
No title available
ojovivo

Love Begins
Game of Thrones Daily
No title available
Show & Tell
todays bird

JBB: An Artblog!
Cosmic Funnies
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
YOU ARE THE REASON
Jules of Nature

titsay

★
RMH
occasionally subtle
Three Goblin Art
AnasAbdin

Product Placement
will byers stan first human second

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Argentina
seen from Netherlands

seen from United States
seen from China
seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from Canada

seen from Singapore

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Argentina
seen from Canada

seen from Canada
seen from Azerbaijan

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@22017
sana ait ufacık bir toka alay etti benimle.
sana ait ufacık bir toka alay etti benimle.
desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır. rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, sende seyrediyorum denizlerin en mavisini. ormanların en kuytusunu sende görmekteyim. senden kopardım çiçeklerin en solmazını. toprakların en bereketlisini sende sürdüm, sende tattım yemişlerin cümlesini. desem ki sen benim için hava kadar lâzım, ekmek kadar mübarek, su gibi aziz bir şeysin. nimettensin, nimettensin. desem ki inan bana sevgilim, inan. evimde şenliksin, bahçemde bahar ve soframda en eski şarap. bırak ben söyleyeyim güzelliğini. rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
biraz ağladım kendime, sonra sigara yaktım. sonra sen, yine sen. hep de sen.
biraz dalgın ve uzak, bir hayli karamsar. biliyorsun. içimde kirli bir balon gibi büyüyen boşluğun tek bir sebebi var, senin yokluğun.
yokluğuna şiir de yazamıyorum, eksik kalıyor.
ben herkese kendimden önce seni anlattım.
biraz dalgın ve uzak, bir hayli karamsar. biliyorsun. içimde kirli bir balon gibi büyüyen boşluğun tek bir sebebi var, senin yokluğun.
kâmran ben seni sevmesini, senden ayrıldıktan sonra öğrendim.
belki bir şarkının her sesinde, belki bir sahil meyhanesinde, belki de içtiğim sigaranın dumanısın.
onca renk varken kara kara düşünmek.
göğsümde gezinen bir karanlık var, gece vardiyasındayız sanki. ışıkları kapatılmış bir istasyonda unutulmuş trenim ben. insan en çok kendine geç kalıyor, doğru. unutmanın pas tutmuş karasına karışmak istemem. sigara dumanı kadar geçici şimdi senin bitişlerin. bitişlerinin sonunda, üşüdüğünü hissettiğim bu şehirde sensizlikle konuşuyorum. yalnızlığımın omuzlarını nereden örtebileceğimi hâlâ öğrenemedim. olsun, hatırı sayılır ölçüde istasyonun ışıklarını yakmayı biliyorum. aydınlığın karanlığı. iki, üç, bir..
bildiğin yerde, bilmediğin hâldeyim.
unuttuğun dünlerdeyim.
bildiğin yerde, bilmediğin hâldeyim.