"Sabahın olduğu yerde bekle, diyorsun...
Gelmiyorsun!"
seen from United States
seen from China

seen from United Kingdom

seen from Canada
seen from Tunisia
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Japan

seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from China
"Sabahın olduğu yerde bekle, diyorsun...
Gelmiyorsun!"
Gönlüm yataktan kalkmama el vermiyor.
Hıçkıra hıçkıra ağladığına mı üzüleyim o gece telefon da, bunun bir yalan olduğuna mı?.
Serin bir yaz sonu, akşam yemeği sonrası. Balkonda minder. Üzerimizde günün yorgunluğunun temsili pijamalar. Duvara yaslanmış bedenim; bedenime yaslanmış bedenin ve ağzımızda şarap tadı. Elimde az önce saçlarına dokunduğumda kalan hissiyat. Diğer elimde kadehin soğukluğu.
Uyandıktan sonra yatakta 15 dakika, tarlası yanmış çiftçi gibi oturup etrafa anlamsız bakışlar atarak odanın mimarisini incelemek hobilerim arasında...
Yatağıma kitapları aldım, düşüncelerimi ve her şeyimi yazdığım defterleri aldım, onlara sarıldım, keşke seni alsaydım, kim olduğunu bile hala bilmiyorken sana sarılsaydım.
💫
Gece yatağında sarıldığın yorganın altında ağlarsın , kimse duymaz , kimse bilmez , kimse anlamaz. O yorgan bedeninle beraber ruhunu , çığlıklarını , göz damlalarını sarar. O yorgan sanki seni boğacakmış gibi nefesini sarar. O yorgan tüm dertlerini sarar. O yorgan en yakınının bile göremediği acıları , hüzünleri , göz yaşlarını en önemlisi söz yaşlarını görür. Ama sadece o yorgan görür. Başka kimse görmez. Belki de görmek istemez.