Şehre doğmuş, şehrin -büyük- şehrin insanı için şaşırtıcı derecede sakin bir gün varolan hareket, beklentisinde olduğumuz konuşturmanın kısa bir anı olabilecek kadar sakin Trilye…
Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı bu zeytin ve balık kentine ilk gidişim 2011 kışındaydı. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde bitirme projesi olarak koruma planı yapmak amacıyla beldedeydim. 6360 sayılı yasa ile Mudanya Belediyesi’ne bağlanmadan evvel Zeytinbağı Belediyesi’nin idaresindeki belde, mübadele ile Türkleşmiş eski bir Rum kasabası. Barındırdığı medeniyetlerin mimari dokusunu ve bugünkü yaşam pratiğini
yeniden tecrübe etme zamanı. Vadi içerisine yerleşmiş, Tirilye’nin tabanındaki eski Manastır Deresi, 1950’lerde kapatılır ve beldenin bugün ana aksı olan İskele Caddesi’ne dönüşür. Topografyaya göre şekillenmiş organik kent dokusu, bu caddenin iki kanadında şekillenir. Kıyıya dizilmiş kafe, balıkçı restoranları vebutik otellerin önünden geçip renkli balıkçı teknelerine doğru yaklaşırken Tirilye’nin köpekleri rehberlik edercesine takiptedir.
4 sene sonra yaptığım ikinci ziyaretimde, 1960’larda adı Zeytinbağı olarak değiştirilen Tirilye’nin, üç sene evvel orijinal adına tekrar kavuştuğunu öğreniyorum. Adlar kimliğin
meşru yüzüdür diye düşünürüm hep; gerçek adının resmiyet kazanması
beni sevindiriyor.
Bu beldede kimliğin ifşası için Tirilye adının nerden geldiği rivayetlerini açıklamakta fayda var. Kaynaklara göre rivayetlerden ilki, Tirilye’de bolca bulunan ve Yunanca barbun balığı anlamına gelen ‘trigla’nın beldeye adını verdiği. Bir diğer rivayete göre,
isim Bizans döneminde ‘Bryllion’ olarak bilinen ilk çağ yerleşkesinden türetilerek adlandırılmış ve bugünkü haline evrilmiş. Cenevizliler döneminde, korsan saldırılarından kaçan üç köyün burada ilk yerleşkeyi kurduğu ve beldenin Yunanca üç anlamındaki ‘tri’den türetildiği de bir başka görüş. Tüm görüşler içerisinde en yaygın olanı – benim de okumalarım ve yerleşkeyi gezmem sonucunda olabilirliğine kanaat getirdiğim – 787 senesinde İznik’te gerçekleşen Hıristiyanlığın 7. Konsülü’nde aforoz edilen üç papazın bu kasabaya yerleşmesi sonucu yerleşkenin tri (üç) – ilya (papaz) adını aldığı. Zira bu rivayetin mekânda bıraktığı izler oldukça net; ana yerleşkeden birkaç km uzaklıkta, – bugün içlerinden sadece birinin kalıntıları kalmış olsa da – bahsi geçen bu üç papazın adlarına (Aya Yani, Aya Yorgi ve Aya Sotiri) yapılmış üç adet kilise olduğu bilinmekte.
1326 – 1331 yılları arasında Bursa ve İznik’in işgali ile bölgenin Türkler’in kontrolüne geçer fakat Cumhuriyet dönemine kadar Hristiyan halk kasabada yaşamaya devam eder. 19. yy sonlarında, yüzde 5’i Müslüman, geri kalanı Rum olmak üzere yaklaşık 3
bin 900 kişilik nüfusu olduğu bilinen Tirilye’nin, TÜİK verilerine göre 2010 yılı nüfusu bin 836.
2011’deki koruma planı çalışmamızdaki analizlere göre, nüfusun yüzde 15’i çalışan olarak görülmekte; eğitim durumu ise ilkokul ve lise mezunlarının çoğunlukta olduğunu göstermekte. Marmara’nın kıyısında, zeytinliklerin ortasında kendini kentleşmenin yıkıcı gelişiminden uzak tutan Tirilye’de genç nüfus, iş imkânları dolayısı ile Bursa’ya ya da başka şehirlere yerleşmiş durumda.
Tabii ki beldenin tam anlamıyla terk edildiği söylenemez; aksine, gençlerin ve ailelerin günübirlik turizm ihtiyacını karşılayan, yerel ürünler alıp, yerel lezzetler tadabilecekleri bir tarihi kent müzesi olduğunu ifade etmek daha doğru olacaktır. Zira Tirilye,
Osmanlı döneminde özel misafirlerin sofralarını süsleyen zeytinleriyle bugün de geçimini sağlayan bir belde.
Rum döneminde var olan yağhanelerden birkaçının ise bugün de çalıştığı söylenmekte. Zeytinciliğin yanı sıra, şarap üretimi ve balıkçılık da yapılan beldede bir zamanlar ipek böcekçiliği de yapılmaktaymış.
» 1326 – 1331 yılları arasında Bursa ve İznik’in işgali ile bölge Türklerin kontrolüne geçti.
» Tirilye’nin nüfusu 19. yy’da 3 bin 900 idi ve nüfusun %5’i Müslümandı.
» TÜİK verilerine göre beldenin 2011 yılı nüfusu bin 836 ve nüfusun %15’i çalışıyor.
» Tirilye, Osmanlı zamanı da meşhur olan zeytiniyle, hala geçimini sağlıyor.
» Zeytinciliğin dışında balıkçılık ve şarap üretimi de yapılan Tirilye’de, bir zamanlar ipek böcekçiliği de yapılıyormuş.
» Liman Kenti Tirilye’de, Rum döneminden kalma 3 kilise ve 7 manastır var.
» Tirilye’nin en güzel manzarasına Çamlı Kahve’den bakılıyor.
» 9. yy’da yapılan Aya Stephanos Kilisesi, günümüzde Fatih Camii olarak kullanılıyor.
» Tirilye halkı, yerel ürünlerinin turizm değeri, günlük turizm, yaya ölçekli kent dokusu, anıtsal ve tescilli yapılar, yerel halkın yüksek orandaki konut sahipliği gibi unsurları nedeniyle beldelerinden oldukça memnun.
Tirilye Adı Nereden Geliyor?
» Tirilye’nin tabanındaki Manastır Deresi 1950’li yıllarda kapatıldı ve caddeleştirilerek İskele Caddesi adını aldı.
» 1960’lı yıllarda adı Zeytinbağı olan kent gerçek ismi Tirilye’ye üç yıl önce yeniden kavuştu.
» Rivayetlerden birine göre Tirilye ismi ya Yunanca Barbun balığı demek olan ‘trigla’dan ya da yine Yunanca üç anlamına gelen ‘tri’den geliyor.
» Tirilye isminin, Bizans döneminde ilk çağ yerleşkesi olan Bryllion’dan geldiği ve zamanla evrildiği de söyleniyor.
» 7. yy’da afaroz edilen üç papazdan bahsedilerek kente Tirilye dendiği de söyleniyor. Yunanca ‘tri’ üç, ‘ilya’ ise papaz demek.
*Marmara Life, 3 Aralık 2014
Marmara Kıyısında Bir Sakin: Tirilye Şehre doğmuş, şehrin -büyük- şehrin insanı için şaşırtıcı derecede sakin bir gün varolan hareket, beklentisinde olduğumuz konuşturmanın kısa bir anı olabilecek kadar sakin Trilye...