seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from China
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Taiwan

seen from Australia

seen from United States
seen from China

seen from Malaysia
seen from South Korea
seen from Macao SAR China
seen from Tunisia
seen from United States
Kevin Ngo Top Inspirational Cites
John Green, Mustafa Islamoglu, Kevin Ngo, quotes, success, best, citation, top, motivation, inspiration - https://www.youtube.com/channel/UCfq7BcmuuSkO9dao_g2ROlw
ADLANDIRMALAR BAHSİ
Türkçülük savunucularına ya da MHP'cilere "Ülkücü" demek, Mustafa İslamoğlu taraftarlarına "Kuraniyyun" demek kadar saçma.
Çünkü ülkü mefkûre, idea demektir. Kuraniyyun ise -aslında geçmişte başka gruplara da takılmış bir adlandırma ama- Kur'an ehli gibi manalara gelen bir kelime.
Şimdi şöyle bir bakınca, bizim fikirlerimiz yok mu? Var. E o zaman biz de ülkücüyüz. Biz Kur'an ehli değil miyiz? Evet. E o zaman biz de Kuraniyyun cemiyetindeniz.
Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde ana başlıklardan biri Yeni Türk Edebiyatı'dır ve bu ana başlığın ilk alt başlığı "bu adlandırmanın doğru olup olmadığını" tartışır. Çünkü bir adlandırma yapmak, lakap takmaya benzemez. Mesela Bülent Ecevit'e "Karaoğlan" demişler, oturup bunun üstüne tartışmanın, değiştirmeye çalışmanın pek de bir anlamı yoktur. Ama başlık tarzındaki adlandırmalar hem o cemiyetin/dönemin insanlarını hem de o cemiyetin/dönemin insanı olmayanları ilgilendirir.
Türkçülük savunucularına ülkücü demek, ondan beri olanlara ülküsüz/ülkü fakiri demektir. Mustafa İslamoğlu'na Kuraniyyun demek, ondan beri olanlar hakkında sanki Kur'an'ın hakkını veremiyorlarmış gibi bir algı oluşturur.
Bu bakımdan, İslâm üzere itidal yol tutturmaya çalışan kimseleri yani Türkçü değil ümmetçi olan; Kur'an'dan başka kaynakları itelemeyen vb. özelliklere sahip olan insanları bu tür adlandırmalarla kısıtlamış oluyoruz.
Bazı "Ehl-i sünnet ve'l-cemaat" çizgisi üzerinde olmaya dikkat eden dindaşlarımız "ümmeti lekelerinden, paslarından arındırıyorum" zihniyeti ile insanları ayıklamaya, bunun getirisi olarak da birilerine adlar takmaya çalışıyorlar. Bu da bizi kısıtlıyor. Ümmet bir tarla ise bunun ayıklayıcısı ümmet değildir. Çürük ürünü sağlam ürün temizlemiyor ziraatta. Bunun için ayrıca yazılar yazmak, tefekkür etmek, ilim öğrenmek gerek. Rabbim nasip etsin inşaAllah.
Sabır, (omuzladığın yükü taşırken) rüzgâr eğer tersinden esmeye başlarsa, geri adım atmamak, yükü atmamak, yolu satmamak, yola yatmamaktır.
Mustafa İslamoğlu