Heykelin Ruhu Camille Claudel
Paris Salon'da 1903 yılında heykelleri sergilenen Camille, 1905'te Rodin'e tamamen nefret duyarak onu suçlamaya başlamış ve girdiği sinir krizi sonucu 1908 yılında atölyesindeki tüm heykelleri kırıp, eskizlerini nehre atmıştır. Bu dönemler şizofreni ve paranoya tanısı konulan Camille'ye sıklıkla tekrarlayan ruhsal patlamalar eşlik etmiştir. 1913 yılında ailesiyle beraber Rodin'in de desteğiyle akıl hastanesine kapatılan Camille Claudel, umursamazlık içinde ölüme terkedilmiş ve yaşamının son 30 yılını orada geçirmiştir. Hastanede yaklaşık 7. yılında kardeşine bir mektup yazdığı eve dönmek istese de 5 yılda bir ziyaretine gelen kardeşi de Camille'yi yalnız bırakmıştır. -Babası hastaneye yattığı yıl ölmüşken- hastane yönetminin çıkması için annesine mektup yazmasına karşılık alınamayınca 1943 yılında Camille Claudel ölmüş ve cenazesinde hastane çalışanlarından başka kimse bulunmamıştır. Fransa işgali döneminde kardeşinin ilgi gösteremediği hatta göstermediği mezar, on yıl kadar sonra yer değiştirse de Camille'nin ziyaretçileri ilk gömülü olduğu yer olan hastane bahçesini ziyaret etmektedir. Sanat hayatında Rodin'den bağımsız görülen bir eseri de "The Waltz", ya da genel olarak bilinen adıyla "Bronze Waltz" 1893 yılında Camille Claudel'in yaptığı ve Türkçe'ye "Vals/ Bronz Vals" olarak geçen eseridir (bronzdan yapıldığından bronze adıyla anılır). Kimilerine göre Camille'nin iç dünyasını yansıtıp çıplak uyumalarını simgeleyen "Waltz" büyük bir kesime göreyse Rodin'den bağımsız görülen tek eseridir. Claudel'in Rodin'den ayrıldığı dönemlerine denk gelen heykel, Claudel tarafından Kültür Bakanlığı'na satılmak istenmiş fakat beğenilmesine rağmen kabul edilmemiştir. Ten detaylarıyla beraber verdiği vahşi hal açıkça görülürken, heykeldeki eşitlik beğenilmemiş ve cinsel çağrışım yapmasından dolayı eseri satın alınmamıştır. Erken dönem eserlerinde Rodin ruhunun olduğunu söyleyen eleştirmenler Bronze Waltz için yüksek hayalgücü ve lirizmle dolu olduğunu, hatta alegorik olarak kardeşini yansıttığını da söylemiştir.










