa eğer o boşluğu sevgimizle doldurmaya çalışacağız.
zamanı geldiğinde hayatı duymaya dinlemeye başladığında çevrendekilerin değerli gördüğü pek çok şeyi değerli sanacak ve sonrasında aslında değersiz olduklarını göreceksin. merak etme annen ve baban olarak bunu gördüğünde çocukluğundan bu yana zihninde yerleşen doğruları biz söylemeden hissedeceksin.
bu mektup yanlışa düşersek diye sana ve bize birer çağrı olsun. umarız öyle bir yanlışa düşmeyiz ve hiç bir zaman bu mektubun derin çağrılarına muhtaç kalmayız. sadece saçtığı sevgiyle bile neler olabileceğini zamanla anlayacaksın.Başarılı olmak zorunda değilsin ama iyi bir insan olmak zorundasın.
Daha tanışmamıza çok var lakin seni çok seviyoruz. şimdi bu mektubu bırak ve gelip bize sarıl.

















