İnsanlar mağara duvarlarına resimler yaptı ve sonra taş tabletleri kazımaya başlayıp eski kutsal yazıtlara dönüştüler.
Vücut modifikasyonu damarlar ve dikişler.
İlk başta mürekkepti şimdi protezler ve veriler
Kaşıntı ne kadar acı verici olursa olsun değişim, beyninizin yaşamak zorunda olduğu bir gerçektir.
Yoksa bu şeytanın oyunlarından biri mi ? Bitirmek için yarıştığımızda bizi almak için ne bekliyor ?
Temel doğamız, başlangıçtan itibaren yaptığımız değişikliklerin hızına ayak uyduramıyor.
Ancak rakiplerinden daha hızlı uyum sağlayanlar, kazanç elde etmek için daha iyi bir konuma yerleşmeye hak kazanıyor.
Sanal dünya seni şiddetle rahatsız edene kadar cesaretli ve erdemli bir şekilde savaşmalısın.
Dans et acılarla,dans ettiren şarkılarla.
Sonuçta bu yaşadığın çağ.
Hoş geldin Siber Serseri !
Yüksek teknolojiyi bir kenara bırakıp realist olarak bulunduğumuz ülkenin durumuyla bu çağı ele alalım. Duyarsızlaşan ve ucuz teknolojiyle yaşamaya çalışan bir toplumun alım gücünün her gün daha da düştüğü bir ülkede siber dönem distopyasını kesinlikle her etkisiyle yaşıyoruz. Hayallerimiz her geçen gün ulaşılması zor bir hal aldığı için kendimizi uyuşturacak ve acımızı dindirecek eğlencelere yöneliyoruz.
Artık sokaklarımız renkli değil sprey boyalar pahalı. Tüm renkleri internete taşıdık ve yaşadığımız gerçeklikte en çok gördüğümüz renk gri.
İnsanlar artık anlamlı olan sözlerden uzaklaşıp tamamen ritmini sevdiği müziklere yöneliyor.
Zihinsel yönden kendini geliştirememiş çoğunluk,öğrenmek için çaba sarfetmemekle birlikte onlara hitap eden basit sözlerde kendini bulup üreticilerine özeniyorlar. Bir süre sonra saçma gelmeye başlasa bile bahsi geçen insan türü sürüsüden ayrılmaya cesaret edemediği için uykusuna devam etme zorunluluğunu kabul ediyor.
Yeni filmler,diziler ve müzik içeriklerinin çoğu inanılmaz derecede hızlı tüketime uygun basit ve ucuz artık. Çağın diğer yüzünde yaşanan olaylardan biri de bu.
İnsanlar çoğunlukla artık tek bir kültürü sahipleniyor ve siber alem kültürünün getirdiği depresyon, anormal cinsellik merakı,var olma çabası ve aşağılık kompleksi siber serserileri ele geçirmiş durumda.
Bilim kurgu kitaplarında bahsedilen siber serseriliğin tanımını yaşadığımız ülkede net bir şekilde görebiliriz. Bahsedilen siber serserilik üstte saydığım maddelerle birlikte “Punk” teriminin tamamen değişmesiyle kendini farkettiriyor.
Şimdi okuyacaklarınız kendinizi sorgulamanıza neden olacaktır.
Hayatı “ben bir serseriyim sisteme asla uymam !” düşüncesiyle yaşayan bir çok insan çoktan sistem kölesi olmuş durumda. Size yaratılan giyim tarzını ve markalardan bahseden şarkıları dinlemeyi seve seve siz seçtiniz. Asla bir noktada baş kaldırısı olmayan,eleştirmek ve anlatmak nedir bilmeyen şarkılara artık adapte oldunuz.
Evet kitaplarda anlatılan siber serseriliği yaşıyorsun fakat “serserilik” adı altında sana öğretilen tek şey köle olmak ve markalara para yetiştirmek için uğraşmak.
Sana hiç olmadığı kadar güçlü saldırdılar ve kendilerini sana benimsetmeyi başardılar.
Manzaralar artık yaşama hevesimi sömürmekten ileriye gidemiyor. Toplum inanılmaz derecede kalitesizleşmiş durumda.
Ben kendi hayallerime ulaşmaya çalıştıkça üstümde bir baskı ve ilham eksikliği hissediyorum.
Sokaklarda yürürken gördüğüm bu batmış şehirde artık yaşayanlara göre tam anlamıyla bir yabancıyım. Giderek fakirleşen halkım ve onları her gün uyuşturan şarkılardan rahatsızım. Uyanmak kimsenin tercihi değil fakat artık bir şeyler yapmamız gerekiyor.