Sessizlikten yazı çıkıyor.
Söylenmek istenen kelimeler, boğazda boğulmuş gibi.
Günler geçiyor, içerde biriken sessizlik büyüyor.
Boş bardaklar, kırık aynalar, kurumuş çiçekler gibi.
Anlamını yitirmiş eşyalara benziyor.
Sabah uyanmak için neden aranıyor.
Gün ışığı bile artık çok gürültülü.
“İyiyim” diyenler var; susanlar çok daha fazla.
Kelimeler artık ruhu sarmıyor, dar geliyor.
Kendi içinde kaybolmuş.
Aynaya bakıldığında, gözler başka birine aitmiş gibi.
Hafifçe gülümseme, çaresizlikten doğan.
Her şeyin dışındayken, içte olan durdurulamıyor.









