Ümit kalmayınca telaş da biter.
Necip Fazıl Kısakürek (Reis Bey)
seen from Japan
seen from China
seen from Yemen

seen from United Kingdom
seen from Russia
seen from China
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from China
seen from China
seen from China
seen from China
seen from China
seen from Malaysia

seen from Bangladesh
seen from Nicaragua
seen from Russia
seen from United States
seen from Yemen

seen from United States
Ümit kalmayınca telaş da biter.
Necip Fazıl Kısakürek (Reis Bey)
Mühürlü kalbinizin; bir gün açılmasını dilerim...
Reis Bey, Necip Fazıl Kısakürek
Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum.
Bizse nefsimizin beton çatısını tepemize dikmiş, yaşamayı öldürüyoruz.
Merhamet!
Âlem bu temel üzerinde.
Eğer toprağa, tohuma, hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı su olur muydu?
Rengi merhamet, sesi merhamet, pırıltılı şırıltılı su.
Ne duruyorsunuz! Sökün su borularını!
Ev ev merhamet şebekesi kurun!
Tepelerinizdeki çatıları da yıkın, göklerle temasa geçin.
O zaman göreceksiniz ki, acı su yollarından kendi kendine tatlı sular akacak ve başları üstünde güneşe yol veren kubbeler yükselecek!
Reis Bey
Mazlumun hesabı görülür; ya zalimin kaybettiği?..
Reis Bey,Necip Fazıl Kısakürek
'Siz merhametten, acıma duygusundan yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. Yerinde haklısınız. Fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için, en büyük hakkı kaybediyorsunuz. Rahmet, kaldırılmış sizin kalbinizden... Buz çölünde yol alıyorsunuz!''
Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Bizse umacı korkusuyla yorganın altına kaçan çocuk gibi, nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz!
Kalplerinizi değiştirin Size hakikat gibi görünen şeylerin hemen değiştiğini görürsünüz. -Kalp değişir miymiş istenince? -Dünyanın en sert ve en yumuşak madeni, kalp. ''Ateşini bulsun; hemen değişir.'' | Necip Fazıl Kısakürek
Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum… Bizse nefsimizin beton çatısını tepemize dikmiş, yaşamayı öldürüyoruz! merhamet… Alem bu temel üzerinde!
Eğer toprağa, tohuma, hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı, su olur muydu? Rengi merhamet, sesi merhamet, pırıltılı şırıltılı su…
Ne duruyorsunuz! Sökün sahte su borularını! Ev ev merhamet şebekesi kurun! tepelerinizdeki çatıları da yıkın! Göklerle temasa geçin! O zaman göreceksiniz ki; acı su borularından, kendi kendine tatlı su akacak… Ve başlar üstünde, güneşe yol veren kubbeler yükselecek…