çıkmayan sesim için yazıyorum...*

Kiana Khansmith
noise dept.
d e v o n
No title available

if i look back, i am lost
No title available
we're not kids anymore.
trying on a metaphor
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
taylor price
DEAR READER

⁂
Alisa U Zemlji Chuda

Origami Around

JVL
will byers stan first human second
occasionally subtle

Andulka

★
Cosmic Funnies
seen from United States

seen from United States
seen from Sweden
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Japan
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Nepal

seen from Pakistan
seen from United Arab Emirates
seen from United States

seen from Bangladesh
@umudunderindenizi
çıkmayan sesim için yazıyorum...*
Var bi hayalimiz...
Kısa bir şiir: "Seni Seviyorum"
balkondayım, hava eksi bilmem kaç derece. titriyorum, uyuşuk parmaklarım. kafamın içinde milyon tane ses var yine, kalbime batan kırıklar var. ne hissedeceğimi bilmiyorum. değişmiyor işte bazı şeyler, nefes aldığım bu ev yıkılıyor üzerime. sesimi çıkaramıyorum. toparlayamıyorum. kaçamıyorum da. sadece öyle buz gibi bedenime sarılıp, izliyorum sokağı..
Paris'e gidip eyfel kulesine çıkmaya üşenen safiye ve faik gibiyim.
Bir şeyleri kırıp dökmeye ihtiyacım varken gülmekten yoruldum. Ya çok ağlamaktan ya da hiç ağlayamamaktan yoruldum. Ağzımı açıp tek bir kelime edememekten, kırmaktan korkmaktan, kendimi kaybetmekten yoruldum. Ben artık haykırmak istiyorum. Ben artık bağıra çağıra ağlayabilmek istiyorum. Ben belki de artık gökyüzüne kendimi not bırakmak istiyorum. Ben çok yoruldum ve bundan sonra ne kadar iyi olurum bilmiyorum...
Kimdim ki ben? Daha düşüncelerini tam olarak dile getirmekten aciz, kelimelerle oynayan birisi. Hüznünü bile tarif edemeyen, ne anlattığını bilmeyen birisi. Sanki gelmiş geçmiş tüm aşkların acısını ben de yaşıyorum. Sanki tüm asırların yükü omuzlarımda. Tanrım, sancılarla kıvranıyorum, acılarda boğuluyorum. Ah Tanrım! Hiçbir kelime ruhumun içinde bulunduğu vaziyeti bir nebze olsun açıklayamıyor. Şimdi ellerimde yalnızca birkaç basit yazı ve şiir var. Ama hepsine tüm samimiyetimi kattığım emin olabilirsiniz. Şimdilik bu yetmez mi ufacık bir mutluluğa?
-04.44
İçim savaş meydanı, içim kaos, içim yıkımlar silsilesi, kafanı yukarı kaldırıp baktığında gördüğün o boşluk, ayaklarının altındaki yangın... Hepsi. Ben buradan sağ çıkamıyorum. Salladığım beyaz bayrağı üzerime ört lütfen, ben sana kırgınım, affedemiyorum. Ben sana yenildim, artık sevemiyorum.
Kim bilir...
Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak, tekrar karşılaşır ve belki gülüşerek birbirimize ellerimizi uzatırız.
Denk gelelim bir sokakta, uzun uzun bakalım birbirimize. Sadece gözlerimiz konuşsun, geçsin aklımızdan yaşadıklarımız ya da yaşayamadıklarımız...
İnstagram sayfanızı daha şimdiden çok beğendim. Paylaşımlarınız harika. Ama pp yi kendiniz tasarlasanız kendinize özgü olsa bence çok daha iyi olur. Ama samimiyetinize ve paylaşımlarınız fln bayıldım. Umarım hakkettiğiniz değeri görürsünüz 🖤🖤
Yaa çok teşekkür ederiz. Bizim yanımızda olduğunuz için bu yolda başarıyı sağlayacağımıza inanıyoruz. Tabi ki sizin önerileriniz bizim için çok önemli. Profil hakkında haklısın, şuan pek ayarlayamadık. Önümüzdeki günlerde düzelteceğiz :)
