seen from Sweden
seen from Austria
seen from China
seen from Romania

seen from Slovakia

seen from Australia
seen from Egypt

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Brazil
seen from China
seen from China

seen from United States
seen from China
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from China
seen from Slovakia
seen from Russia

seen from Malaysia
Todo lo pospongo
como si no fuera importante resolver los problemas hoy
como si mañana se resolvieran solos
no puedo seguir evadiendo lo que siento
porque termino siendo tristeza
pensando en el ayer y todo lo que podía haber hecho si no dejara para un después que no existe
y me duele el pecho porque nuevas cosas pasan, tengo los límites de los problemas que no resolvi
la vida me los vuelve a poner
y yo pospongo mi bienestar
pospongo mi felicidad
hago eterna la tristeza
y me olvido lo importante de perdonar y superar
Eski çağlarda bir krallıkta tek oğlu olan yaşlı bir adam yaşıyormuş. Yaşlı adam, hayatının sonuna gelmiş ve oğlunu çağırıp ona "Biz fakirlik içinde yaşadık ama sana büyük bir zenginlik emanet ediyorum. Bu sandığı bana bir büyücü hediye etmişti. İçinde muazzam bir şey var." demiş ve ölmüş. Oğlu sandığı açmış ve sandığın içinde bir kitap görmüş. Kitabın başında "Hazineye ulaşmak için sayfa atlamadan okuyunuz. Eğer hemen netice kısmına atlarsanız kitap bir sihirle kendiliğinden yok olacak ve hazineye erişemeyeceksiniz." yazıyormuş. Bundan sonra ise hazinenin bir mağarada çok iyi korunmakta olduğu anlatılıyormuş. İlk sayfalardaki Farsça metin bir yerde kesilmiş ve bundan sonrası Arapça devam etmiş. Endişeli genç, başkaları kendisine yanlış bilgi verip hazineye sahip olmasın diye metni tercüme ettirmemiş. Onun yerine büyük bir şevkle Arapça öğrenmeye başlamış. Sonunda mükemmel Arapça öğrenmiş. Fakat bir noktadan sonra kitap Çince devam ediyormuş. Sonra da başka lisanlar geliyormuş. Genç, azimle bunların hepsine çalışmış. Bu arada geçimíni de öğrendiği lisanlardan temin ediyormuş ve bir süre sonra şehrin en iyi tercümanlarından biri olarak tanınmış. Hayatı toparlanmaya başlamış.. Kitapta bu hazinenin nasıl idare edilmesi gerektiğine dair talimatlar varmış. Buraya geldikten sonra genç adam şevkle iktisat ve ticaret öğrenmiş, ayrıca hazineyi bulunca aldatılmamak için kıymetli metallerin, mücevherlerin değerlerini belirlemeyi de öğrenmiş. Geçimi için de öğrendiklerini uyguluyormuş. Hatta çok lisan bilen ve maliyeden iyi anlayan biri olarak şöhreti krala ulaşmış. Ona önceleri ufak vazifeler veren kral, sonunda onu krallığın genel valisi olarak tayin etmiş. Birçok ön sözden sonra kitap, sona doğru teknik konulara giriyor ve kapı nasıl inşa edilir gibi konuları anlatıyormuş. Bu nedenle műhendislik ve şehir planlamacılığı çalışmış. Bilgisinden dolayı kral, onu saraya mimar atamış ve derken sonunda vezirliğe yükseltmiş. Tüm krallıkta hazine kitabını okuyabilecek onun kadar bilgili biri yokmuş. Genç, artık son sayfaya gelmiş. En son yaprağı çevirdiğinde ortada aslında hazine olmadığıyla birlikte şu son cümle yazılıymış: "Bilmek, en büyük hazinedir!"
De nuevo me he estado sintiendo con esa presión en el pecho, con este cansancio que no me deja hacer nada, tengo mil cosas por hacer y no se por donde empezar... Solo siento que cada vez mas me sumerjo en esta nostalgia. Estoy cansada de seguir intentándolo
Deseo dormir
Estudiante
https://www.facebook.com/elalberguedelasmujerestristes/