Arkadaşlar selam, yaklaşık 2 yıldır tumblrda bu blog sayesinde çok şirin, çok naif insanlarla tanıştım. Dün akşam twitterda yaptığım floodu sizlerin de okumasını istediğim için buraya da bırakıyorum.
“ Burada birçok arkadaşımın bildiği, bazılarınızın ise ilk kez şimdi öğreneceği birkaç şey anlatmak istiyorum.
Yaklaşık 8 sene önce abimin henüz 18 yaşından yeni gün aldığı, benimse ortaokula giden küçük bir çocuk olduğum dönemler..
Abim o zaman ki adıyla ÖSS’ye hazırlanıyor. Sınava hazırlanan arkadaşları yaprak yaprak test çözerken O, sürekli roman okuyor, yazıyor..
Ben sürekli internet cafeye kaçan, arkadaşlarıyla sürekli online oyun oynayan bir çocukken abim cebindeki son parasını kitaplara yatıracak kadar çok seviyor okumayı..
O zaman şimdi ki gibi her çocuğun ayrı odası yok tabi. Abimle aynı odada kalıyoruz. Işıktan rahatsız olduğum için lambayı söndürüyorum..
Abimse benim bu hareketime karşılık, yorganın altında telefon ışığını açarak okumaya devam ediyor kitabını..
Neyse uzatmayayım bir gün arkadaşıyla ders çalışmak için arkadaşında kalacağını söyledi. O gün arkadaşında kaldı.
Ertesi sabah saat 6’da dershaneye gitmek için evden çıkıyorlar. O gün sabah abimin tutuklandığı haberini aldık.
Arkadaşının çantasından “simit sat onurunla yaşa” yazan bi pankart çıkmış falan. Terörle mücadeleye almışlar abimleri.
Annem ve babam karakola gittiğinde, annem girmiş abimi görmeye. Gömleği yırtılmış, botları çamur izleriyle doluymuş abimin.
Bugün FETÖ üyesi oldukları gerekçesiyle görevden alınan, masalarında boy boy zaman gazetesi olan polisler tarafından işkence yapılmış.
O zamanki Mahkemeler özel yetkili mahkemeler. Ergenekon, Balyoz, Şike davasına bakan mahkemeler yani..
Şu an FETÖCÜ olduğu gerekçesiyle görevinden alınan bir hakim, şahitlerin dinlenmesine dahi gerek duymadan tam 10 sene 5 ay ceza verdi.
“Terör örgütü üyesi olmamasına rağmen, örgüt adına suç işlemek” şimdiler de baya popüler bir suç :)..
Sonra cezaevi süreci başladı. Burada durup 18 yaşındaki halinizi hayal edin. Ailenizden uzakta sadece duvarlarla dolu koca bir 7 sene...
Hayatının en güzel yıllarında, belki sevgiliyle el ele tutuşup yürüyeceği, belki de dostlarıyla karşılıklı bir çay içeçeği o güzel günleri 11 m² bir hücrede, ona beyaz duvarlarla olan yalnızlığında eşlik eden bir kalem ve beyaz bir kağıtla geçirdi..
Annem yanlış hatırlamıyosam 220 küsür hafta boyunca hiçbir görüşünü kaçırmamış abimin. Hiçbir ziyareti kaçırmamış. Cezaevi rekoru annemdeymiş.
Biz bebekken gece en az 3 4 kere kalkıp nefes alıyor muyuz diye kontrol edermiş öyle bi kadın annem. Bu süreçte en çok yıpranan oydu.
Neyse daha fazla uzatmak istemiyorum. Bu 7 senelik süreçte abim hücresinde 1000 küsür şiir, onlarca yazı, 5 tane de roman yazdı.
18 yaşında genç bir çocukken girdiği cezaevinden, 26 yaşında bir yazar olarak çıktı. Bu da abimin o karanlık günlere ilk tokadı!
















