istanbul siyahı

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Ukraine

seen from United Kingdom

seen from Slovakia
seen from United States
seen from Switzerland

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from Spain
seen from Netherlands
seen from United States

seen from China

seen from Germany
istanbul siyahı
İstanbul'da yaz mevsimi resmî olarak başlamıştır.
Hüzün olgunlaştırır, kaybetmek sabrı öğretir
tıbbiyede hekim olacak talebelere, insan vücudunda kendi kendini iyileştiremeyen tek organ diştir. diye öğretiyorlar, bak bu da koca bi yalan, dişin porseleni falan yapılıyor. ama kalp... kalp öyle mi? kalp bir kere kırılınca mesela onun porseleni de yok. öyle kırık kalıyor. hiç geçmiyor,
İnsan, toprağa üflenmiş bir nefes ve çamura bulanmış bir hevestir.
Ömrünün ilk yarısında çok uzun bir süre yürüyecek çok yolu olduğuna inanıyor insan. İkinci yarısında ne oluyorsa oluyor, gidecek bir yeri olmadığı duygusu hakim oluyor bütün benliğine. Gidecek yeri olmayanlar, bir pencerenin arkasında, gidip erişemedikleri her şeyin kendilerine gelmesini beklemeye başlıyor. Geriye kalan bütün günleri boyunca…
Arada bazı mevsimleri atlamışım hissi var içimde bu günlerde. Bazı günleri hiç farketmemişim gibi… Bazı insanlara hiç yolum düşmemiş gibi… Kahramanı olduğum kimi hikâyelerin içinden hiç geçmemişim gibi… İştahla söylemeyi kurduğum şeylerden birkaçını bir köşede unutmuşum gibi… Bazı şeyleri yaşamadan geçmişim de geri dönüp yaşamaya yol bulamamışım gibi… Bazı şeyleri tamamen yanlış anlamışım gibi… Bazı günler aradan kayıp gitmiş ve ben kendimle hiç karşılaşmamışım gibi hissediyorum. Sanki yolum kendime hiç düşmemiş gibi…
Meyl eylemesem gayrisine tövbeler olsun,