Dil Egitiminde Yontem
Egitim alaninda en buyuk yanlislarimizdan bir tanesi dil egitiminde uyguladigimiz yontemlerdir. Degistirmek icin gereken sadece sistematik bir yontemi belirlemekten geciyor. Dil ogrenmek, bir cocuk icin aslinda cok daha zor. Her bir kelimeyi tek tek davranislar ve uygulamalar ile ogrenmek zorundadir.
Bir dil bilen kisi icin ikincisini ogrenmek daha kolaydir.
Cocuk, “seyahat” kelimesini ancak bir yere gidip yasayarak ve kelimeyi beyninde bu davranis ile eslestirip ogrenebilir. Ama yetiskin bir kisiye, seyahat kelimesini biliyorsa, bu kadar uzun bir surece gerek kalmadan “travel = seyahat” dedigimizde hemen anlar ve ogrenir. Is bu ogretilen kelimenin dil olarak kullanilmasina gelince problem ortaya cikiyor.
Dil egitiminde bence yontem soyle olmakidir; Bir cocuk once hareketi somut olarak ogrenip sonra bunu kelime ile eslestirerek dili ogreniyor demistik.
Bir dil bilen kisi icin surec tersi olmalidir. Yani yabanci kelimeyi, anlamini ana dilinde bildigi kelime ile eslestirdikten sonra, hareket ve/ veya davranis ile bunu somutlastirip beyninin kesin kaydetmesini saglamalidir. Boylece kelime kalici hafizaya yerlesir.
Her ders + bir kelime ve bir cumle; Dil egitimimde hatirladigim haftada 8 saat Turkce, 5 saat ingilizce oldugu idi.
Bu da 40 haftalik yillik egitim surecinde 320 kelime ve 320 cumle yapar. Ilkogretimde 8 yillik sureci dusunursek; 2560 kelime ve 2560 cumle yapar. Yani artik yabanci dili konusuyoruz demektir.
Her derste o kelime olay, davranis, cisim vs. ile somutlastirilmalidir.
Konuya devam edecegiz.