Selllaaaaaaaam.
İnstagram hesabımız "umudunderinliklerinden" görüş, öneri ve beğenilerinize açılmıştır. Henüz çok yeni ve desteğe -sizlerin desteğine- ihtiyacımız var. Her konuda görüşlerinizi bekliyoruz.
Ayrıca anonimin dediği gibi profil fotoğrafımız geçici süreliğine konmuştur ve profil fotoğrafı için fikirlerinize ihtiyacımız var. Bize pp fikri verirseniz çok çok çok mutlu oluruz.
DESTEKLERİNİZİ, ELEŞTİRİLERİNİZİ, GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİNİZİ BEKLİYORUZ... 💓💓
MERHABALAR :)
@alevlerinicinden ve ben kendimizi gecenin derinliklerinde bir hayalin ortasında bulduk. Başta pek cesaret edemesek de daha sonra arkamızda sizin desteğinizi hissederek hayalimizin ilk adımını bugün attık.
Biz Tumblr'da paylaştığımız postları instagram ile buluşturma kararı aldık. Ve instagram hesabımızı açtıık. "umudunderinliklerinden" kullanıcı adı altında paylaşacağımız postlar siz değerli Tumblr halkını bekliyor. Umarız ki çıktığımız bu yolda desteğinizi bizden esirgemezsiniz. Şimdiden hepinize sonsuuuuz teşekkürler...💙
Linke bloğumdan ulaşabilirsiniz.
Alış buna.
Güvendiğin insanlar herkesten çok acıtır.
Sonra dayanamıyorsun. Her şeyi içine atmaktan yavaş yavaş tükendiğini hissediyorsun. Seni çok iyi anlıyorum diyen herkesin,seni anlamadığını görüyorsun. En yakınından uzaklaşıyorsun. Yapabildiğin en iyi şeyin,yazmak olduğunu görüyorsun. Yazıyorsun. Herkesten saklasan da,gizlesende tükeniyorsun. Hani o dışarıya verdiğin mutluyum imaji var ya,içini yiyip bitiriyor. Biri gelse ve gerçekten de tam anlamıyla yanında olsa,düzeleceksin gibi geliyor. Ama o kadar çok yenilgiye uğradın ki,sevmede,değer vermede,bir yanın hep kimseye güvenme diyor. O yanına yenilmeye başladığın zaman,asıl acıları tatmaya da başlıyorsun...
...İşte o anlar kalbinin,aklını yendiğin anlar oluyor. Ve benim kalbim aklımı hep yeniyor. Değer vermekte bir sorun yokta,aynı önemi,ilgiyi,sevgiyi,değeri göremeyince başlıyor asıl sorun. Asıl sorunlar,asıl canını yakanlar oluyor. Birde yitirdiklerin var,dönülmez yolda bıraktıkların,geri dönmeyeceğini ezberlediklerin. Hani her şeyde derler ya” hayat devam ediyor” aynen öyle. Ne giden geri geliyor,ne kalanlar değerini biliyor,ne yerin,nede kıymetin değişiyor.Sen sadece günden güne eriyorsun,tükeniyorsun,hissizleşiyorsun. Ama gerçekten de bir aklım bu savaştan üstün çıkarsa,o zaman tam anlamıyla sevdiğim insanlar,tam anlamıyla soğukluğu tadacaklar.
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
Yani yürekte.
Öyle çok ağlayasım var ki, durmak bilmeksizin, bağıra çağıra, öyle çok yazasım var ki, parmaklarım yazmaktan yorulana, içime attığım bütün şeyler özgürlüğüne kavuşana kadar. Ve öyle çok haykırasım var ki bazı insanlara, kelimeler ağzımdan çıkıp, ruhlarına saplanana kadar. Ve tüm acılarımı bu şehre hapsedip, öyle gidesim var ki, arkamı dönüpte bakmaya tenezzül etmeyecek kadar.
Affetmeyi çok istedim. Her şeyden çok istedim.. İstedim ki içimdeki yangın biraz olsun dinsin. Ben kül olmaya bile razıydım. Yeter ki hergün, her nefes alışımda yanmayayım. Ama affedemem. Seni geçmişim affetse bugünüm affetmez...
-03.38